Ne oldu?

Demokrat Parti'den Milletvekili Huh Young ve dokuz milletvekilinin imzasını taşıyan teklif, Güney Kore'nin cinsel suçlara ilişkin temel özel kanunlarından biri olan "Cinsel Suçların Cezalandırılmasına İlişkin Özel Hükümler Hakkında Kanun"da değişiklik öngörüyor. Korea Times'ın aktardığına göre teklif Ağustos 2026'da Ulusal Meclis Adalet Komisyonu'nun alt komisyonuna sevk edildi ve ayrıntılı inceleme aşamasında.

Teklifin getirdiği yenilik tek cümlede özetlenebilir: tanımlanabilir gerçek bir mağdur olmasa bile, yapay zekâ ile üretilmiş cinsel içerikli materyal ceza hukukunun konusu hâline geliyor. Bu, agir-ceza-yasa-tasarisi-dijital-kimligimizin-isgali">deepfake düzenlemelerinin bugüne kadar dayandığı temel mantığı — "gerçek bir kişinin kimliği ve onuru ihlal ediliyor" — aşan bir adım.

Teklif neyi suç sayıyor ve hangi cezaları öngörüyor?

Basına yansıyan bilgilere göre teklif, yaptırımları eylemin ağırlığına göre iki kademede düzenliyor:

  • Üretim ve dağıtım: Var olmayan ya da kurgusal kişileri tasvir eden, yapay zekâ ile üretilmiş cinsel içerikli materyali üretmek veya dağıtmak için yedi yıla kadar hapis ya da 50 milyon wona kadar para cezası.
  • Bulundurma, satın alma ve izleme: Bu tür materyali bulundurmak, satın almak, saklamak veya izlemek için üç yıla kadar hapis ya da 30 milyon wona kadar para cezası.

Ceza aralıklarının, Kore'nin 2024'te gerçek kişilere ilişkin deepfake cinsel içerik için getirdiği yaptırımlarla paralel kurgulanması dikkat çekici. Kanun koyucu açıkça şu mesajı veriyor: tasvir edilen kişinin gerçek olup olmaması, eylemin toplumsal zararlılığı bakımından belirleyici değil.

Neden şimdi? Bir beraat kararı ve patlayan istatistikler

Teklifin gerekçesinde iki temel dayanak öne çıkıyor. Birincisi yargısal bir boşluk: 2025'te Goyang'daki bir mahkeme, yapay zekâ ile üretilmiş çıplak görüntüleri dağıtan bir sanığı, görüntülerin gerçek bir mağdura ait olduğuna dair yeterli kanıt bulunmadığı gerekçesiyle beraat ettirdi. Mevcut düzenlemeler "gerçek kişi" unsuruna dayandığı için, sentetik bir yüz ya da vücut kullanıldığında ceza hukuku devreye giremiyordu.

İkincisi, sorunun ölçeği. Teklif sahiplerinin aktardığı verilere göre Kore'de dijital cinsel suçlar 2015–2024 arasında yüzde 66 arttı; deepfake cinsel suç vakaları ise 2020'deki 31 vakadan 2024'te 550 vakaya çıktı. Üretken modellerin yaygınlaşmasıyla, gerçek bir kişinin fotoğrafına dahi ihtiyaç duymadan fotogerçekçi cinsel içerik üretmek birkaç saniyelik bir işlem hâline geldi.

Bu tablo, Kore'nin 2024'teki Telegram deepfake skandalının ardından yaşadığı toplumsal şokun devamı niteliğinde. O dönem öğrencileri ve genç kadınları hedef alan kitlesel deepfake paylaşımları ortaya çıkmış, ülke deepfake cinsel içeriğin yalnızca üretimini değil, bulundurulmasını ve izlenmesini de suç sayan dünyanın en sert düzenlemelerinden birini hızla yasalaştırmıştı. Bu süreci Güney Kore'de Deepfake Cinsel Şiddet Yasası'nın Meclis'ten geçtiği gün haberimizde ve Kore'nin deepfake krizi analizimizde ayrıntılı ele almıştık.

Mevcut çerçeve: gerçek kişi ve çocuk koruması zaten var

Teklifin gerçekten neyi değiştirdiğini anlamak için Kore'nin bugünkü hukuki mimarisine bakmak gerekiyor:

  • Gerçek kişilere ilişkin deepfake: 2024 değişiklikleriyle, gerçek bir kişinin rızası olmadan cinsel içerikli deepfake üretmek ağır cezaya bağlandı; bu tür içeriği bulundurmak, satın almak, saklamak ve izlemek de üç yıla kadar hapis veya 30 milyon wona kadar para cezası gerektiren suç hâline getirildi.
  • Çocuk ve gençler: Kore'nin çocuk ve gençlerin cinsel istismardan korunmasına ilişkin kanunu, açıkça çocuk veya genç olarak algılanabilecek kişi ya da temsilleri içeren materyali zaten kapsıyor. Yani kurgusal da olsa reşit olmayan görünümlü tasvirler bugün de cezai yaptırım altında.
  • Ahlaka aykırı içerik: Kore Ceza Kanunu ve bilgi-iletişim ağlarına ilişkin mevzuat, ahlaka aykırı (obscene) içeriğin dağıtımını genel olarak yasaklıyor. Ancak bu hükümler dağıtıma odaklanıyor; yetişkin görünümlü kurgusal içeriğin bulundurulması veya izlenmesi kural olarak suç değil.
  • Yapay Zekâ Temel Kanunu: 22 Ocak 2026'da yürürlüğe giren kanun, gerçeğinden ayırt edilmesi zor deepfake çıktıları için etiketleme ve bildirim yükümlülükleri getirdi; ancak bu bir şeffaflık aracı, ceza hükmü değil.

Bu tablo içinde yeni teklifin asıl etkisi, yetişkin görünümlü, gerçek bir kişiye dayanmayan sentetik cinsel içeriği bir "cinsel suç" kategorisine taşıması ve yaptırımı bulundurma ile izlemeye kadar genişletmesi.

Hukuki tartışma: kurbanı olmayan suç olur mu?

Teklif, ceza hukukunun en eski sorularından birini yapay zekâ çağında yeniden gündeme getiriyor: somut bir mağduru olmayan bir fiil, hangi gerekçeyle cezalandırılabilir?

Destekleyenlerin argümanları

  • Gerçek kişi ispatının imkânsızlaşması. Üretken modeller, gerçek yüzleri tanınmaz biçimde karıştırarak "kimseye ait olmayan ama birine benzeyen" içerik üretebiliyor. Mağdurun kimliğinin ispatına dayanan bir sistem, failin yalnızca bir yüzü hafifçe değiştirerek sorumluluktan kurtulmasına yol açıyor.
  • Normalleşme ve toplumsal zarar. Rıza dışı cinselleştirmenin kitlesel olarak üretilip tüketilmesi, özellikle kadınlara yönelik dijital cinsel şiddeti normalleştiren bir ekosistem yaratıyor.
  • Talep zincirinin kırılması. Bulundurma ve izlemenin de cezalandırılması, deepfake piyasasının talep tarafını hedef alarak üretimi caydırmayı amaçlıyor.

Eleştirenlerin argümanları

  • İfade özgürlüğü. Kore Anayasası ifade özgürlüğünü güvence altına alıyor ve Anayasa Mahkemesi, ahlaka aykırı ifadenin de anayasal korumanın kapsamı dışında tutulamayacağını kabul etmişti. Somut bir mağdur olmadan yetişkinlere yönelik kurgusal içeriği bulundurmayı suç saymak, ölçülülük ilkesi bakımından ciddi soru işaretleri doğuruyor.
  • Belirlilik ilkesi. "Yapay zekâ ile üretilmiş" ile insan eliyle çizilmiş bir illüstrasyon arasındaki sınır nerede? Yapay zekâ destekli bir düzenleme aracıyla rötuşlanmış bir çizim kapsamda mı? Anime ve webtoon gibi stilize içerikler nasıl değerlendirilecek? Ceza normlarının açık ve öngörülebilir olması gerekirken, bu sorular belirsiz kalıyor.
  • İzlemenin cezalandırılması. Bir içeriği yalnızca görüntülemenin suç sayılması, uygulamada kişisel cihazların denetlenmesi ve mahremiyet müdahaleleri gibi sorunlar doğurabilir.
  • Uygulanabilirlik. İçeriğin sentetik olduğunun ve gerçek bir kişiye dayanmadığının teknik olarak nasıl ispatlanacağı, ters yönde de ispat sorunları yaratıyor.

Bu tartışmanın merkezinde, ceza hukukunun koruduğu hukuki değerin ne olduğu sorusu yatıyor: bireyin onuru ve kimliği mi, yoksa cinsel özerkliğe saygıya dayalı toplumsal düzen mi? Kore kanun koyucusu ikincisine doğru bir genişleme öneriyor; eleştirmenler ise bunun ceza hukukunu ahlak denetimine dönüştürme riskine dikkat çekiyor.

Diğer hukuk düzenleri kurgusal cinsel içeriğe nasıl yaklaşıyor?

Ceza hukukunun gerçek bir kişiyi tasvir etmeyen cinsel görüntülere uzanıp uzanamayacağını soran ilk ülke Kore değil. Karşılaştırmalı hukukta kabaca üç model öne çıkıyor ve Kore teklifi bu yelpazenin en geniş ucunda duruyor:

  • Gerçek kişiye zarar modeli (ABD). ABD Yüksek Mahkemesi 2002 tarihli Ashcroft v. Free Speech Coalition kararında, gerçek çocuk içermeyen "sanal" çocuk istismarı görüntülerine yönelik federal yasağı iptal etti; bir ifadenin yalnızca zararlı davranışı teşvik edebileceği düşüncesiyle yasaklanamayacağını kabul etti. Kongre buna 2003 tarihli PROTECT Yasası ile yanıt verdi; bu yasa, söz konusu materyali esas olarak hukuken "obscene" sayıldığı durumlarda yaptırıma bağlıyor. Dolayısıyla Amerikan hukuku gerçek kişileri güçlü biçimde korurken, tamamen kurgusal içeriğe temkinli yaklaşıyor.
  • Gerçekçi tasvir modeli (Birleşik Krallık). İngiliz hukuku, belirli ağır eylemleri gerçekçi biçimde tasvir eden "aşırı pornografik görüntülerin" bulundurulmasını ve ayrıca çizim veya bilgisayarla üretilmiş görüntüler gibi fotoğraf niteliği taşımayan yasaklı çocuk görüntülerinin bulundurulmasını suç sayıyor. Birleşik Krallık, gerçek yetişkinlere ilişkin cinsel içerikli deepfake üretimini suç hâline getirme yönünde de adım attı. Burada ölçüt, mağdurun varlığından çok tasvirin niteliği ve gerçekçiliği; ancak kapsam dar tanımlanmış kategorilerle sınırlı.
  • Asgari müdahale modeli (Japonya). Japonya 2014'te çocuk istismarı materyalinin basit bulundurulmasını suç hâline getirirken, ifade özgürlüğüne ilişkin yoğun tartışmaların ardından manga, anime ve bilgisayar grafiklerini bilinçli olarak kapsam dışında bıraktı.

Bu yelpaze içinde Kore teklifi iki açıdan dikkat çekiyor: yetişkin görünümlü içeriği hedefliyor ve sorumluluğu dar tanımlı "aşırı" kategorilerle sınırlamak yerine bulundurma ve izlemeye genel olarak bağlıyor. Anayasal denetimin yoğun olması beklentisi de buradan kaynaklanıyor.

İspat sorunu: içeriğin sentetik ve mağdursuz olduğunu kanıtlamak

Cezai sorumluluk, arkasındaki delil kadar etkilidir. Teklif, ispat sorununu ortadan kaldırmıyor; yönünü değiştiriyor. Bugün savcılık, görüntünün gerçek bir kişiyi tasvir ettiğini kanıtlamakta zorlanıyor. Teklif yasalaşırsa, gerçek bir kişiye ilişkin suçla itham edilen sanık içeriğin tamamen sentetik olduğunu ileri sürebilecek; savcılığın ise materyalin gerçekten yapay zekâ ile üretildiğini göstermesi gerekebilecek.

Burada çeşitli teknik araçlar önem kazanıyor. C2PA gibi içerik kaynağı (provenance) standartları, bir dosyanın nasıl oluşturulduğunu kaydeden kriptografik olarak imzalanmış meta veriler ekleyebiliyor; görünmez filigranlar ise yapay zekâ çıktılarını üretim anında işaretleyebiliyor. Kore'nin Yapay Zekâ Temel Kanunu da sağlayıcıları deepfake çıktılarını etiketlemeye yönlendiriyor. Ne var ki meta veriler silinebiliyor, filigranlar sıkıştırma ya da düzenlemeyle bozulabiliyor, tespit sınıflandırıcıları da yanlış pozitif ve yanlış negatif sonuçlar üretiyor. Bu araçların güçlü ve zayıf yönlerini zorunlu yapay zekâ filigranı analizimizde inceledik. Uygulamada ceza davalarının tek bir teknik işarete değil; cihaz incelemesi, platform kayıtları ve sanığın kendi yazışmaları gibi delillerin birleşimine dayanması muhtemel.

Seul'de yasama sürecinin bundan sonraki adımları

Kore'nin yasama usulüne göre alt komisyonda incelenen bir teklifin önce komisyon tam kurulunda kabul edilmesi, ardından Adalet Komisyonu'nun hukuki tutarlılık ve lafız incelemesinden geçmesi ve Genel Kurul'da kabul edilerek yayım için hükümete gönderilmesi gerekiyor. Bu teklif Adalet Komisyonu'nun kendi görev alanındaki bir kanunu değiştirdiği için esas inceleme ile lafız incelemesini aynı komisyon yürütüyor; bu da süreci hızlandırabilir. Ulusal Meclis'in yasama dönemi sonuna kadar kabul edilmeyen teklifler kendiliğinden düştüğünden, zamanlamayı iktidar ve muhalefet partilerinin siyasi iradesi belirleyecek. 2024'teki deepfake reformlarında kamuoyu baskısı birkaç hafta içinde yasalaşmayı sağlamıştı; çok daha tartışmalı olan bu teklifin aynı ivedilikle ilerleyip ilerlemeyeceği ise açık bir soru.

Platformlar ve yapay zekâ geliştiricileri için sonuçlar

Teklif yasalaşırsa etkisi yalnızca bireysel kullanıcılarla sınırlı kalmayacak:

  • Üretim araçları. Görüntü üretimi sunan hizmetler, cinsel içerikli çıktıları engelleyen güvenlik filtrelerini Kore pazarı için sıkılaştırmak zorunda kalabilir; "bu çıktıyı kullanıcı üretti" savunması, aracın bu tür içeriği kolaylaştıracak biçimde tasarlanıp tasarlanmadığı sorusuyla birlikte değerlendirilecektir.
  • Barındırma ve dağıtım. Platformların bildirim-kaldırma süreçleri, gerçek kişiye dayanmayan içerik için de işletilmek zorunda kalabilir; bu da içerik moderasyonunun ölçeğini ciddi biçimde büyütür.
  • Sanal karakter ekonomisi. Kore'nin hızla büyüyen sanal idol ve dijital karakter sektörü, yetişkinlere yönelik içerikte net sınırlar bekleyecektir. Bu ekonominin hukuki boyutlarını K-Pop'un sentetik devrimi ve kodlardan ibaret bir karakterin kişilik hakkı analizlerimizde tartışmıştık.

Kore'deki kullanıcılara ulaşan yapay zekâ hizmetleri için uyum kontrol listesi

Teklifin akıbeti netleşmeden de Kore'deki kullanıcılara görüntü üretimi, sohbet robotu veya barındırma hizmeti sunan şirketler, kanunun hangi versiyonu yasalaşırsa yaşasın iyi uygulama sayılacak adımlarla risklerini azaltabilir:

  • Model düzeyinde güvenlik önlemleri. Cinsel içerikli çıktıları varsayılan olarak filtrelemek, gerçek kişilerin veya reşit olmayanların cinselleştirilmiş tasvirini isteyen komutları engellemek ve bu filtreleri atlatma tekniklerine karşı düzenli olarak test etmek (red teaming).
  • Yaş ve kimlik doğrulama. Yetişkin içeriğe izin veriliyorsa ölçülü yaş doğrulama önlemleri almak ve üçüncü kişilerin fotoğraflarının üretim referansı olarak yüklenmesini engellemek.
  • Tasarımda kaynak izlenebilirliği. Üretilen görüntüleri Yapay Zekâ Temel Kanunu'nun şeffaflık yükümlülüklerine uygun biçimde etiketlemek ve filigranlamak.
  • Kaldırmaya hazırlık. Sentetik cinsel içeriğe ilişkin bildirimler için yanıt süreleri belirlemek; Kore İletişim Standartları Komisyonu ve kolluk makamlarıyla işleyen bir iletişim kanalı kurmak.
  • Kayıt saklama ve mahremiyet. Üretim kayıtlarının delil değerini, Kore Kişisel Bilgilerin Korunması Kanunu'ndaki veri minimizasyonu yükümlülükleriyle dengelemek.
  • Şeffaflık raporlaması. Kaç bildirim alındığını, içeriklerin ne hızla kaldırıldığını ve filtrelerin nasıl performans gösterdiğini yayımlamak.

Küresel bağlam: dünya gerçek kişiye odaklanıyor, Kore bir adım öteye gidiyor

Deepfake cinsel içeriğe yönelik küresel düzenleme dalgası, büyük ölçüde gerçek ve tanımlanabilir kişiyi korumaya odaklanıyor:

  • ABD: 2025'te yasalaşan TAKE IT DOWN Yasası, tanımlanabilir kişilerin rıza dışı mahrem görüntülerinin — dijital sahtecilikler dâhil — yayımlanmasını suç saydı ve platformlara kısa sürede kaldırma yükümlülüğü getirdi.
  • Avrupa Birliği: Kadına yönelik ve aile içi şiddetle mücadele direktifi, mahrem içeriğin rıza dışı üretilmesini veya manipüle edilmesini — deepfake'ler dâhil — üye devletlerin suç olarak düzenlemesini zorunlu kılıyor.
  • Kaliforniya: Eylül 2026'da imzalanan paketin bir parçası olan SB 1276, yapay zekâ ile üretilmiş materyali çocuk istismarı suçları kapsamına aldı; bu gelişmeyi Kaliforniya'nın "Adam Yasası" haberimizde ele aldık.

Bu karşılaştırma, Kore teklifinin özgünlüğünü ortaya koyuyor: çocuk koruması alanında "kurgusal tasvir" yaklaşımı pek çok ülkede kabul görmüş olsa da, yetişkin görünümlü ve gerçek bir kişiye dayanmayan içeriğin bulundurulmasını ve izlenmesini cezalandırmak, demokratik ülkeler arasında nadir görülen bir tercih.

Türkiye açısından değerlendirme

Türk hukukunda gerçek kişilere ilişkin deepfake içerikler; özel hayatın gizliliği ve kişisel verilere ilişkin suç hükümleri, hayasızlık suçu, kişilik haklarının korunmasına ilişkin medeni hukuk kuralları ve KVKK çerçevesinde değerlendirilebiliyor. İnternet içeriklerine erişimin engellenmesi ve içeriğin kaldırılması bakımından 5651 sayılı Kanun'un mekanizmaları da devreye girebiliyor. Ancak gerçek bir kişiyi tasvir etmeyen sentetik cinsel içeriğe özgü bir düzenleme bulunmuyor.

Kore'deki tartışma, Türkiye için iki önemli soru bırakıyor. Birincisi, gerçek kişi ispatına dayalı mevcut yaklaşımın, yüzleri karıştıran üretken modeller karşısında yeterli olup olmadığı. İkincisi, olası bir düzenlemenin ifade özgürlüğü, belirlilik ve ölçülülük ilkeleriyle nasıl dengeleneceği. Kanaatimizce Türkiye için daha isabetli ilk adım, gerçek kişilere ilişkin rıza dışı sentetik içeriği açıkça tanımlayan, platformlara hızlı kaldırma yükümlülüğü getiren ve mağdurun ispat yükünü hafifleten bir düzenleme olacaktır. Bu çerçevenin nasıl kurulabileceğini 100 maddelik Türkiye Yapay Zekâ Kanunu taslak önerimizde de tartışmıştık.

Bundan sonra ne izlenmeli?

Teklifin alt komisyon aşamasında ne ölçüde değişeceği belirleyici olacak. Özellikle "yapay zekâ ile üretilmiş" tanımının netleştirilmesi, izleme suçunun kapsamı ve sanatsal ya da stilize içerik için olası istisnalar yakından takip edilmeli. Yasalaşması hâlinde, Anayasa Mahkemesi önünde ifade özgürlüğü ve ölçülülük temelinde bir norm denetimi başvurusu da şaşırtıcı olmayacaktır. Uluslararası açıdan ise Kore'nin bu adımı, "kurbanı olmayan sentetik içerik" tartışmasını başka ülkelerin gündemine taşıyabilir.

Sık Sorulan Sorular

Teklif yasalaştı mı?

Hayır. Basına yansıyan bilgilere göre teklif Ağustos 2026'da Adalet Komisyonu'nun alt komisyonuna sevk edildi ve ayrıntılı inceleme aşamasında. Metin bu süreçte değişebilir.

Kurgusal çocuk tasvirleri zaten suç değil mi?

Evet. Kore'nin çocuk ve gençleri koruyan mevzuatı, açıkça çocuk olarak algılanabilecek temsilleri zaten kapsıyor. Yeni teklifin asıl yeniliği, yetişkin görünümlü ve gerçek bir kişiye dayanmayan içeriği hedeflemesi.

Anime veya çizim gibi içerikler de kapsama girer mi?

Teklif yapay zekâ ile üretilmiş içeriği hedefliyor; ancak yapay zekâ destekli araçlarla üretilen veya düzenlenen çizimlerin nerede duracağı tartışmanın en belirsiz noktalarından biri. Nihai metnin tanımları bu soruyu belirleyecek.

Yabancı platformlar da etkilenir mi?

Kore'deki kullanıcılara hizmet sunan yapay zekâ ve barındırma hizmetleri, pratikte bu kurallara uyum için filtrelerini ve kaldırma süreçlerini uyarlamak zorunda kalabilir.

Neden yalnızca dağıtım değil, izleme de suç sayılıyor?

Teklif sahipleri, üretimi caydırmak için talep tarafının da cezalandırılması gerektiğini savunuyor. Eleştirmenler ise somut bir mağduru olmayan içeriğin yalnızca izlenmesini cezalandırmanın ölçüsüz olduğunu ve mahremiyete müdahaleye kapı araladığını belirtiyor.

Yapay Zekâ Temel Kanunu deepfake'leri zaten düzenlemiyor mu?

Kısmen. Temel Kanun, gerçeğinden ayırt edilmesi zor yapay zekâ çıktıları için bildirim ve etiketleme yükümlülüğü getiriyor; ancak bu bir şeffaflık kanunu, ceza kanunu değil. Sentetik cinsel içeriğin üretimini veya bulundurulmasını suç hâline getirmiyor.

Hâlihazırda saklanan içeriklere ne olur?

Ceza hukukunun genel ilkesi uyarınca fiil, işlendiği andaki kanuna göre değerlendirilir. Ancak bulundurma kesintisiz süren bir hâl olduğundan, yeni kanun yürürlüğe girdikten sonra bu tür materyali saklamaya devam etmek kanunun kapsamına girebilir. Nihai metindeki geçiş hükümleri bu açıdan önem taşıyacak.

Türkiye'de benzer bir düzenleme var mı?

Gerçek kişileri etkileyen deepfake içerikler mevcut ceza, medeni hukuk ve kişisel veri hükümleriyle değerlendirilebiliyor; ancak gerçek bir kişiye dayanmayan sentetik cinsel içeriğe özgü bir düzenleme bulunmuyor.

Uzman Görüşü

Bu bölüm, sitenin kurucusu ve yapay zekâ etiği & uyum danışmanı sıfatıyla kişisel değerlendirmemi içerir.

Kanaatimce Kore'deki teklif, gerçek bir sorunu doğru teşhis ediyor ama çözümün bir kısmında ceza hukukunun sınırlarını zorluyor. Doğru teşhis şu: üretken modeller, "gerçek kişi" ispatına dayanan mevcut koruma mimarisini boşa çıkarabiliyor. Bir yüzü birkaç yüzle karıştırarak "kimseye ait olmayan" bir görüntü üreten fail, mevcut kurallar karşısında sorumluluktan kaçabiliyorsa, bu açık kapatılmalıdır. Goyang'daki beraat kararı, bu boşluğun teorik değil somut olduğunu gösteriyor.

Ancak üretim ve dağıtımın cezalandırılması ile, somut bir mağduru olmayan yetişkin görünümlü içeriğin yalnızca bulundurulması veya izlenmesinin cezalandırılması aynı ağırlıkta değildir. İkincisi, belirlilik ve ölçülülük ilkeleri bakımından ciddi riskler taşır ve ceza hukukunu zarar temelli bir sistemden ahlak denetimine kaydırma tehlikesi yaratır. Daha dengeli bir model, rıza dışı cinselleştirmeyi kolaylaştıran araçları ve dağıtım zincirini hedeflerken, ispat yükünü mağdur lehine düzenleyen ve platformlara etkili kaldırma yükümlülüğü getiren bir yaklaşım olabilir.

Türkiye için dersim şu: deepfake düzenlemesini "gerçek kişi" ile "kurgusal kişi" arasındaki soyut bir ikilikte değil, somut zararın nerede doğduğu sorusu üzerinden kurmak gerekir. Önceliğimiz, gerçek kişilerin rıza dışı sentetik görüntülerine karşı hızlı, etkili ve mağdur odaklı bir koruma olmalı. Yapay zekâ çağında ceza hukuku ne teknolojiye teslim olmalı ne de her yeni riski cezalandırmayla çözmeye çalışmalıdır.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık teşkil etmez. Teklife ilişkin olgular, The Korea Times'ın 11 Ağustos 2026 tarihli haberi başta olmak üzere kamuya açık kaynaklara dayanmaktadır; teklif metni yasama sürecinde değişebilir. Yorum ve değerlendirmeler yazara aittir.