ABD'de bir federal hâkim, yapay zekâ yardımıyla hazırlanmış bir karar verdi; şimdi dava elinden alındı. ABD Beşinci Daire Federal İstinaf Mahkemesi, 22 Ekim 2026'da Mississippi Güney Bölgesi Federal Mahkemesi hâkimi Henry Wingate'in verdiği ihtiyati tedbir kararını kaldırdı ve davanın başka bir hâkime verilmesine hükmetti. İstinaf mahkemesine göre hâkimin kararlarında yapay zekânın uydurduğu içerik vardı: davada hiç yer almamış taraflar, dosyada bulunmayan beyanlar ve gerçekte var olmayan bir içtihada yapılmış atıf.

Jackson Federation of Teachers v. Fitch (No. 25-60496) kararı şu açıdan sıra dışı: Yapay zekâ hatasının bedelini bu kez bir avukat değil, bir hâkimin kararı ödüyor.

Beşinci Daire ne karar verdi?

Mahkeme, ihtiyati tedbir kararını kaldırdı ve Mississippi Güney Bölgesi Mahkemesi başkanından davayı "sonraki bütün işlemler için başka bir hâkime" vermesini istedi. Tedbir kararı artık hüküm doğurmuyor.

Kararı, Haynes ve Engelhardt ile birlikte heyeti oluşturan Hâkim Jerry E. Smith yazdı. Hâkim Haynes, karara yalnızca tedbiri kaldıran, dosyayı geri gönderen ve davanın başka hâkime verilmesini öngören son paragraf bakımından katıldı; öğretmenlerin öğrencilere ayrımcılık yapmamayı öğretmesinin hiçbir şekilde engellenmemesi gerektiğini de vurguladı.

Davanın konusu, Mississippi'nin Nisan 2025'te kabul ettiği ve House Bill 1193 olarak bilinen kanun. Kanun, devlet okulları ve üniversitelerde çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık (DEI) programlarını ve eğitimlerini kısıtlıyor. Öğretmenler, öğrenciler, veliler ve bazı kuruluşlar, kanun henüz kimseye uygulanmadan Haziran 2025'te dava açtı; kanunun ifade özgürlüğünü koruyan Birinci Ek Madde'ye aykırı ve belirsiz olduğunu ileri sürdü.

İstinaf kararı, kanunun ABD Anayasası'na uygun olup olmadığını belirlemiyor. Heyet, tedbir kararının özellikle ABD Yüksek Mahkemesinin Moody v. NetChoice (2024) ve Trump v. CASA (2025) kararları karşısında hukuken hatalı olduğunu söyledi ve yeni hâkimin uygulayacağı ölçütleri ortaya koydu. Bu yazı, kanunun kendisine ilişkin tartışmada taraf tutmuyor.

Hâkimin kararlarına yapay zekâ hataları nasıl girdi?

İstinaf kararına göre, 20 Temmuz 2025'te verilen geçici tedbir kararı (TRO: tam duruşma yapılana kadar durumu donduran kısa süreli acil karar), dosyada hiçbir karşılığı olmayan tespitler içeriyordu. İlk karar:

  • davada hiç taraf olmamış on bir kişi ve kuruluşu davacı olarak gösteriyordu;
  • bu sıfatla dava edilmemiş iki görevliyi davalı olarak sayıyordu;
  • üç yükseköğretim kurumunun kanun yüzünden DEI programlarını kapattığını, hiçbir delil olmadan, tespit ediyordu;
  • kanuna, metninde bulunmayan "eleştirel ırk teorisi" gibi ifadeler atfediyordu;
  • dosyada bulunmayan ve heyetin deyişiyle "belki de hiç var olmayan" dört kişinin beyanlarına dayanıyordu.

Eyalet, 22 Temmuz 2025'te kararın açıklanmasını istedi. Mahkeme aynı gün kararı elektronik dava dosyasından kaldırdı ve yerine, herhangi bir açıklama yapmadan, tarihi 20 Temmuz'a çekilmiş, görünüşte düzeltilmiş bir metin koydu. İlk metnin dosyaya geri konulması talebini de hataların "yazım hatası" niteliğinde olduğunu söyleyerek reddetti.

ABD Senatörü Chuck Grassley'nin bir mektupla mahkemeyi yapay zekâ kullanmakla suçlamasının ardından Hâkim Wingate, Ekim 2025'te hâkim yanında çalışan hukukçu yardımcılardan birinin (law clerk) taslağın hazırlanmasında yapay zekâ kullandığını ve bu taslağın yanlışlıkla dosyaya girdiğini kabul etti. Hataların "temel hukuki gerekçeye ya da esasa ilişkin nihai hükme" dokunmadığını savundu. İstinaf heyeti, bu kadar çok yanlış olgunun gerekçeyi hiç etkilememiş olmasını mümkün görmedi.

Düzeltilmiş kararda da uydurma bir atıf kalmıştı. İstinaf duruşmasında, metnin "Cousins v. School Bd. of City of Norfolk, 503 F.2d 422 (4th Cir. 1974)" kararına atıf yaptığı ortaya çıktı; heyet böyle bir kararın bulunmadığını tespit etti. 18 Ağustos 2025 tarihli ihtiyati tedbir kararı geçici tedbir kararındaki değerlendirmeye atıf yaptığından, uydurma içtihat bu karara da sirayet etmiş sayılabilirdi.

Dava neden hâkimin elinden alındı?

Heyet, hâkimin yanlış tespitlere dayanan önceki görüşlerini bir kenara bırakmakta ciddi güçlük çekeceğine ve tarafsız bir gözlemcinin, aynı hâkim önünde sürecek yargılamanın tarafsızlığından şüphe duyabileceğine karar verdi.

ABD federal istinaf mahkemeleri, alt mahkemeler üzerindeki denetim yetkisine ve 28 U.S.C. § 2106'ya dayanarak geri gönderilen davayı başka bir hâkime verebiliyor. Heyet bu yetkiyi "olağanüstü" ve "nadiren kullanılan" bir yetki olarak tanımladı. Beşinci Daire içtihadı iç içe geçen iki ölçüt kullanıyor. Birincisi, hâkimin hatalı bulunan görüşlerini bir kenara bırakmakta ciddi güçlük çekip çekmeyeceğine, davanın başka hâkime verilmesinin adalet görüntüsünü korumak için gerekli olup olmadığına ve bunun yaratacağı ek emeğin kazançtan ağır basıp basmadığına bakıyor. İkincisi, tarafsız bir gözlemcinin hâkimin tarafsızlığını sorgulayıp sorgulamayacağını soruyor.

Heyete göre iki ölçüt de karşılanmıştı. Hâkim, uydurma "olguları" karardan çıkarmış, ancak kararın onlar olmadan neden ayakta kaldığını açıklamamıştı. Kararda, "yapay zekâ halüsinasyonlarının ve hukuki hataların yarattığı mahcubiyet" karşısında hâkimin ilk görüşünü haklı çıkarmaya çalışması anlaşılır ama haksız bir eğilim olurdu; davanın aynı hâkime geri gönderilmesi de yargıya duyulan saygıyı zedelerdi.

Heyet, ilk derece yargılamasını "berbat bir iş" olarak nitelendirdi ve hâkimin "yalanlara ve uydurmalara dayanan özensiz kararlar" verdiğini yazdı. Buna karşın hâkime herhangi bir yaptırım uygulamadı, disiplin yoluna da başvurmadı; seçtiği çözüm davanın başka hâkime verilmesi oldu.

Hâkimin yapay zekâ hatası neden avukatınkinden daha ağır?

Avukatın dilekçesindeki uydurma atıfı mahkeme yakalayabilir; kararın içindeki uydurma atıf ise doğrudan mahkemenin kendi sözüdür.

Bugüne kadarki emsal dosyalar ağırlıkla avukatlarla ilgiliydi. 2023'teki Mata v. Avianca kararı ile başlayan süreci iki bin uydurma atıfı inceleyen analizimizde ele almıştık. Hâkimlerle ilgili kararlar daha seyrek. Eylül 2026'da Arizona İstinaf Mahkemesi, hâkim yapay zekâyla üretilmiş bir maktul videosuna dayandığı için cezayı kaldırmıştı; Kolombiya Anayasa Mahkemesi de hâkimlerin ChatGPT kullanımına ilişkin ilkeler belirlemişti. Beşinci Daire kararı bunlara üç nokta ekliyor:

  • Hâkim, yanında çalışanların yaptığından da sorumlu. Karar, aracı kim kullanmış olursa olsun metni hâkime atfediyor.
  • Dosyanın bütünlüğü, atıf kadar önemli. Kararın açıklama yapılmadan kaldırılması ve yerine eski tarihli bir metin konulması denetimi zorlaştırdı. Heyet, davalıların ilk metnin bir örneğini dilekçelerine ekleyerek dosyaya sunmuş olmasını "şans" olarak nitelendirdi.
  • "Yazım hatası" demenin sınırı var. Uydurma taraflar ve beyanlar maddi hata değildir.

Hâkim yapay zekâ kullanabilir mi? Türkiye'de kurallar ne diyor?

Türkiye'de hâkimlerin üretken yapay zekâ kullanımını özel olarak düzenleyen bağlayıcı bir kurala rastlamadık; ancak yürürlükteki kurallar, kararın gerçek olgulara ve gerçek hukuka dayanmasını ve bunun gerekçede gösterilmesini zaten şart koşuyor.

En yakın yönlendirme Hâkimler ve Savcılar Kurulundan (HSK) geliyor. Kurul Genel Kurulunun 15.10.2025 tarihli ve 2025/1269 sayılı kararıyla kabul edilen Türk Yargı Etiği Bildirgesi Rehberi, gelişen teknolojinin ve yapay zekâ olanaklarının yargılama faaliyetinin ana süjesinin hâkimler ve savcılar olduğu gerçeğini değiştirmediğini, hukuki sürecin hâkimlerin ve savcıların "bizzat kontrolünde" olmasının önem taşıdığını belirtiyor.

Anayasa'nın 141. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararı gerekçeli olarak yazılır. HMK'nın 27. maddesi, kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini hukuki dinlenilme hakkının parçası sayıyor. CMK'nın 34. maddesi de kararların gerekçeli yazılmasını istiyor; 289. maddenin birinci fıkrasının (g) bendine göre hükmün 230. maddede öngörülen gerekçeyi içermemesi temyizde hukuka kesin aykırılık hâlidir.

Sessiz düzeltmenin de Türk hukukunda sınırı var. HMK'nın 304. maddesi mahkemeye yalnızca "yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar"ı düzeltme imkânı veriyor; hüküm tebliğ edilmişse hâkim tarafları dinlemeden düzeltme yapamıyor. Bana göre uydurma taraflar ve beyanlar bu türden hatalar değildir. Hâkimin tarafsızlığından şüphe eden taraf ise HMK'nın 36. veya CMK'nın 24. maddesine göre hâkimin reddini isteyebilir.

Türk mahkemeleri daha iyi bir örnek de ortaya koydu. Nisan 2026'da İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, yabancı kararları doğrulamak ve çevirmek için yapay zekâdan yararlandığını gerekçeli kararında açıkladı. Eylül 2026'da Anayasa Mahkemesi Başkanı da yapay zekânın hâkimin yerine geçmemesi, onu desteklemesi gerektiğini söyledi.

Yapay zekâ ile dilekçe yazan avukat neye dikkat etmeli?

Avukatlar için kurallar daha net: Yapay zekâdan gelen hiçbir içtihat ya da mevzuat bilgisi doğrulanmadan dosyaya giremez.

Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesi avukatları görevlerini "özen, doğruluk ve onur içinde" yerine getirmekle yükümlü tutuyor. Türkiye Barolar Birliğinin 2026 tarihli Avukatlar İçin Yapay Zekâ Kullanımı Tavsiye Rehberi, yapay zekâdan elde edilen hiçbir mevzuat hükmünün, içtihadın, atfın veya maddi vakıanın resmî ve güvenilir kaynaktan teyit edilmeden mahkemeye sunulamayacağını söylüyor. Rehbere göre uydurma içtihat veya atıf sunulması, somut olayın özelliklerine göre mesleki özen yükümlülüğünün ağır ihlali sayılabilir. Haziran 2026'da basına yansıyan bir olayda Kızılcahamam'da bir mahkeme, dilekçede yapay zekânın yanlış yazdığı Yargıtay künyeleri üzerine baroya ve savcılığa bildirimde bulunmuştu.

Kore ve Avrupa hâkimlerin yapay zekâ kullanımına nasıl yaklaşıyor?

Her ikisinde de mahkemeler için yazılı yönlendirmeler var; ancak hiçbiri Beşinci Daire'nin vardığı noktaya gitmiş değil.

Kore. Herald Economy (헤럴드경제) gazetesine göre Kore Yüksek Mahkemesine bağlı Mahkeme İdaresi Ofisi (법원행정처), Şubat 2026'da "Hâkimler için Yapay Zekâ Rehberi"ni duyurdu. Rehber halüsinasyon, veri yanlılığı ve kişisel veri risklerini ele alıyor; örnek kullanımlarında dava dosyalarını doğrudan girmek yerine anonimleştirilmiş veriler kullanıyor. Aynı gazetenin Mart 2026 haberine göre bir yargı çalışma grubu, yapay zekâyla uydurulmuş içerik sunulmasına karşı önlemler önerdi; yargılama giderlerinin bu tarafa yükletilmesi ve avukatların Kore Barolar Birliğine bildirilmesi bunların arasında. Haziran 2026'da Kore Patent Mahkemesi, avukatın yapay zekâdan alıp doğrulamadan sunduğu içtihatların var olmadığını kararına yazdı.

Avrupa. Türkiye'nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi bünyesindeki Avrupa Adaletin Etkinliği Komisyonu (CEPEJ), 4-5 Aralık 2025'teki genel kurulunda mahkemelerde üretken yapay zekâ kullanımına ilişkin bağlayıcı olmayan rehber ilkeleri (CEPEJ(2025)18Final) kabul etti. İlkeler "hukuki halüsinasyonları" hukuki güvenlik için ciddi bir risk sayıyor, kararın nihai ve münhasır sorumluluğunu hâkime bırakıyor, hâkimden her yapay zekâ çıktısını karara geçirmeden önce titizlikle incelemesini istiyor ve tarafların kararın hangi bölümlerinde yapay zekâ desteği alındığını bilme hakkı olduğunu belirtiyor (paragraf 52, 56 ve 61). AB'de ise Yapay Zekâ Tüzüğü, yargı makamlarına olguları ve hukuku araştırma ve yorumlamada yardımcı olması amaçlanan sistemleri yüksek riskli sayıyor (Ek III, 8(a)); 61. gerekçe de nihai kararın "insan eliyle verilen bir faaliyet" olarak kalması gerektiğini vurguluyor.

Mahkemeler ve hukuk büroları bu karardan ne çıkarmalı?

Yapay zekâ kullanımı, imzadan ve dosyaya sunmadan önce kayıt altına alınmalı ve bir insanın denetiminden geçmeli. Mahkemeler ve hukuk büroları için bu şu anlama geliyor:

  • bir karar veya dilekçe hazırlanırken yapay zekânın ne zaman ve kim tarafından kullanıldığını kaydetmek;
  • her atfı, alıntıyı ve olguyu resmî veri tabanları ve dava dosyasıyla karşılaştırmak;
  • hataları açıkça düzeltmek ve ilk metni dosyada tutmak;
  • yapay zekâ karara yön verdiyse bunu, İstanbul'daki mahkemenin yaptığı gibi, açıklamak;
  • dava dosyalarını herkese açık yapay zekâ araçlarına yüklememek; KVKK'nın avukatlara hatırlattığı gibi dosyayı bir sohbet robotuna yapıştırmak yurt dışına veri aktarımı sayılabilir.

Bundan sonra ne izlenmeli?

Mississippi'de davaya bakacak yeni hâkim, Moody ölçütünü heyetin tarif ettiği şekilde uygulayacak; olağan kurallar çerçevesinde Beşinci Daire'nin genel kurul incelemesi gibi başka kanun yolları da mümkün. Türkiye'de ise HSK'nın veya Adalet Bakanlığının yargıda yapay zekâ kullanımına ilişkin uygulamaya dönük kurallar çıkarıp çıkarmayacağı ve Kızılcahamam'daki bildirimin nasıl sonuçlanacağı izlenmeli.

Sıkça sorulan sorular

ABD'de hâkim yapay zekâ ile karar mı yazdı?

Beşinci Daire'nin 22 Ekim 2026 tarihli kararına göre Mississippi Güney Bölgesi hâkimi Henry Wingate, Temmuz 2025'teki geçici tedbir kararının hazırlanmasında yapay zekâ kullanıldığını kabul etti ve hataları yardımcısının yapay zekâ kullanımına bağladı. Kararda davada taraf olmayanlar davacı gösterilmiş, dosyada bulunmayan beyanlara dayanılmıştı.

Hâkim Wingate davadan alındı mı?

Evet. Beşinci Daire, Jackson Federation of Teachers v. Fitch davasında Hâkim Wingate'in ihtiyati tedbir kararını kaldırdı ve Mississippi Güney Bölgesi Mahkemesi başkanından davayı sonraki bütün işlemler için başka bir hâkime vermesini istedi. Karar, hâkim hakkında herhangi bir yaptırım öngörmüyor.

Beşinci Daire Mississippi'nin DEI kanununu onayladı mı?

Hayır. Beşinci Daire, House Bill 1193'e karşı verilen ihtiyati tedbir kararını kaldırıp dosyayı geri gönderdi; kanunun ABD Anayasası'na uygun olduğuna hükmetmedi. Yeni hâkimin davayı karara bağlarken uygulayacağı ölçütleri, Moody v. NetChoice dâhil, ortaya koydu.

Yapay zekâ hâkim olabilir mi?

Türk hukukunda hayır. Anayasa'nın 9. maddesine göre yargı yetkisi bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır; 141. madde de her kararın gerekçeli yazılmasını ister. HSK'nın 2025 tarihli Türk Yargı Etiği Bildirgesi Rehberi, yapay zekânın yargılamanın ana süjesinin hâkim olduğu gerçeğini değiştirmediğini söylüyor. CEPEJ ilkeleri ve AB Yapay Zekâ Tüzüğü de nihai kararı insana bırakıyor.

Yapay zekâ ile dilekçe yazılır mı?

Yazılabilir, ancak sorumluluk avukatta kalır. Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesi özen ve doğruluk ister; Türkiye Barolar Birliğinin 2026 tarihli rehberi, yapay zekâdan gelen içtihat ve mevzuat bilgisinin resmî ve güvenilir kaynaktan teyit edilmeden mahkemeye sunulmamasını öngörüyor. Kızılcahamam'da bir mahkeme, hatalı künyeler üzerine baroya ve savcılığa bildirim yaptı.

Burhan Doğuş Ayparlar'ın Görüşü

Bu dava yapay zekâdan çok dürüstlük ve dosyanın bütünlüğüyle ilgili. Bir yardımcının araçla hata yapması tanıdık bir durum. Hatayı davanın başka hâkime verilmesine dönüştüren, sonrasında olanlar oldu: açıklamasız değiştirilen bir karar, eski tarih atılmış bir metin ve uydurma taraflarla tanıklar için kullanılan "yazım hatası" nitelemesi.

Türkiye için çıkarılacak ders somut. Var olmayan bir karara dayanan gerekçe, gerekçe değildir ve bu, doğrudan Anayasa'nın 141. maddesine dokunur. HSK Rehberi doğru ilkeyi koyuyor; ancak hâkime neyi kaydedeceğini, neyi kontrol edeceğini ve neyi açıklayacağını söylemiyor. İstinaf ve temyiz denetimi ancak ilk derece kararının nasıl oluştuğunu görebildiği ölçüde işler. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi uygulanabilir bir model gösterdi: Yapay zekânın ne için kullanıldığını ve hâkimin neye tek başına karar verdiğini gerekçede yazmak.

Avukatlar bu kararı bir rahatlama olarak değil, bir ayna olarak okumalı: Kürsünün iki tarafında da aynı doğrulama standardı geçerli olmalı.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık teşkil etmez. Yazı, ABD Beşinci Daire Federal İstinaf Mahkemesinin 22 Ekim 2026'da yayımlanan Jackson Federation of Teachers v. Fitch (No. 25-60496) kararına dayanmaktadır; karara 25 Ekim 2026'da başvurulmuştur. İlk derece yargılamasına ve Hâkim Wingate'in mektubuna ilişkin bilgiler bu karardan alınmıştır. Kararın dipnotlarındaki mektup tarihleri metindeki sıralamayla örtüşmediğinden kesin tarih verilmemiştir. Ayrıca HSK Rehberi, CEPEJ(2025)18Final (Fransızca metin; çeviriler yazara aittir), (AB) 2024/1689 sayılı Tüzük ve mevzuat.gov.tr'de yayımlanan Türk mevzuatı incelenmiştir. TBB Rehberi, Birliğin internet sitesinde (barobirlik.org.tr) yayımlanan PDF metninden okunmuştur; Kore'deki önlemler Herald Economy'nin haberlerine dayanmaktadır; bağlantısı verilen karar notlarının bir kısmı basın haberlerine dayanmaktadır. Yorum ve değerlendirmeler yazara aittir.