Özetle karar

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Rekabet Kurulu, 14 Mayıs 2026 tarihli ve 26-18/536 sayılı kararıyla Meta Platforms, Inc., Meta Platforms Ireland Limited, WhatsApp LLC ve Meta'nın İstanbul'daki şirketi hakkında soruşturma açtı. Soruşturma, Meta'nın WhatsApp'ın ticari kullanım koşullarını üçüncü taraf genel amaçlı yapay zekâ asistanlarını dışlayacak biçimde değiştirerek 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 6. maddesine aykırı şekilde hâkim durumunu kötüye kullanıp kullanmadığına ilişkin.

Kurul, soruşturmayla birlikte aynı Kanun'un 9. maddesi uyarınca geçici tedbirlere de hükmetti. Özünde Meta, soruşturma sürdüğü müddetçe üçüncü taraf genel amaçlı üretken yapay zekâ sohbet robotu ve asistanı sağlayıcılarının WhatsApp'a fiilen veya ekonomik koşullar yoluyla engellenmeksizin erişebilmesini sağlamak zorunda. Meta'ya, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren uyum için bir ay süre tanındı. Karar, Haziran 2026 başında Türk basınında yer alan haberlerle kamuoyuna duyuldu.

Geçici tedbir, Kurul'un bir ihlal tespit ettiği anlamına gelmez. Bu araç, kapsamlı bir soruşturma tamamlanana kadar telafisi güç hâle gelebilecek zararların önüne geçmek için tasarlanmış geçici bir mekanizma. Ancak tedbire hükmedilmiş olması bile Kurul'un ilk bakışta ciddi bir rekabet endişesi gördüğüne işaret ediyor.

Arka plan: WhatsApp nasıl bir yapay zekâ dağıtım kanalına dönüştü?

Dünya genelinde milyarlarca kullanıcısı ve Türkiye'de neredeyse evrensel bir yaygınlığı bulunan WhatsApp, basit bir mesajlaşma uygulaması değil; insanların dijital gününü zaten geçirdiği yer. Yapay zekâ şirketleri için bir WhatsApp sohbetinde erişilebilir olmak, kullanıcının yeni bir uygulama indirme ya da bir internet sitesine gitme zahmetini ortadan kaldırıyor. 2024 ve 2025 boyunca, büyük geliştiricilerin tanınmış sohbet robotları da dâhil olmak üzere pek çok yapay zekâ asistanı, kullanıcıların doğrudan konuşabileceği WhatsApp numaraları açtı.

Bu hizmetler, Meta'nın şirketlere müşterileriyle ölçekli iletişim kurmaları için sunduğu WhatsApp Business Solution arayüzüne dayanıyordu. Meta, Ekim 2025'te Business Solution koşullarında 15 Ocak 2026'dan itibaren geçerli olacak değişiklikler açıkladı: yapay zekâ teknolojisi sağlayıcılarının, sunulan hizmetin asıl işlevinin yapay zekâ olduğu durumlarda bu arayüzü genel amaçlı yapay zekâ asistanlarını dağıtmak için kullanması yasaklandı. Yapay zekâyı yan bir amaçla kullanan işletmeler — örneğin bir perakendecinin müşteri hizmetleri botu — kapsam dışında kaldı. Ardından çeşitli yapay zekâ sağlayıcıları asistanlarını WhatsApp'tan çekeceklerini duyurdu.

Aynı dönemde Meta, kendi asistanı Meta AI'yı doğrudan WhatsApp'a entegre ediyordu. Eleştirmenler, rakipleri kanaldan dışlarken platformun kendi asistanını kanalın içine yerleştirmesinin, hâkim bir platformun gücünü komşu ve hızla büyüyen bir pazara taşımasının klasik bir örneği olduğunu savundu.

Türkiye yalnız değil: Avrupa cephesi

Türkiye'deki karar, daha geniş bir düzenleyici tepkinin parçası. İtalya'da rekabet otoritesi AGCM, 2025'te Meta AI'nın WhatsApp'a entegrasyonuna ilişkin bir soruşturma başlattı, soruşturmayı yeni Business Solution koşullarını kapsayacak şekilde genişletti ve Aralık 2025'te Meta'ya İtalyan kullanıcılar bakımından rakip yapay zekâ sohbet robotlarını dışlayan koşulları askıya almasını emreden geçici tedbirler aldı. Aynı ay Avrupa Komisyonu da yeni politikanın AB rekabet kurallarını ihlal edip etmediğine ilişkin resmî bir soruşturma başlattı.

Bu paralel süreçler iki nedenle önemli. Birincisi, farklı usullere sahip otoritelerin bağımsız olarak benzer bir ön endişeye ulaştığını gösteriyor. İkincisi, parçalı bir tablo ihtimalini gündeme getiriyor: küresel bir platform, soruşturmalar sürerken farklı ülkelerde farklı erişim yükümlülükleriyle karşılaşabilir. Meta ise endişelere kamuoyu önünde itiraz ederek, diğer argümanlarının yanı sıra Business Solution'ın genel amaçlı sohbet robotlarını taşımak için tasarlanmadığını ve bu trafiğin sistemlerini zorladığını ileri sürdü.

Hukuki çerçeve: 4054 sayılı Kanun'un 6. ve 9. maddeleri

Hâkim durumun kötüye kullanılması

4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi, hâkim durumdaki teşebbüslerin bu durumlarını kötüye kullanmasını yasaklıyor. Hüküm; başkalarının pazara girmesini engellemek veya rakiplerin faaliyetlerini zorlaştırmak ve bir malın satışını başka bir mala bağlamak gibi kötüye kullanma hâllerini sınırlayıcı olmayan biçimde sayıyor. Hâkim durumda olmak tek başına hukuka aykırı değil; mesele, davranışın rekabeti esasa dayalı olmayan biçimde bozup bozmadığı.

Böyle bir dosyada Kurul'un tipik olarak şu soruları incelemesi beklenir:

  • Pazar tanımı. İlgili pazar Türkiye'deki tüketici mesajlaşma hizmetleri mi, işletme mesajlaşma hizmetleri mi, yoksa mesajlaşma kullanıcılarına erişim şeklinde ayrı bir pazar mı? Kanal ne kadar dar ve "vazgeçilmez" tanımlanırsa, hâkim durum tespiti o kadar güçlenir.
  • Hâkim durum. Pazar payları, kullanıcı yaygınlığı, ağ etkileri, geçiş maliyetleri ve çoklu kullanım alışkanlıkları önem taşır. Mesajlaşma uygulamaları güçlü doğrudan ağ etkilerinden yararlanır: insanlar, çevrelerinin kullandığı uygulamayı kullanır.
  • Kötüye kullanma. Bir işletme kullanıcıları kategorisinin vazgeçilmez bir kanaldan dışlanması, üstelik platformun rakip hizmetinin kanalın içinde kalması; arzı reddetme, ayrımcı muamele veya kendi hizmetini kayırma olarak analiz edilebilir.
  • Objektif gerekçe. Meta, kısıtlamanın sistem bütünlüğünü, kullanıcı deneyimini, güvenliği veya gizliliği koruduğunu savunabilir. Her gerekçenin gerçek, gerekli ve orantılı olması gerekir; daha az kısıtlayıcı alternatifler de incelenecektir.

Geçici tedbirler

Kanun'un 9. maddesi, soruşturma sürecinde ciddi ve telafisi güç zararların doğması ihtimali bulunan hâllerde Kurul'a geçici tedbir alma yetkisi veriyor. Dijital pazarlarda temel endişe "devrilme" (tipping): kullanıcılar mesajlaşma uygulamalarının içinde tek bir yapay zekâ asistanına alıştıktan sonra, davranış ileride hukuka aykırı bulunsa bile rakipler kaybettikleri erişimi geri kazanamayabilir. Geçici tedbirler, Kurul nihai kararını verene kadar rekabet ortamını dondurmayı amaçlıyor.

Tedbirlere uyulmamasının sonuçları

4054 sayılı Kanun, geçici tedbirlere uyulmaması hâlinde, teşebbüsün cirosu esas alınarak uyumsuzluğun sürdüğü her gün için hesaplanan süreli para cezaları da dâhil olmak üzere idari para cezaları öngörüyor. Kurul sonunda ihlal tespit ederse, yıllık cironun yüzde onuna kadar idari para cezası verebilir ve davranışsal ya da yapısal tedbirlere hükmedebilir. 2020'de Kanun'a eklenen taahhüt ve uzlaşma mekanizmaları da soruşturulan tarafa taahhüt sunma veya uzlaşma imkânı tanıyor; bu seçenekler dosyanın seyrini belirleyebilir.

Rekabet Kurulu'nun Meta ve büyük teknoloji şirketleri karnesi

Karar, belirli bir örüntüye uyuyor. Kurul Ocak 2021'de, Facebook ile veri paylaşımını genişletecek olan WhatsApp'ın tartışmalı gizlilik politikası güncellemesine karşı geçici tedbir alarak, soruşturma süresince Türkiye'deki kullanıcıların yeni veri paylaşım koşullarıyla bağlı tutulmamasını istemişti. 2024'te Instagram ile Threads arasındaki veri birleştirmesine ilişkin geçici tedbirler, Meta'nın Threads'i Türkiye'de geçici olarak kapatmasına yol açmıştı. Kurul ayrıca Google hakkında arama, alışveriş ve yerel hizmetlerde kendi hizmetini kayırma konularında bir dizi önemli karar verdi.

Bu kararlar bir arada okunduğunda, geçici tedbirleri hızla kullanmaya istekli ve veri, varsayılan ayarlar ile kullanıcı tabanına erişimi temel rekabet meseleleri olarak gören bir otorite tablosu ortaya çıkıyor. Kurum'un algoritmik davranışlara ilgisini dinamik fiyatlandırma soruşturması haberimizde de incelemiştik.

Yapay zekâda yeni savaş alanı neden dağıtım?

WhatsApp dosyası, yapay zekâda rekabetin nasıl anlaşıldığına dair bir kaymayı gözler önüne seriyor. İlk tartışmaların önemli kısmı işlem gücü, çipler ve eğitim verisi üzerine yoğunlaşmıştı. Ancak yetkin modeller yaygınlaştıkça dağıtım — kullanıcıya yardıma ihtiyaç duyduğu anda ulaşabilmek — belirleyici darboğaz hâline geliyor. İşletim sistemleri, tarayıcılar, uygulama mağazaları, ofis yazılımları ve mesajlaşma uygulamaları bu kapıların ta kendisi.

Bu kapıları kontrol eden, kullanıcıların önce hangi asistanla karşılaşacağını, hangisinin varsayılan olacağını ve gelecekteki modelleri geliştiren etkileşim verisini hangisinin toplayacağını belirleyebiliyor. Bu dinamik platform sahipleri ile yapay zekâ geliştiricileri arasında şimdiden gerilimler doğurdu; bir örneğini Apple ile OpenAI arasındaki hukuki gerilim haberimizde ele almıştık. Asistanlar kullanıcı adına işlem yapan ajanlara dönüştükçe — bu eğilimi otonom bir ajanın karıştığı olaya ilişkin analizimizde incelemiştik — faaliyet gösterdikleri kanallar üzerindeki kontrol daha da önemli hâle gelecek.

Tasarımla düzenleme: Dijital Piyasalar Yasası ve Türkiye'nin taslağı

AB'de Dijital Piyasalar Yasası (DMA), geçitçi (gatekeeper) davranışlarını, hâkim durumun ve kötüye kullanmanın her dosyada ayrı ayrı ispatına gerek kalmadan önceden (ex ante) düzenliyor. WhatsApp temel platform hizmeti olarak belirlenmiş durumda ve DMA, geçitçi mesajlaşma hizmetlerine şimdiden birlikte çalışabilirlik yükümlülükleri getiriyor. Ancak bu yükümlülükler farklı hizmetlerin kullanıcıları arasındaki mesajlaşmaya ilişkin; yapay zekâ sohbet robotlarının erişimini doğrudan çözmüyor. Otoritelerin geleneksel rekabet araçlarına başvurmasının nedenlerinden biri de bu.

Türkiye birkaç yıldır, temel dijital hizmetlerde "önemli pazar gücüne" sahip teşebbüslere DMA benzeri yükümlülükler getirecek 4054 sayılı Kanun değişiklikleri üzerinde çalışıyor. Taslak henüz yasalaşmadı. WhatsApp dosyası hem bu tür kuralların değerini hem de mevcut 6. ve 9. madde araç setinin bu arada harekete geçme kapasitesini gösteriyor.

Kişisel veri boyutu

WhatsApp'ın üçüncü taraf yapay zekâ asistanlarına açılması, rekabet hukukunun tek başına yanıtlayamayacağı gizlilik soruları doğuruyor. Bir kullanıcı WhatsApp üzerinden üçüncü taraf bir sohbet robotuyla konuştuğunda, mesajlar Meta'nın altyapısı üzerinden yapay zekâ sağlayıcısına akıyor ve sağlayıcı bu mesajları çoğu zaman yurt dışındaki sunucularda işliyor. KVKK uyarınca Türkiye'deki kullanıcılara hizmet veren yapay zekâ sağlayıcıları, hukuki sebeplerini belirlemek, kullanıcıları aydınlatmak, veriyi güvenceye almak ve yurt dışına aktarım kurallarına uymak zorunda. Kullanıcılar asistanlarla sıklıkla, özel nitelikli kişisel veri kapsamına girebilecek sağlık ve finans bilgileri de dâhil olmak üzere hassas bilgiler paylaşıyor.

Platformlar da erişimi kısıtlamak için gizlilik ve güvenliği gerekçe olarak ileri sürebilir. Rekabet otoriteleri bu tür argümanları giderek daha ciddiye alıyor, ancak bunların bir bahane olup olmadığını da inceliyor. Kurul'un 2021 tarihli WhatsApp kararı, Türkiye'de veri koruma ve rekabet analizinin nasıl iç içe geçebildiğini gösteriyor. Yapay zekâ sağlayıcılarına uygulanacak uyum çerçevesi için KVKK ve yapay zekâ yönetişimi rehberimize göz atabilirsiniz.

Karar farklı aktörler için ne anlama geliyor?

Yapay zekâ geliştiricileri ve girişimler için

Geçici tedbirler, yerel dilde asistan geliştiren Türk girişimler dâhil olmak üzere yapay zekâ asistanları için değerli bir dağıtım kanalını Türkiye'de koruyor. Ancak erişim sorumluluk da getiriyor: sağlam aydınlatma metinleri, güvenlik kontrolleri, kötüye kullanımın önlenmesi ve kullanıcıya bir yapay zekâ sistemiyle konuştuğunun açıkça bildirilmesi. Sağlayıcılar, Meta'nın teknik ve ticari koşullar belirlemesine de hazırlıklı olmalı; ancak bu koşullar geçici tedbir kararı uyarınca fiilî bir dışlamaya dönüşmemeli.

Platformlar için

Dosya, platform kullanım koşullarının yalnızca sözleşme metinleri olmadığını, rekabet hukuku bakımından bir davranış niteliği taşıyabileceğini hatırlatıyor. Komşu pazarlardaki rakipleri dezavantajlı duruma düşüren değişiklikler — özellikle platformun rakip bir hizmet sunduğu durumlarda — yayına alınmadan önce rekabet riski açısından incelenmeli; belgelenmiş, kanıta dayalı bir gerekçe hazırlanmalı ve daha az kısıtlayıcı seçenekler değerlendirilmeli.

WhatsApp kullanan işletmeler için

Müşteri hizmetleri için Business Solution'a dayanan şirketler kısıtlamanın hedefi değil; ancak koşulların nasıl değiştiğini izlemeli ve kendi yapay zekâ destekli botlarının şeffaflık ve kişisel verilerin korunması yükümlülüklerine uygunluğunu sağlamalı.

Kullanıcılar için

Türkiye'deki kullanıcılar, soruşturma süresince WhatsApp içinde farklı yapay zekâ asistanlarına ulaşmaya devam edebilir. Bu seçim aynı zamanda bir sorumluluk: herhangi bir asistanla hassas bilgi paylaşmadan önce, onu kimin işlettiğini ve verilerin nasıl kullanılacağını kontrol etmek gerekiyor.

Uyum kontrol listesi: rekabet riski olarak platform koşulları

  • Komşu pazarları haritalayın. Platformunuzun işletme kullanıcılarının sizin kendi ürün veya hizmetlerinizle rekabet ettiği alanları belirleyin.
  • Hâkim durumu dürüstçe değerlendirin. Yalnızca küresel paylara değil, her ulusal pazardaki ağ etkilerine, kullanıcı yaygınlığına ve geçiş maliyetlerine bakın.
  • Gerekçeleri belgeleyin. Her erişim kısıtlamasının arkasındaki teknik, güvenlik veya kalite kanıtlarını ve daha dar önlemlerin neden işe yaramayacağını kayıt altına alın.
  • Kuralları tutarlı uygulayın. Kendi hizmetlerinize ve rakip hizmetlere aynı koşulları uygulayın ya da neden uygulamadığınızı objektif olarak açıklamaya hazır olun.
  • Farklılaşmaya hazırlanın. Soruşturmalar sürerken ülkeye göre farklı erişim rejimleri uygulayabilecek kapasiteyi kurun.
  • Gizlilik ekipleriyle koordine olun. Veri koruma argümanlarının gerçek ve platformun kendi hizmetlerine yaklaşımıyla tutarlı olduğundan emin olun.

Soruşturma nasıl sonuçlanabilir? Dört senaryo

4054 sayılı Kanun kapsamındaki bir soruşturma genellikle aylar sürer; yazılı savunmaları, soruşturma raporunu ve sözlü savunma toplantısını içerir. Sonuç birkaç biçimde ortaya çıkabilir:

  • İhlal tespit edilmeden kapanış. Meta, kısıtlamanın objektif olarak gerekçeli ve orantılı olduğuna ya da WhatsApp'ın doğru tanımlanmış bir pazarda hâkim durumda olmadığına Kurul'u ikna ederse, dosya kapanabilir ve geçici tedbirler kaldırılabilir.
  • Taahhüt. 2020 değişikliklerinden bu yana soruşturma altındaki teşebbüsler, rekabet endişelerini gidermek için taahhüt sunabiliyor. Meta, örneğin yapay zekâ sağlayıcıları için şeffaf ve ayrımcı olmayan erişim koşulları taahhüt edebilir. Kurul bağlayıcı taahhütleri kabul ederse soruşturma para cezası olmadan sona erebilir.
  • Uzlaşma. Soruşturulan taraf ihlali kabul ederek, para cezasında indirim karşılığında uzlaşabilir. Bir şirketin zarar teorisinin özüne itiraz ettiği durumlarda bu yol daha az olası, ancak mevcut.
  • İhlal kararı. Kurul kötüye kullanma tespit ederse ciroya dayalı idari para cezası verebilir ve Meta'dan davranışa son vermesini isteyebilir; bu da uygulamada geçici erişim yükümlülüğünü kalıcı bir tedbire dönüştürür. Böyle bir karar yargısal denetime tabi olur.

Hangi senaryonun gerçekleşeceği Avrupa'daki gelişmelere de bağlı: örneğin Avrupa Komisyonu'nun kabul edeceği bir taahhüt paketi, Türk otoritesi için de bir referans noktasına dönüşebilir.

Türkçe yapay zekâ için neden önemli?

Dosyanın daha az görünür ama önemli bir yerel boyutu var. Büyük küresel asistanlar Türk kullanıcılara pek çok kanaldan ulaşabilir. Türkçe dile, hukuka, kamu hizmetlerine veya yerel ticarete göre uyarlanmış asistanlar geliştiren daha küçük Türk geliştiricilerin ise çok daha az seçeneği var. Onlar için Türkiye'deki hemen her akıllı telefon kullanıcısının zaten kullandığı mesajlaşma uygulamasında erişilebilir olmak, varlık göstermek ile görünmez kalmak arasındaki fark olabilir. Gündelik kanalda yalnızca platform sahibinin asistanının bulunduğu bir ekosistem, 2026-2030 Yapay Zekâ Eylem Planı'nın hedeflerinden biri olan yerel inovasyonun kullanıcılara ölçekli biçimde ulaşmasını çok daha zorlaştırır.

Bundan sonra ne izlenmeli?

Dosyanın seyrini birkaç kilometre taşı belirleyecek. Birincisi, Meta'nın geçici tedbirleri Türkiye'de nasıl uygulayacağı ve belirleyeceği teknik ve ticari erişim koşullarının Kurul tarafından dışlayıcı olmayan koşullar olarak kabul edilip edilmeyeceği. İkincisi, Meta'nın geçici tedbirlere karşı idari yargıya başvurup başvurmayacağı. Üçüncüsü, örneğin yapay zekâ sağlayıcıları için şeffaf ve ayrımcı olmayan erişim koşulları gibi taahhütlerin sunulup sunulmayacağı. Dördüncüsü, İtalya'daki ve Avrupa Komisyonu nezdindeki paralel süreçlerin yönü; bu süreçler nihai çözümün içeriğini etkileyebilir. Son olarak, Türkiye'nin dijital piyasalara ilişkin taslak değişikliklerinin yeniden ivedilik kazanıp kazanmayacağı.

Sık Sorulan Sorular

Rekabet Kurulu Meta'nın hukuku ihlal ettiğine mi karar verdi?

Hayır. Kurul bir soruşturma açtı ve geçici tedbirlere hükmetti. Bir ihlal tespiti yapılacaksa, bu ancak Meta savunma haklarını kullandıktan sonra, soruşturmanın sonunda yapılacak.

Meta tam olarak ne yapmak zorunda?

Kamuoyuna yansıyan karara göre Meta, soruşturma süresince üçüncü taraf genel amaçlı üretken yapay zekâ sohbet robotlarının ve asistanlarının WhatsApp'a fiilen veya ekonomik olarak engellenmeksizin erişebilmesini sağlamak zorunda; uyum için gerekçeli kararın tebliğinden itibaren bir ay süresi var.

Bu karar işletmelerin kullandığı müşteri hizmetleri botlarını etkiler mi?

Söz konusu kısıtlama genel amaçlı yapay zekâ asistanlarına ilişkindi. Müşteri hizmetleri için yapay zekâyı yan amaçla kullanan işletmeler Meta'nın koşullarında dışlanmamıştı; dolayısıyla geçici tedbirler esas olarak genel amaçlı asistan sağlayıcılarını koruyor.

Meta uymazsa ne olur?

4054 sayılı Kanun, geçici tedbirlere uyulmaması hâlinde, ciro esas alınarak uyumsuzluğun sürdüğü her gün için hesaplanan süreli para cezaları dâhil idari para cezaları verilmesine imkân tanıyor.

Meta karara itiraz edebilir mi?

Evet. Geçici tedbirler dâhil Rekabet Kurulu kararlarına karşı Ankara idare mahkemelerinde dava açılabilir. Dava açılması, uyum yükümlülüğünü kendiliğinden durdurmaz.

Başka otoriteler de aynı konuyu inceliyor mu?

Evet. İtalya rekabet otoritesi Aralık 2025'te geçici tedbirler aldı; Avrupa Komisyonu da aynı ay resmî bir soruşturma başlattı.

Erişimin açılması gizlilik riskleri yaratır mı?

Yaratabilir. Üçüncü taraf asistanlara gönderilen mesajlar bu sağlayıcılar tarafından işleniyor ve sağlayıcılar aydınlatma, güvenlik ve yurt dışına aktarım kuralları dâhil KVKK'ya uymak zorunda. Kullanıcılar hassas bilgi paylaşırken dikkatli olmalı.

Uzman Görüşü

Bu bölüm, sitenin kurucusu ve yapay zekâ etiği & uyum danışmanı sıfatıyla kişisel değerlendirmemi içerir.

Kanaatimce Rekabet Kurulu'nun bu kararı, "yapay zekâ düzenlemesi" ifadesini hiç anmasa da Türkiye'nin bu yıl attığı en sonuç doğurucu yapay zekâ yönetişimi adımlarından biri. Karar basit bir gerçeği tanıyor: yapay zekâ ekonomisinde en değerli varlık en iyi model değil, kullanıcıya giden en kısa yol olabilir. İnsanların gündelik iletişiminin merkezinde zaten duran bir platform, bu yolu rakiplere kapatıp kendi asistanına açtığında, rekabet hukukunun erken devreye girmesi için güçlü gerekçeler vardır. Nihai karar için yıllarca beklemek, çoktan devrilmiş bir pazar hakkında hüküm kurmak anlamına gelebilir.

Bununla birlikte geçici tedbirler kaba bir araç ve Kurul'un sonraki adımları özenle yönetmesi gerekecek. Meta'nın sistem bütünlüğü ve kullanıcı deneyimine ilişkin argümanları gerçek anlamda dinlenmeyi hak ediyor; "erişim" de teknik olarak uygulanabilir ve yeni gizlilik veya güvenlik riskleri yaratmayacak biçimde tanımlanmalı. En iyi sonuç, Meta AI'ya ve üçüncü taraf asistanlara eşit biçimde uygulanan şeffaf ve ayrımcı olmayan erişim koşulları olur; tercihen yıllar süren davalarla değil, taahhütlerle şekillenmiş koşullar.

Yapay zekâ şirketlerine tavsiyem, bu kararı bir garanti değil bir fırsat olarak görmeleri: tek bir kapı bekçisine bağımlı olmayan dağıtım stratejileri kurmalı ve gizlilik uyumunu sonradan düşünülen bir yük değil, bir satış argümanı hâline getirmeliler. Platformlara tavsiyem, erişim koşullarındaki her değişikliği potansiyel bir rekabet hukuku olayı olarak ele almaları. Türk politika yapıcılar için ise bu dosya, açık ve öngörülebilir bir dijital piyasalar çerçevesinin tamamlanması için güçlü bir argüman; böylece yapay zekâ dağıtımında adalet yalnızca dosya bazlı müdahalelere bağlı kalmaz.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık teşkil etmez. Karara ilişkin olgular, Haziran 2026'da yayımlanan basın haberleri başta olmak üzere kamuoyuna yansıyan bilgilere dayanmaktadır; gerekçeli karar ek ayrıntılar içerebilir. Yorum ve değerlendirmeler yazara aittir.