Ne imzalandı?

Kaliforniya Valisi Gavin Newsom, 30 Eylül 2026'da Senatör Thomas Umberg'in sunduğu SB 574 sayılı yasa tasarısını imzaladı. Tasarı, Vali'nin açıklamasında yapay zekâ başlığıyla birlikte sayılan on üç kanundan biri. Aynı gün, 2026 kanunları arasında 858 numarayla (Chapter 858) Eyalet Sekreterliğine (Secretary of State) tevdi edildi. Paketin büyük kısmı çalışanlar, sağlık hizmetleri ve sentetik içerikle ilgili. SB 574 ise doğrudan yargı sisteminin kendisine dönük: avukatları, hakemleri, hâkimleri ve alternatif uyuşmazlık çözümü hizmeti verenleri kapsıyor.

Vali'nin açıklaması düzenlemeyi tek cümleyle özetliyor: avukatların, dilekçe yazımı veya hukuki muhakeme gibi temel hukuki işleri tümüyle yapay zekâya devretmelerini yasaklayarak sorumluluğu avukatta tutmak. Kanun metni ise hem daha kesin hem daha kapsamlı. Metinde bir gizlilik kuralı, bir doğrulama yükümlülüğü, mahkemeye beyan yükümlülüğü, mevcut yaptırım usulüne bağlanmış bir atıf kuralı ve hakemlere yönelik iki kural yer alıyor.

Yasama sürecine bakıldığında tasarıya tek bir ret oyu verilmediği görülüyor: Ocak 2026'da Senato'da 39'a 0, 31 Ağustos'ta Temsilciler Meclisinde (Assembly) 75'e 0 ve aynı gün Senato'nun değişiklikleri onaylamasında 40'a 0. Metinde ivedilik hükmü bulunmadığından, olağan yasama döneminde kabul edilen kanunlara ilişkin anayasal kural gereği 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girecek. Bloomberg Law imzaya ilişkin haberinde düzenlemeyi türünün ilk örneği olarak niteliyor. Bu nitelendirme Bloomberg'e ait; biz de ABD'de avukatların ve hakemlerin üretken yapay zekâ kullanımını bu ölçüde düzenleyen daha eski bir kanun tespit edemedik. Mahkemeler, barolar ve tahkim kuruluşları daha önce de kural ve rehber yayımlamıştı; bu ise bir kanun.

Kanun ne diyor?

Kanunlaşan metin iki ayrı kanunda beş değişiklik yapıyor.

İş ve Meslekler Kanunu § 6068.1 (yeni): avukatlar

Yeni madde, Kaliforniya Baro Kanunu (State Bar Act) içinde, avukatın ödevlerini sayan § 6068'in hemen ardından geliyor. Önce avukatın makul özen ve yetkinlik yükümlülüğünün saklı olduğunu belirtiyor. Ardından bağımsız bir kural koyuyor: avukat, avukatlık faaliyetini üretken yapay zekâya devredemez. Avukatlık faaliyetinde yardımcı olarak üretken yapay zekâ kullanan avukat şu yükümlülüklere tabi:

  • Gizlilik. Girdiği bilgilere erişim, kendisiyle ve gizlilik yükümlülüğü altında olup kendisinin yetkilendirdiği kişilerle sınırlı değilse, avukat gizli, kişiyi tanımlayıcı veya kamuya açık olmayan bilgileri o sisteme giremez.
  • Doğrulama ve düzeltme. Avukat, yapay zekâ çıktılarının doğruluğunu ("tüm içtihat ve mevzuat atıflarının doğruluğu dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere") teyit etmek ve kullandığı her metindeki hatalı ya da halüsinasyon ürünü içeriği düzeltmek için makul adımları atmak zorunda.
  • Beyan. Mahkemeye sunulan tüm belgeler için üretken yapay zekâ kullanımı mahkemeye bildirilecek. Kamuya sunulan içerik yapay zekâyla üretilmişse, bunun açıklanıp açıklanmayacağı da değerlendirilecek.

"Kişiyi tanımlayıcı bilgi" bir liste hâlinde tanımlanıyor. Liste doğum tarihlerini, sosyal güvenlik ve ehliyet numaralarını, tarafların, mağdurların, tanıkların ve mahkeme personelinin adres ve telefonlarını, sağlık ve mali bilgileri ve mahkeme kararıyla gizli tutulan ya da mevzuat gereği gizli sayılan her türlü içeriği kapsıyor.

Hukuk Usulü Kanunu § 128.7 (değişik): atıflar ve yaptırımlar

§ 128.7, ABD federal usulündeki 11. Kural'ın Kaliforniya'daki karşılığı. SB 574 bu maddeye şu hükmü ekliyor: Herhangi bir mahkemeye sunulan dilekçe, layiha, talep veya başka bir evrak, sunmaktan sorumlu avukatın bizzat doğrulamadığı hiçbir atfı içeremez; üretken yapay zekânın sağladığı atıflar da buna dâhildir.

Kural (b) fıkrasının içine yerleştirildiği için maddenin mevcut yaptırım düzeni doğrudan uygulanıyor. Yaptırım, karşı tarafın talebiyle ya da mahkemenin re'sen vereceği ve ilgiliden yaptırım uygulanmaması için açıklama isteyen bir ara kararla (order to show cause) gündeme gelebiliyor. Her iki durumda da evrak 21 gün içinde geri çekilebiliyor veya düzeltilebiliyor. Yaptırım, tekrarı önlemeye yetecek ölçüyle sınırlı. İstisnai durumlar dışında hukuk bürosu, ortaklarının, avukatlarının ve çalışanlarının ihlallerinden müştereken sorumlu tutuluyor. Değişik metnin lafzına göre, atıf kuralının ihlali nedeniyle avukatla temsil edilen tarafa para cezası verilemiyor. Böylece mali risk müvekkile değil, avukata ve büroya kalıyor.

Hukuk Usulü Kanunu § 1282.1 (yeni): hakemler

Kaliforniya Tahkim Kanunu'na eklenen madde, hakemin tarafsızlık, özen ve yetkinlik yükümlülüklerini saklı tuttuktan sonra şunu öngörüyor: hakem, karar verme sürecinin hiçbir bölümünü üretken yapay zekâ aracına devredemez. Hakem ayrıca dosya dışında kalan, yapay zekâ tarafından üretilmiş bilgilere, bunu taraflara önceden açıklamadan ve mümkün olduğu ölçüde onlara görüş bildirme imkânı tanımadan dayanamaz. Kural yalnızca tarafsız hakemler için değil, genel olarak "hakem" için yazılmış.

Diğer iki değişiklik

Hukuk Usulü Kanunu'na eklenen § 180, Yargı Konseyi'nin (Judicial Council) Yargı Yönetimi Standartları'ndaki Standart 10.80'i kamuya açık biçimde yeniden ele almasını ve gerekirse değiştirmesini öngörüyor. Bu standart 1 Eylül 2025'ten beri hâkimlerin yargısal faaliyetlerinde üretken yapay zekâ kullanımına yön veriyor. İş ve Meslekler Kanunu § 6173'teki değişiklikle de Baro'nun alternatif uyuşmazlık çözümü sağlayıcılarına yönelik gönüllü sertifikasyon programına, sertifikalı sağlayıcılar hakkındaki şikâyetler için gizli bir inceleme usulü ekleniyor. Karar verildikten sonra Baro, ihlal ettiği tespit edilen sağlayıcının adını açıklayabiliyor.

Kurallar nereden geliyor?

SB 574'ün özünde yeni olan pek az şey var. Asıl önemi, yargı kararlarındaki uyarıları ve bağlayıcı olmayan metinleri kanun hükmüne dönüştürmesi. Metnin lafzı da kaynaklarını açıkça gösteriyor.

Atıf kuralı neredeyse kelimesi kelimesine, Kaliforniya İkinci Bölge İstinaf Mahkemesinin 12 Eylül 2025 tarihli Noland v. Land of the Free, L.P. kararından alınmış. Mahkeme, istinaf dilekçesindeki 23 içtihat alıntısından 21'inin avukatın kullandığı yapay zekâ araçlarınca uydurulduğunu tespit etmişti. Kararı "bir uyarı olarak" yayımladı, avukata 10.000 ABD doları para cezası verdi ve kararın Baro'ya tebliğine hükmetti. Kararda, mahkemeye sunulan hiçbir evrakın, sorumlu avukatın "bizzat okuyup doğrulamadığı" bir atıf "içermemesi gerektiği" belirtiliyordu. Yasa koyucu, kararın tavsiye niteliğindeki "should" ifadesini emredici "shall" ifadesine çevirdi; "okuyup" unsurunu ise almadı, "bizzat doğrulama" ile yetindi.

Gizlilik kuralı, kişiyi tanımlayıcı bilgi listesi ve kamuya sunulan içeriğe ilişkin formül, hâkimler için zaten uygulanan Standart 10.80'den alınmış. SB 574 bunları avukatlara da uyguluyor. Üstelik hâkim standardında bulunmayan, mahkemeye zorunlu beyan yükümlülüğünü de ekliyor.

Hakemlere ilişkin hükümler ise Silikon Vadisi Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi'nin (SVAMC) Nisan 2024 tarihli Yapay Zekâ İlkeleri'nin 6 ve 7 numaralı ilkelerine dayanıyor: Devretme yasağı 6. ilkeyi uyarlıyor, dosya dışı bilgiye ilişkin kural ise 7. ilkeyi neredeyse kelimesi kelimesine aktarıyor. Tarafların usul kararlarına alınmak üzere hazırlanmış bir metin, artık Kaliforniya'da kanun hükmü.

Kaliforniya Barosu da aynı yönde ilerliyordu. Kasım 2023'te üretken yapay zekâya ilişkin uygulama rehberini yayımlamış, Yönetim Kurulu ise 14 Mayıs 2026'da ajan tabanlı yapay zekâyı da kapsayan güncellenmiş sürümü onaylamıştı. Bütün bu gelişmeler, bu sitede 17 Eylül'de yapay zekâ halüsinasyonu davaları üzerine yayımlanan analizde ele alınan uydurma atıf vakalarının ardından geliyor. Bu süreci şimdiye kadar hâkimler ve meslek kuruluşları yönetiyordu. SB 574 ile yasa koyucu da devreye girmiş oldu.

Hukuki değerlendirme: Metnin çözdükleri ve açık bıraktıkları

"Avukatlık faaliyetini devretmek" tanımlanmamış. Yetkinliğe ilişkin saklı tutma hükmü ve ardından gelen ayrıntılı yükümlülükler, yasaklanmak istenenin bir araçla taslak hazırlamak değil, muhakemenin devri olduğunu düşündürüyor. Baro ya da mahkemeler bu kavramı yorumlayana kadar sınır, somut olaylara göre çizilecek.

Yan yana iki ayrı doğrulama ölçüsü var. § 6068.1, yapay zekâ çıktısını doğrulamak için makul adımlar atılmasını istiyor. § 128.7 ise mahkemeye sunulan her atfın, kaynağı ne olursa olsun, sorumlu avukat tarafından bizzat doğrulanmasını şart koşuyor. İkincisi daha katı; "makul" kaydı içermiyor. Bir stajyerin, bir şablonun ya da bir sohbet robotunun sağladığı atıf arasında da ayrım yapmıyor.

Gizlilik, markaya değil erişime bakıyor. Ölçüt, girilen bilgilere erişimin avukatla ve gizlilik yükümlülüğü altındaki yetkili kişilerle sınırlı olup olmadığı. Bu da sağlayıcının sözleşmesine ve teknik altyapısına ilişkin bir soru. Sözleşmesel gizlilik güvencesi olan kurumsal bir hizmet bu ölçütü karşılayabilir. Sağlayıcıya girdileri inceleme ya da modeli bunlarla eğitme imkânı veren bireysel bir hesabın karşılaması ise zor. Metinde müvekkil rızasına dayalı bir istisna da yok.

Beyan yükümlülüğü geniş ve biçimi belirsiz. Üretken yapay zekâ kullanılan ve mahkemeye sunulan tüm belgeler bildirilecek. Ancak kanun bunun nasıl ve hangi ayrıntıda yapılacağını, yapay zekâ destekli çeviri gibi yan kullanımların sayılıp sayılmayacağını söylemiyor. Üretken yapay zekâ tanımı, sıradan ofis yazılımlarına gömülü özellikleri de kapsayacak genişlikte. Uygulamayı mahkemeler belirleyecek.

Yaptırım yolu alışıldık bir yol. § 6068.1 kendine özgü bir yaptırım öngörmüyor. Kanundaki yeri dikkate alındığında, ihlaller doğal olarak Baro'nun disiplin süreçlerinde ele alınacaktır. Atıf kuralı ise § 128.7 usulünü, dolayısıyla düzeltmeyi ödüllendiren 21 günlük süreyi kullanıyor. Metindeki bir teknik ayrıntı da dikkat çekici. § 128.7(d)(1), "(b) fıkrasının (2) numaralı bendinin" ihlali hâlinde temsil edilen tarafa para cezası verilmesini yasaklıyor. Değişiklikten önce bu bent hukuki iddialara ilişkindi. Yeni numaralandırmayla artık atıf kuralını ifade ediyor. Bu kasıtlı olsun ya da olmasın, metin artık müvekkili atıflar yönünden para cezasından koruyor. Hukuki iddialar için ise bu korumayı açıkça öngörmüyor.

Hakem hükümleri kapsam ve sonuç bakımından soru doğuruyor. § 1282.1, Kaliforniya Tahkim Kanunu içinde yer alıyor. Kaliforniya'nın milletlerarası ticari tahkime ilişkin ayrı düzenlemesine ya da Federal Tahkim Kanunu'na tabi tahkimlere uygulanıp uygulanmayacağı metinde düzenlenmemiş. İhlalin sonucunun ne olacağı da belirtilmemiş. Aleyhine karar çıkan tarafların bu maddeye dayanarak hakem kararlarına itiraz etmesi beklenebilir. Mahkemelerin bu itirazları mevcut iptal sebepleri içinde nasıl değerlendireceği ise henüz belli değil.

Türkiye ile karşılaştırma

Türkiye'de avukatların yapay zekâ kullanımına ilişkin bir kanun hükmü yok. Ancak temel yükümlülükler genel hükümlerde mevcut. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesi avukatlara, görevlerini özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirme ve TBB'nin belirlediği meslek kurallarına uyma yükümlülüğü yüklüyor. 36. madde ise avukatın görevi nedeniyle öğrendiklerini açığa vurmasını yasaklıyor. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 29. maddesi tarafları dürüstlük kuralına uymak ve vakıalara ilişkin açıklamalarını gerçeğe uygun yapmakla yükümlü tutuyor. 329. maddenin ikinci fıkrası ise kötü niyetli veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde açılan davaya vekil sebep olmuşsa, disiplin para cezasının vekile uygulanmasına imkân veriyor. Ancak doğrulanmamış bir atıf bu hükümlerin hiçbirine tam olarak uymuyor.

Yapısal bir fark da var. HMK'nın 33. maddesi uyarınca hâkim Türk hukukunu re'sen uygular. Bu nedenle yanlış bir atıf, avukatın araştırmasına daha çok dayanan çekişmeli (adversarial) bir yargılamada olduğu gibi mahkemeyi yanıltacak ağırlıkta değildir. Zarar yine de gerçektir, ama niteliği farklıdır: zaman kaybı, avukata duyulan güvenin sarsılması ve yerinde bir argümanın sahte bir künye yüzünden değer kaybetmesi.

Meslek içi yönlendirme ise artık Kaliforniya'ya oldukça yakın. TBB, 28 Ağustos 2026'da Bilişim ve Teknoloji Hukuku Komisyonunca hazırlanan Avukatlar İçin Yapay Zekâ Kullanımı Tavsiye Rehberi'ni yayımladı. Rehbere göre avukat, yapay zekâdan elde ettiği hiçbir mevzuat hükmünü, içtihadı, atfı veya maddi vakıayı resmî ve güvenilir bir kaynaktan teyit etmeden mahkemeye, hakeme, arabulucuya veya idari mercilere sunamaz. Uydurma içtihat veya atıf sunulması, somut olayın özelliklerine göre mesleki özen yükümlülüğünün ağır ihlali sayılabilir. Anonimleştirilmemiş müvekkil verileri, kamuya açık ya da sözleşmesel güvencesi yetersiz araçlara aktarılmamalıdır. Beyan konusunda rehber SB 574'ten daha dar bir yol izliyor. Avukat, yargı mercii veya uygulanan usul kuralları gerektiriyorsa yapay zekâ kullanımını beyan eder; beyan yükümlülüğü yoksa da sunduğu içeriğin doğruluğundan bizzat sorumludur. Rehber bağlayıcı bir düzenleme değil, bir tavsiye metni. Buna 22 Eylül'de KVKK'nın veri koruma boyutu eklendi; bu sitede de haberleştirildiği üzere, kişisel verilerin yurt dışında barındırılan bir yapay zekâ hizmetine sunulması 9. madde kapsamında yurt dışına aktarım sayılabilir.

Uygulamadaki tepki ise daha sert oldu. Haziran 2026'da basına yansıyan bir olayda, ilgili avukatın anlatımına göre, Ankara'nın Kızılcahamam ilçesindeki bir asliye hukuk mahkemesi bir savunma dilekçesinde gösterilen Yargıtay kararlarını UYAP'ta belirtilen şekliyle bulamadı ve aynı gün Ankara Barosuna ve Cumhuriyet savcılığına yazı gönderdi. Avukat, alıntılanan içeriğin gerçek kararlara ait olduğunu, ancak yapay zekâ aracının daire, esas ve karar numaralarını hatalı yazdığını söylüyor. Avukata göre kendisine isnat edilen suç da belirtilmemiş. Avukat Hakları Grubu ceza yoluna başvurulmasını eleştirdi; sonuç henüz belli değil. Kaliforniya sorunu düzeltme süresi ve büro sorumluluğu içeren bir usul yaptırımına bağlıyor. Türkiye'deki olayda ise, aktarıldığı kadarıyla, mahkeme doğrudan baroya ve savcılığa bildirimde bulundu.

Güney Kore ile karşılaştırma

Kore'nin Avukatlık Kanunu en önemli iki yükümlülüğü zaten içeriyor. 24. maddenin ikinci fıkrası avukatın görevini yaparken gerçeği gizlemesini veya gerçeğe aykırı beyanda bulunmasını yasaklıyor; 26. madde ise sır saklama yükümlülüğü getiriyor. Yapay zekâya özgü bir kanun hükmü bulunmuyor.

Mahkemeler hızlı davrandı. Patent Mahkemesi 11 Haziran 2026'da verdiği bir hükümsüzlük kararında, davacının dayandığı içtihatların önemli bir kısmının var olmadığını ve bunların doğrulanmadan sunulmasının uygunsuz olduğunu açıkça yazdı. Law Times'ın aktardığına göre avukat, sözlü yargılamanın yeniden açılması talebinde yapay zekânın ürettiği sekiz içtihada atıf yapmıştı. Suwon ve Seul Doğu bölge mahkemeleri de Mayıs ve Haziran aylarında, avukatsız yürütülen davalarda benzer tespitlerde bulundu.

Bu kararlar, sekiz hâkim ve iki avukattan oluşan Yargı İdaresi Başkanlığı çalışma grubunun ardından geldi. Grubun sonuçları 31 Mart 2026'da açıklandı. Buna göre mahkemeler, yapay zekâyla uydurulmuş kaynakların yol açtığı giderleri tarafa veya vekiline yükleyebilecek ve bu kaynakların sahte olduğunu kararda belirtebilecek. Daire takdirine göre avukatı disiplin için Kore Barolar Birliğine de bildirebilecek. Çalışma grubu ayrıca tarafların yapay zekâ kullanımını bildirmesini ve temel içeriği doğrulamasını zorunlu kılacak Hukuk Usulü Kuralları'nda (민사소송규칙) bir değişiklik önerdi. Bu, SB 574'teki beyan yükümlülüğünün Kore'deki en yakın karşılığı olur; ancak kanun düzeyinde değil, Yüksek Mahkemenin çıkardığı usul kuralları düzeyinde. Önerinin kabul edilip edilmediğini doğrulayamadık. Seul Barosunun yapay zekâ komisyonu Aralık 2024'te üyeler için ilke önerileri sunmuştu. Kore Barolar Birliğinin resmî bir yapay zekâ kullanım rehberi yayımladığını ise doğrulayamadık.

Hukuk büroları ne yapmalı?

  • Atıf kontrolünü kayıt altına alınan bir adım hâline getirmek. Dilekçedeki her kaynak, kaynağı ne olursa olsun, imzalayan avukat tarafından resmî ya da güvenilir bir kaynaktan kontrol edilmeli ve bu kontrol dosyaya not edilmelidir.
  • Araçları adına göre değil, erişim durumuna göre sınıflandırmak. Her yapay zekâ hizmeti için girdilere kimin erişebildiği, bunların saklanıp saklanmadığı veya model eğitiminde kullanılıp kullanılmadığı ve sağlayıcının hangi gizlilik yükümlülüklerine tabi olduğu belirlenmelidir. Müvekkil bilgisi yalnızca bu incelemeden geçen araçlara girilmelidir.
  • Bir beyan uygulaması belirlemek. Kaliforniya'daki dosyalar için yapay zekâ kullanımının nasıl tarif edileceği ve kimin onaylayacağı önceden kararlaştırılmalı. Diğer yargı çevrelerinde de mahkemenin bunu sorabileceği hesaba katılmalıdır.
  • Yardımın nerede bittiğini yazılı hâle getirmek. Hangi işlerin yapay zekâ desteğiyle yapılabileceğini, hangilerinin bağımsız mesleki muhakeme gerektirdiğini gösteren kısa bir büro politikası, avukatlık faaliyetinin devredilmediğinin en iyi kanıtıdır.
  • Düzeltmeyi planlamak. Kaliforniya'daki 21 günlük süre de TBB rehberi de hatalı bir evrakı hızla geri çekebilen büroyu koruyor.

Tahkim kurumları ve hakemler ne yapmalı?

  • Yapay zekâyı ilk usul toplantısında gündeme almak. CIArb İlkeleri (Eylül 2025'te güncellenen sürüm) hakemleri, kendi yapay zekâ kullanımları konusunda taraflara danışmaya ve tarafların karşı çıktığı bir aracı kullanmaktan kaçınmaya teşvik ediyor. Usul kararına eklenecek kısa bir hüküm beklentileri netleştirir ve kararı korur.
  • Muhakemenin insana ait olduğunu gösterebilmek. Hakem heyetleri, delil ve hukuk değerlendirmesinin kendilerine ait olduğunu ve dosya dışından gelen yapay zekâ ürünü her bilginin, görüş bildirme imkânıyla birlikte önceden açıklandığını gösterebilmelidir.
  • Kurumsal bir tutum yayımlamak. İSTAC ve KCAB gibi kurumlar, Kaliforniya kurallarını bilen taraf ve vekillerin aynı beklentileri kendi dosyalarına taşımasını bekleyebilir. Önceden yayımlanmış bir tutum, bir itiraz sırasında doğaçlama oluşturulandan daha iyidir.

Bundan sonra neye bakmalı?

  • Kaliforniya mahkemelerinin 1 Ocak 2027'den itibaren beyan yükümlülüğünü yerel kurallar, formlar veya genel talimatlarla nasıl uygulayacağı.
  • Yargı Konseyi'nin Standart 10.80'i nasıl değiştireceği ve hâkimlere de avukatlara getirilene benzer bir beyan yükümlülüğü yüklenip yüklenmeyeceği.
  • "Avukatlık faaliyetini devretme" kavramına ilişkin ilk disiplin kararı veya üst mahkeme kararı ve § 1282.1'e dayanan ilk iptal davası.
  • Türkiye'de Kızılcahamam bildiriminin sonucu ve TBB tavsiyelerinin meslek kurallarına yansıyıp yansımayacağı; Kore'de beyan önerisinin akıbeti.

Sıkça sorulan sorular

SB 574, Kaliforniya'daki avukatların yapay zekâ kullanmasını yasaklıyor mu?

Hayır. Avukatlık faaliyetinin üretken yapay zekâya devrini yasaklıyor ve kullanımı gizlilik, doğrulama ve düzeltme ile mahkemeye beyan koşullarına bağlıyor.

Ne zaman uygulanacak?

Kanun 30 Eylül 2026'da onaylandı ve ivedilik hükmü içermiyor. Bu nedenle genel kural gereği 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girecek.

Kaliforniya dışındaki avukatları etkiler mi?

§ 6068.1, Kaliforniya Barosuna kayıtlı avukatlara, atıf kuralı ise Kaliforniya mahkemelerine sunulan evraka uygulanıyor. Yabancı avukatlar bu kurallarla uygulamada Kaliforniyalı meslektaşları ve Kaliforniya'daki dosyalar aracılığıyla karşılaşacak.

Hakem yapay zekâ kullanabilir mi?

Evet, ancak karar verme sürecinin hiçbir bölümünde değil. Dosya dışından gelen yapay zekâ ürünü bilgiye dayanılacaksa bu önceden açıklanmalı ve mümkün olduğu ölçüde taraflara görüş bildirme imkânı tanınmalıdır.

Burhan Doğuş Ayparlar'ın Görüşü

Bu bölüm, sitenin kurucusu Av. Burhan Doğuş Ayparlar'ın kişisel değerlendirmesidir.

SB 574'te beni en çok etkileyen, ne kadar az yenilik içerdiği. Atıf cümlesi 2025 tarihli bir istinaf kararından, gizlilik ve beyan ifadeleri bir yargı standardından, hakem kuralları ise özel bir kuruluşun hazırladığı bağlayıcı olmayan bir metinden geliyor. Yasa koyucu, mahkemelerin ve uygulayıcıların zaten vardığı sonuçları alıp kanun gücü kazandırdı. Bence doğru sıra da bu: Yeni bir teknolojiye ilişkin meslek kuralları, meslek neyin ters gittiğini bedel ödeyerek öğrendikten sonra yazılmalı.

Beni en çok ikna eden atıf kuralı, çünkü aslında yapay zekâyla ilgili değil. İmzayı atan avukatın, kaynağı ne olursa olsun, her atfı bizzat doğrulamış olması gerektiğini söylüyor. Bu her zaman avukatın ödeviydi; yapay zekâ yalnızca ihlali kitlesel ölçekte görünür kıldı. Araca değil imzaya bağlanan bir kural, bugünün araçları eskidiğinde de anlamını korur.

Beyan yükümlülüğü konusunda ise daha temkinliyim. Üretken yapay zekâ kullanılan her belgenin, bir eşik ya da biçim belirlenmeden bildirilmesi, her dilekçenin altına konan kalıp bir cümleye dönüşme riski taşıyor. Böyle bir cümle hâkime, içeriğin kontrol edilip edilmediği hakkında hiçbir şey söylemez; oysa önemli olan yalnızca budur. Yükümlülüğün, bir aracın açılmış olmasına değil, avukatın çıktıyı doğrulamak için ne yaptığına bağlanmasını tercih ederdim.

Türkiye açısından asıl ders esasla değil usulle ilgili. TBB'nin Ağustos'ta yayımladığı rehber doğrulama yükümlülüğünü Kaliforniya kadar açık biçimde ortaya koyuyor. Beyan konusundaki daha ölçülü yaklaşımını da savunulabilir buluyorum. Eksik olan, hatalı bir atıf ile cezai bildirim arasında orantılı bir ara yol. Kızılcahamam olayı, yeni bir sorunla karşılaşan ve elinde buna uygun bir araç bulunmayan mahkemenin en ağır olanına uzandığını gösteriyor. Kaliforniya modeli dikkatsizliği hileden ayırıyor. Yaptırımı hukuk usulüne yerleştiriyor, düzeltme için süre tanıyor, büroyu sorumlu tutuyor ve disiplini baroya bırakıyor. Doğrulamadığı bir atfı sunan avukat, Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesindeki mesleki ödevini yerine getirmemiştir ve bunun hesabını baro önünde vermelidir. Bunun aynı zamanda suç olup olmadığı ise ayrı bir sorudur ve usulümüz bu ikisini aynı şeymiş gibi ele almamalıdır.

Son olarak, tahkime ilişkin hükümler hak ettiğinden daha az ilgi görecek. Tahkimin meşruiyeti, tarafların uyuşmazlıklarını çözmesi için bir kişiyi seçmesine dayanır. Gerekçesi özünde bir model tarafından kurulmuş bir hakem kararı, hangi kanun ne derse desin bu sözleşmeyi bozar. İstanbul ve Seul'deki kurumların bunu öğrenmek için Kaliforniya yasa koyucusuna ihtiyacı yok. Ama bir itiraz konuyu dayatmadan önce bunu kendi kurallarında açıkça söylemek için her türlü gerekçesi var.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık teşkil etmez. Açıklamalar; SB 574'ün leginfo.legislature.ca.gov'da yayımlanan kanunlaşmış metnine (2026 Kanunları, Chapter 858) ve yasama sürecine, Vali'nin 30 Eylül 2026 tarihli açıklamasına, Bloomberg Law'un imzaya ilişkin haberine, Noland kararına, Standart 10.80'e, SVAMC ve CIArb ilkelerine, TBB'nin 28 Ağustos 2026 tarihli rehberine ve 8 Ekim 2026 itibarıyla erişilebilen Türk ve Kore mevzuatı ile basın haberlerine dayanmaktadır. Kızılcahamam olayı ve Kore'deki mahkeme kararları basın haberlerinden aktarılmıştır; kararların metnine erişilememiştir. Kore'deki çalışma grubu önerilerinin kabul edilip edilmediği ve Kore Barolar Birliğinin resmî bir yapay zekâ rehberi yayımlayıp yayımlamadığı doğrulanamamıştır. Türk ve Kore hukukuna ilişkin değerlendirmeler genel nitelikte olup somut olaylar ayrıca değerlendirilmelidir. Yorum ve değerlendirmeler yazara aittir.