Ne oldu?

Güney Kore Medya ve İletişim Komisyonu (방송미디어통신위원회, KMCC), 30 Eylül 2026'da Gwacheon Hükümet Kompleksi'nde toplanan 2026 yılı 39. genel kurulunda "ilk dönem vizyonu ve temel politikalarını" kabul etti. Vizyonun adı "halkla birlikte medya temel toplumu" (국민과 함께하는 미디어 기본사회). Belge dört hedef ve on iki politika görevi üzerine kurulu. Komisyonun Ekim 2025'te faaliyete başlamasından bu yana kabul ettiği ilk vizyon belgesi bu.

Komisyonun basın duyurusuna göre dört hedef şunlar: herkes için evrensel erişim, halkın öncülüğünde etkin katılım, güvenlik ve güvene dayalı özerk seçim, yenilik ve birlikte büyümeye dayalı sürdürülebilir bir ekosistem. Yapay zekâya ilişkin başlıklar üçüncü hedefin altında ve genel ifadelerle yer alıyor: yapay zekâ ile üretilen içeriğin "dağıtım ve yönetim sistemi", kullanıcıların bilgi edinme ve seçim hakkını güçlendirecek biçimde yeniden düzenlenecek; öneri algoritmaları daha şeffaf hâle getirilecek; yayıncılık ve medya alanı için yapay zekâ etik ilkeleri hazırlanacak. Duyuruda kanun değişikliğine ilişkin ayrıntı ya da hedef tarih yer almıyor. Çok daha iddialı olan ayrıntılar basın toplantısında açıklandı ve Electronic Times, MTN, Nocut News gibi yayın organlarında aktarıldı.

Kurumun kendisine ilişkin bir not: KMCC, yalnızca adı değiştirilmiş Kore İletişim Komisyonu değil. Kore Ulusal Meclisi'nin 27 Eylül 2025'te kabul ettiği Kore Medya ve İletişim Komisyonunun Kuruluşu ve İşleyişi Hakkında Kanun ile Kore İletişim Komisyonu kaldırıldı ve KMCC, Cumhurbaşkanına bağlı merkezî bir idari kurum olarak kuruldu; yeni kurum 1 Ekim 2025'te çalışmaya başladı. Ücretli yayın ve yeni medya politikasını da Bilim ve Bilgi-İletişim Teknolojileri Bakanlığından (MSIT) devraldı. Kanuna göre Komisyon yedi üyeden oluşuyor. İlk başkan, Yonsei Üniversitesi'nde anayasa hukuku profesörü olan Kim Jong-cheol, Kasım 2025 sonunda aday gösterildi ve Aralık'ta göreve başladı. Kim, vizyonu "bir son değil, bir başlangıç" olarak niteledi.

Plan neler öngörüyor?

İçerik paylaşanlara etiketleme yükümlülüğü. Komisyon, Bilgi ve İletişim Ağlarının Kullanımının Teşviki ve Bilgi Güvenliği Hakkında Kanun'da (kısaca Ağ Kanunu) değişiklik yapılmasını hedefliyor. Buna göre yapay zekâ ile üretilmiş içerik paylaşan kullanıcılar, içeriğin yapay zekâ ile üretildiğini belirtmek zorunda olacak. Sıradan kullanıcıların yapay zekâ etiketini bozması, sahtesini yapması veya değiştirmesi de yasaklanacak.

Portal ve platformlara yönetim sorumluluğu. Portal ve platform işletmecileri, paylaşanların ve kullanıcıların etiketleme yükümlülüğüne uyup uymadığını yönetmekten sorumlu tutulacak. Basına yansıyan bilgiler bunu uyumun "yönetilmesi" olarak tarif ediyor; etiketsiz her içeriği tespit etme yükümlülüğünden söz edilmiyor. Ancak taslak metin henüz yayımlanmadı.

Takvim ve uyum. Duyuruda tarih verilmiyor. MTN ve The Fact (더팩트), Komisyonun etiketleme değişikliğini Aralık 2026'ya kadar hayata geçirmeyi hedeflediğini yazıyor. MTN'ye göre Komisyon, değişikliğin Yapay Zekâ Temel Kanunu ile uyumlu olması için MSIT ile istişare edecek. The Fact ise daha kapsamlı bir yapay zekâ kullanıcılarını koruma çerçevesi için hem ayrı bir kanunun hem de Ağ Kanunu'na "yapay zekâ kullanıcılarının korunması" başlıklı yeni bir kısım eklenmesinin orta ve uzun vadeli seçenekler olarak değerlendirildiğini aktarıyor.

Öneri algoritmaları. Öneri sistemleri de düzenleme kapsamına alınacak. Platformlar; öneri uygulanıp uygulanmadığını, sistemin nasıl çalıştığını ve önemli değişiklikleri kullanım koşullarında ve şeffaflık raporlarında açıklayacak. Kullanıcılar, algoritmik öneri alıp almayacaklarını ve hangi biçimde alacaklarını seçebilecek. MTN, Electronic Times ve The Fact'e göre bu değişiklik için hedef tarih Haziran 2027.

Yayıncılık için yapay zekâ etik ilkeleri. MTN ve Nocut News'e göre Komisyon, 2026 sonuna kadar "yayıncılık alanında yapay zekâ kullanımına ilişkin etik ilkeler" yayımlamayı planlıyor. Yapay zekâ kullanan yayıncılarda son doğrulama ve sorumluluk insanda kalacak, yapay zekâ ile üretilen içerik ekranda veya sesli olarak belirtilecek. Haber ve güncel olaylar programları için ayrı ve daha sıkı ilkeler, gerçek çekim veya kayıt sanılabilecek yapay zekâ üretimi "kanıtlardan" ve gerçek kişilerin yeniden canlandırılmasından kaçınılmasını öngörecek. Bir Komisyon yetkilisi Nocut News'e, ilkelerin görüş alındıktan sonra kesinleşecek, hukuki bağlayıcılığı olmayan ve gönüllü uygulamayı amaçlayan bir rehber olacağını söyledi.

Paketin geri kalanı. Pakette ayrıca yayıncılık ve OTT hizmetlerini kapsayan tek bir medya kanunu (Nocut News'e göre taslak Aralık 2026'da hazır olacak), tekrarlanan veri sızıntıları nedeniyle yenilenebilir hâle getirilecek "bağlantı bilgisi" (CI) kimlik değeri ve Financial News'e göre özel sektördeki doğruluk kontrolünü destekleyecek bir şeffaflık merkezi yer alıyor.

Etiketleme fikri yeni değil. Hükümet 10 Aralık 2025'te, reklamlardaki yapay zekâ üretimi sahte doktorlara karşı bir "yapay zekâ üretimi içerik etiketleme sistemi" açıklamış ve Ağ Kanunu değişikliğini 2026'nın ilk çeyreği ya da ilk yarısı için vaat etmişti. O tarih geçti; yeni vizyon planı genişletiyor ve hedef tarihi yeniden belirliyor.

Kore'de bugün yürürlükte olan kurallar

Bu, Kore'nin ilk yapay zekâ etiketleme kuralı değil. Kore'de hâlihazırda iki yasal etiketleme rejimi bulunuyor; sektöre özgü bir reklam yasağı da kanunlaştı.

Yapay Zekâ Temel Kanunu, madde 31. 20676 sayılı Kanun olarak kabul edilen ve son olarak 20 Ocak 2026 tarihli 21311 sayılı Kanunla değiştirilen Yapay Zekânın Geliştirilmesi ve Güven Temelinin Oluşturulması Hakkında Temel Kanun 22 Ocak 2026'dan beri yürürlükte. Kanunun 31. maddesi üç şeffaflık yükümlülüğü getiriyor:

  • 31/1: Yüksek etkili veya üretken yapay zekâ kullanan bir ürün ya da hizmet sunan yapay zekâ işletmecisi, ürünün veya hizmetin yapay zekâya dayandığını kullanıcıya önceden bildirmek zorunda.
  • 31/2: Üretken yapay zekâyı ya da onu kullanan bir ürün veya hizmeti sunan işletmeci, çıktının üretken yapay zekâ tarafından üretildiğini belirtmek zorunda.
  • 31/3: Bir yapay zekâ sistemi gerçeğinden ayırt edilmesi güç sanal ses, görüntü veya video üretiyorsa, işletmeci bunu kullanıcıların açıkça fark edebileceği biçimde bildirmek ya da etiketlemek zorunda. Sanatsal veya yaratıcı eserlerde bu bildirim, eserin sergilenmesini ya da izlenmesini engellemeyecek bir biçimde yapılabilir.

Yükümlülüğün muhatabı, 2. maddenin 7. bendinde tanımlanan "yapay zekâ işletmecisi": yapay zekâ geliştiricisi ya da başka bir geliştiricinin yapay zekâsını kullanarak yapay zekâ ürünü veya hizmeti sunan işletme. 2. maddenin 8. bendindeki "kullanıcı" ise yapay zekâ ürünü veya hizmetinden yararlanan kişi. Bu kurguda, bir yapay zekâ aracıyla video hazırlayıp paylaşan kişi yükümlü değil, kullanıcı konumundadır. Kanunun yürürlüğe girdiği sırada basına yansıyan hükümet rehberi de yapay zekâyı yalnızca iş veya yaratıcı üretim aracı olarak kullananların kapsam dışında kaldığını teyit ediyor. Aynı haberlere göre hizmetin dışına çıkan çıktılarda görünür ya da işitilir bir filigran veya makinece okunabilir üst veri bulunmalı; deepfake içerikler ise nerede olursa olsun insanların fark edebileceği bir etiket taşımalı.

Yaptırım tarafı, lafzın düşündürdüğünden daha hafif. 43. maddenin 1. fıkrasındaki 30 milyon wona kadar idari para cezası doğrudan yalnızca 31/1'deki ön bildirimin yapılmamasına bağlanmış. 31/2 ve 31/3'e aykırılıklar, MSIT'in 40. maddedeki inceleme yetkisi ve düzeltme emirleriyle ele alınıyor; para cezası ancak emre uyulmazsa gündeme geliyor. Hükümet ayrıca para cezası uygulanmadan önce en az bir yıllık geçiş süresi tanıyacağını açıkladı. 4. maddenin 1. fıkrası ise yurt dışında gerçekleşse de Kore pazarını veya Koreli kullanıcıları etkileyen faaliyetleri kapsama alıyor.

Kamu Görevlileri Seçim Kanunu, madde 82-8. Kore seçim kanununda 28 Aralık 2023'ten beri yalnızca işletmeleri değil "herkesi" bağlayan bir deepfake kuralı var. Seçim gününden önceki 90 gün içinde ve seçim günü kampanya amaçlı deepfake tümüyle yasak; ihlalin yaptırımı yedi yıla kadar hapis veya 10 ila 50 milyon won adli para cezası (m. 255/5). Bu süre dışında kampanya amaçlı deepfake içerikler, Ulusal Seçim Komisyonu kurallarında belirlenen biçimde, yapay zekâ ile üretilmiş sanal bilgi olduğunu gösteren bir etiket taşımak zorunda; etiket kullanılmaması 10 milyon wona kadar idari para cezası gerektiriyor (m. 261/3-4). Adaylar hakkında yalan beyan yaymak için etiketsiz deepfake kullanılması hâlinde ağırlaştırılmış cezalar uygulanıyor (m. 250/4).

Reklam. Kore Ulusal Meclisi 23 Nisan 2026'da İlaç Kanunu, Gıdaların Etiketlenmesi ve Reklamı Hakkında Kanun ve Kozmetik Kanunu'nda değişiklik yaptı. Bu değişiklikler, yapay zekâ ile üretilmiş doktor, diş hekimi veya diğer meslek mensuplarının gıda, ilaç ya da kozmetik ürünlerin etkinliğine kefil olduğu reklamları yasaklıyor. Bu bir etiketleme kuralı değil, bir yasak; yalnızca bu sektörlerle sınırlı ve yayımdan birkaç ay sonra yürürlüğe giriyor. Bundan ayrı olarak, Adil Ticaret Komisyonunun güncellenen tavsiye ve onay (endorsement) yönergelerinin, tavsiyede bulunan kişinin yapay zekâ ile üretilmiş sanal bir karakter olduğunun reklamverence açıkça belirtilmesini istediği bildiriliyor.

Ortaya çıkan tablo parçalı. Yapay zekâ sağlayıcıları içeriği üretim noktasında etiketlemek zorunda. Kampanya amaçlı deepfake içerikleri herkes etiketlemek zorunda. Ancak seçimler ve reklamverenlere yönelik kurallar dışında kimsenin yapay zekâ içeriğini paylaşırken etiketleme yükümlülüğü yok ve hiçbir platformun bunu denetleme yükümlülüğü bulunmuyor.

Kanun gerektiren adımlar ve zor sorular

Planın bağlayıcı unsurlarının tamamı (paylaşanın yükümlülüğü, etiketin bozulması yasağı, platformun yönetim yükümlülüğü ve algoritma açıklamaları) Ulusal Meclis'in kabul edeceği bir kanunu gerektiriyor; yalnızca rehber niteliğindeki yayıncılık ilkeleri bunun dışında. İlgili bir teklif zaten Meclis'te bekliyor: Demokrat Parti milletvekili Seo Young-seok, Ocak 2026'da yapay zekâ ile üretilmiş ses, görüntü ve videolar için etiketleme getiren, etiketin bozulmasını veya sahtesinin yapılmasını yasaklayan ve platformlara teknik ve idari tedbir alma yükümlülüğü yükleyen bir Ağ Kanunu değişikliği teklif etti. Komisyonun Aralık'ta açıklayacağı metin büyük olasılıkla ya bu teklifin üzerine inşa edilecek ya da onun yerini alacak.

Plan, bilinçli olarak arz tarafındaki bir yükümlülükten dağıtım zincirindeki bir yükümlülüğe geçişi temsil ediyor. 31. madde aracı düzenliyor; KMCC'nin planı ise çıktıyı yayımlayan kişiyi ve onu taşıyan aracı hizmet sağlayıcıyı düzenleyecek. Bu geçiş, basın toplantısında yanıtlanmayan bazı soruları gündeme getiriyor.

Bilgi unsuru. Paylaşan kişi ancak yapay zekâ ile üretildiğini bildiği içeriği etiketleyebilir. İçerikler yeniden paylaşılıyor, ekran görüntüsü alınıyor, yeniden sıkıştırılıyor; birçok kullanıcı paylaştığı içeriğin kaynağını bilmiyor. Bilgi veya kast unsuru içermeyen bir yükümlülük ya uygulanamaz ya da adaletsiz olur. Anayasanın ifade özgürlüğüne sağladığı koruma, kanun koyucuyu bu ikisi arasında bir tercih yapmaya zorlayacak.

Tanımlar. AB Yapay Zekâ Tüzüğü, "standart düzenleme için yardımcı işlev" gören yapay zekâyı kapsam dışında tutuyor. Her türlü "yapay zekâ ile üretilmiş içeriği" kapsayan bir Ağ Kanunu yükümlülüğü, dikkatle sınırlanmazsa filtreleri, çözünürlük artırmayı ve yapay zekâ destekli düzenlemeyi de içine alır. Yapay Zekâ Temel Kanunu'nun 5. maddesinin 2. fıkrası, yapay zekâya ilişkin diğer kanunların bu kanunun amacına uygun olmasını şart koşuyor; bu da MSIT ile yapılacak istişareye gerçek bir ağırlık kazandırıyor.

Platformun özen ölçütü. Uyumu "yönetmek"; bir yükleme seçeneği ve bir politika, bildirim üzerine işlem ya da proaktif tespit anlamına gelebilir. Sonuncusu, platform sorumluluğu ilkeleriyle ve tespit teknolojisinin bugünkü düzeyiyle kolay bağdaşmaz. Maliyeti belirleyecek olan, yükümlülüğün nasıl kurgulanacağı.

Etiketin bozulması yasağı. Yapay Zekâ Temel Kanunu sağlayıcılardan filigran veya üst veri eklemelerini istiyorsa, bunların silinmesini yasaklayan bir kural bu yatırımı zincirin aşağısında da korur. Ancak üst veri; sıkıştırma, yeniden boyutlandırma ve biçim dönüştürme gibi olağan yükleme işlemleri sırasında, kimse bunu amaçlamadan da kaybolabilir. Kullanıcılara yönelik bir bozma yasağı, uygulamada yükleme altyapısına ilişkin bir tasarım şartına dönüşebilir.

Yaptırımlar. Basın toplantısında etiketleme yapmayan bir kullanıcıya ne olacağı açıklanmadı. Açıklanmamış yapay zekâ görüntüleri nedeniyle bireylere para cezası verilmesi önemli bir adım olur.

AB ile karşılaştırma

AB Yapay Zekâ Tüzüğü'nün 50. maddesi 2 Ağustos 2026'dan beri uygulanıyor. Madde, yükü iki aktör arasında paylaştırıyor:

  • 50/2: Üretken yapay zekâ sistemlerinin sağlayıcıları, çıktıların makinece okunabilir biçimde işaretlenmesini ve yapay olarak üretildiğinin veya manipüle edildiğinin tespit edilebilmesini sağlamak zorunda. Sistemin standart düzenleme için yardımcı bir işlev gördüğü ya da girdi verisini esaslı biçimde değiştirmediği ölçüde bu yükümlülük uygulanmıyor.
  • 50/4: Deepfake üreten bir sistemi kullanan uygulayıcılar (deployer), içeriğin yapay olarak üretildiğini veya manipüle edildiğini açıklamak zorunda; açıkça sanatsal, yaratıcı, hiciv niteliğinde veya kurgusal eserler için daha hafif bir rejim var. Kamuoyunu kamu yararını ilgilendiren konularda bilgilendirmek amacıyla yayımlanan yapay zekâ üretimi metinler için de aynı kural geçerli. Ancak metin insan denetiminden veya editoryal kontrolden geçmişse ve biri yayının editoryal sorumluluğunu üstlenmişse açıklama gerekmiyor.

Belirleyici fark tanımda. Tüzüğün 3. maddesinin 4. bendine göre "uygulayıcı" kavramı, yapay zekâ sistemini "kişisel ve mesleki olmayan bir faaliyet kapsamında" kullanan kişiyi kapsamıyor. Dolayısıyla AB'nin etiketleme yükümlülüğü mesleki kullanıcılarda duruyor; eğlence amacıyla sentetik bir görüntü paylaşan birey için 50. madde kapsamında bir yükümlülük doğmuyor. Kore'nin planı ise tam olarak bu kişiyi yasal bir yükümlülüğün muhatabı yapacak.

Avrupa Komisyonu'nun 50. maddeye ilişkin soru-cevap metnine göre 2 Ağustos 2026'dan önce piyasaya sürülen sistemlerin sağlayıcıları, 50/2'deki işaretleme yükümlülüğünü 2 Aralık 2026'ya kadar yerine getirmek zorunda. Para cezaları 15 milyon avroya veya dünya çapındaki cironun yüzde 3'üne kadar çıkabiliyor. Yapay zekâ ile üretilen içeriğin işaretlenmesi ve etiketlenmesine ilişkin gönüllü uygulama kuralları da tamamlandı; soru-cevap metnine göre Komisyon ve Yapay Zekâ Kurulu bu metni yeterli buldu.

AB'de platformlara ilişkin kurallar başka bir düzenlemede yer alıyor. Dijital Hizmetler Tüzüğü (DSA), çevrim içi platformların öneri sistemlerinin temel parametrelerini kullanım koşullarında açıklamasını zaten şart koşuyor (m. 27); çok büyük platformların da profillemeye dayanmayan en az bir öneri seçeneği sunması gerekiyor (m. 38). KMCC'nin algoritma planı bu hükümlere çok benziyor. Etiketleme konusunda ise DSA, gerçeğe yakın üretilmiş veya manipüle edilmiş içerik için "belirgin işaretleri" çok büyük platformların olası risk azaltma tedbirleri arasında sayıyor (m. 35/1-k). Bu, en büyük hizmetler için risk temelli bir seçenek; tüm platformlara kullanıcıların etiketlemesini yönetme yükümlülüğü getiren genel bir kural değil.

Kore bu yolda ilk olmayacak. Çin'in 1 Eylül 2025'ten beri yürürlükte olan Yapay Zekâ ile Üretilen Sentetik İçeriğin Etiketlenmesine İlişkin Tedbirleri, yapay zekâ ile üretilmiş içerik yayımlayan kullanıcıların bunu beyan etmesini ve platformun etiketleme araçlarını kullanmasını şart koşuyor, etiketlerin silinmesini veya bozulmasını yasaklıyor (m. 10) ve platformlara gömülü etiketleri kontrol edip sentetik olduğundan şüphelenilen içeriği işaretleme yükümlülüğü getiriyor (m. 6). KMCC planının üç unsuru bu modelle büyük ölçüde örtüşüyor.

Kısacası AB, etiketlemeyi kaynakta yapıyor ve en büyük platformlardan sistemik riski yönetmelerini istiyor. Kore ise buna her paylaşan için bir yükümlülük ve her platform için bir yönetim yükümlülüğü ekleyecek. Bu, Kore rejimini Çin'inkiyle birlikte büyük hukuk düzenleri arasındaki en kapsamlı etiketleme rejimlerinden biri hâline getirir.

Türkiye: Etiketleme kuralı yok, altı saatlik süre öngören bir teklif var

Türkiye'de yürürlükte bir yapay zekâ etiketleme yükümlülüğü bulunmuyor. Yapay zekâya ilişkin genel bir kanun yok; 5651 sayılı İnternet Kanunu da 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu da yapay zekâ ile üretilen içeriğin işaretlenmesini öngörmüyor. Zarar verici deepfake içeriklere karşı başvurulabilecek yollar genel çerçevede kalıyor: 5651 sayılı Kanun kapsamındaki erişim engelleme ve içeriği yayından çıkarma yolları, kişilik hakkına dayalı talepler ve Türk Ceza Kanunu'ndaki genel suç tipleri.

Konuyla ilgili iki meclis girişimi var ve ikisi de kanunlaşmadı. 24 Haziran 2024'te sunulan genel nitelikli Yapay Zekâ Kanun Teklifi (2/2234) Meclis kayıtlarına göre o tarihten beri komisyonda bekliyor. Bir MHP milletvekilinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik öngördüğü bildirilen ayrı teklifi ise 2025 sonbaharında sunuldu; basında teklifin sunulduğu tarih farklı veriliyor (Eylül başı ve 7 Kasım 2025). Yayımlanan özetlere göre teklif, kişilik haklarını ihlal eden veya kamu güvenliğini tehdit eden yapay zekâ üretimi içeriklerin altı saat içinde kaldırılmasını ya da bunlara erişimin engellenmesini, deepfake içeriklerde "yapay zekâ tarafından üretilmiştir" ibaresinin yer almasını ve içerik sağlayıcılar ile yapay zekâ geliştiricilerinin sorumlu tutulmasını öngörüyor. Haberlere göre ibareyi kullanmayanlara 500 bin ile 5 milyon lira arasında, içeriği kaldırmayanlara ise 10 milyon liraya kadar idari para cezası verilebilecek. Teklifi Meclis kayıtlarında bulamadık; esas numarasını ve güncel durumunu teyit edemedik.

Türk teklifi AB modelinden çok Kore planına yakın: yükümlülüğü içerik sağlayıcılara yüklüyor, Kore planının bilgi unsuru, tanımlar ve platformun özen ölçütüne ilişkin açık sorularını paylaşıyor ve Kore'nin önermediği altı saatlik bir süre ekliyor.

Kore'ye hizmet veren platformlar ve içerik üreticileri ne yapmalı?

31. madde karşısındaki rolünüzü şimdiden belirleyin. Koreli kullanıcılara üretken yapay zekâ hizmeti sunan bir işletme, Kore'de ofisi olsun ya da olmasın, yapay zekâ işletmecisidir ve etiketleme yükümlülüğü altındadır. Yalnızca kullanıcı içeriği barındıran bir hizmet bugün bu kapsamda değil; plan hayata geçerse ayrı bir yönetim yükümlülüğü üstlenecek.

Etiketleri yükleme sürecinde koruyun. Yükleme sırasında üst veri siliniyor veya görünür filigranlar kırpılıyorsa, bozma yasağının ilk ortaya çıkaracağı sorun bu olur. Platformlar, işleme süreçlerinin C2PA bildirimleri gibi kaynak bilgilerini silip silmediğini incelemeli; bu bilgiyi korumaya, göstermeye veya yeniden eklemeye karar vermeli.

Paylaşan tarafındaki beyan seçeneğini zorunlu hâle gelmeden kurun. Yükleme anında "bu içerik yapay zekâ ile üretilmiştir" beyanı, görünür bir etiket ve yanlış etiketlemeye ilişkin bir politika, olası bir "yönetim" yükümlülüğünün özünü oluşturacak gibi görünüyor. Bu tür özellikler zaten varsa, asıl soru Kore'de yasal bir standart yazıldığında bunu karşılayıp karşılamayacakları.

Seçim takvimini kesin bir sınır olarak görün. Seçim kanunundaki 90 günlük deepfake yasağı bugün herkes için geçerli. Kore pazarına siyasi içerik üreten platformlar ve içerik üreticileri, seçim tarihlerini izleyen bir takvime ve yasak dönemi dışında gereken etiket için bir sürece ihtiyaç duyuyor.

Öneri sistemi açıklamalarını hazırlayın. DSA'nın 27. maddesine zaten tabi olan hizmetler gereken malzemenin büyük bölümüne sahip; diğerleri temel parametrelerin sade bir açıklaması ve bir kapatma seçeneği tasarımıyla işe başlamalı.

İçerik üreticileri, ajanslar ve yayıncılar. Bireysel içerik üreticileri bugün Yapay Zekâ Temel Kanunu ile bağlı değil. Ancak seçim kuralları herkesi bağlıyor ve Nisan ayındaki reklam değişiklikleri gıda, ilaç ve kozmetikte yapay zekâ ile üretilmiş meslek mensubu tavsiyelerini hedef alıyor. Bugünden etiketleme yapmak az maliyetli ve sonradan uyarlama gereğini ortadan kaldırıyor. Sentetik canlandırmalardan yararlanan haber merkezleri insan doğrulamasını belgelemeli; Aralık'taki ilkeler rehber niteliğinde olsa da büyük olasılıkla şikâyetlerde ölçüt olarak kullanılacak.

Bundan sonra izlenecekler

  • Aralık 2026 hedefli etiketleme değişikliğinin metni: bilgi unsuru, bireylere uygulanacak yaptırımlar ve platform yükümlülüğünün kapsamı.
  • Yayıncılık alanındaki yapay zekâ etik ilkeleri (Aralık 2026) ve algoritma değişikliği (Haziran 2027).
  • Yapay Zekâ Temel Kanunu'nda para cezalarına ilişkin geçiş süresinin sona ermesi; hükümetin açıkladığı asgari süreye göre Ocak 2027'nin sonundan önce değil.
  • AB'de 2 Aralık 2026: piyasadaki sistemler için 50/2 kapsamındaki geçiş süresinin bittiği tarih.
  • Türkiye'deki iki yapay zekâ teklifinden birinin komisyondan çıkıp çıkmayacağı.

Sıkça sorulan sorular

Kore'de bireysel kullanıcılar bugün yapay zekâ içeriğini etiketlemek zorunda mı?

Genel kural olarak hayır. Yapay Zekâ Temel Kanunu, içerik üretmek için yapay zekâ araçlarını kullanan kişileri değil, yapay zekâ işletmecilerini bağlıyor. İstisna seçim kampanyaları: Kamu Görevlileri Seçim Kanunu'nun 82-8. maddesine göre kampanya amaçlı deepfake içerikleri herkes etiketlemek zorunda ve seçimden önceki 90 gün içinde deepfake kullanımı tamamen yasak.

KMCC'nin planı bağlayıcı mı?

Hayır. Bu, Komisyonun kabul ettiği bir politika vizyonu. Paylaşanın yükümlülüğü, bozma yasağı, platform yükümlülüğü ve algoritma kuralları, Ulusal Meclis'in kabul edeceği değişiklikleri gerektiriyor. Yayıncılık alanındaki yapay zekâ etik ilkeleri ise bağlayıcı olmayan bir rehber olacak.

31. madde yabancı yapay zekâ sağlayıcılarına uygulanır mı?

Faaliyetleri Kore pazarını veya Koreli kullanıcıları etkiliyorsa evet (m. 4/1). Kore'de adresi veya işyeri bulunmayan ve uygulama yönetmeliğinde (대통령령) belirlenen kullanıcı sayısı veya gelir eşiklerini aşan işletmeciler ayrıca bir yurt içi temsilci atamak zorunda (m. 36); bu yükümlülüğe uyulmaması 43. madde uyarınca para cezası gerektiriyor.

Türkiye'de benzer bir düzenleme var mı?

Yürürlükte yok. Bir MHP milletvekilinin 2025 sonbaharında sunduğu teklif, basına yansıyan özetlere göre deepfake içeriklerde "Yapay Zekâ Tarafından Üretilmiştir" ibaresini ve belirli yapay zekâ içeriklerine altı saat içinde erişimin engellenmesini öngörüyor. Ancak teklif kanunlaşmadı; esas numarası ve güncel durumu teyit edilemedi.

Burhan Doğuş Ayparlar'ın Görüşü

Bu bölüm, sitenin kurucusu Av. Burhan Doğuş Ayparlar'ın kişisel değerlendirmesidir.

Kore'nin planı gerçek bir boşluğu hedef alıyor. Üretim noktasında etiketleme ancak etiket ayakta kaldığı sürece işe yarar. Sentetik bir video indirilip kırpıldıktan, yeniden kodlanıp tekrar tekrar paylaşıldıktan sonra sağlayıcının filigranı çoğu zaman kaybolmuş olur; içeriği sonunda geniş bir kitleye ulaştıran kişinin ise hiçbir yükümlülüğü yoktur. Yapay Zekâ Temel Kanunu fabrikayı düzenliyor, pazarı kendi hâline bırakıyor. KMCC'nin zayıf noktanın burası olduğunu tespit etmesi isabetli.

Seçilen çözümün soruna uygun olup olmadığı ise o kadar açık değil. Her kullanıcıya etiketleme yükümlülüğü getirmeyi açıklamak kolay, tasarlamak zor. Yanıltıcı sentetik içerik paylaşanların çoğu içeriğin sentetik olduğunu bilmiyor; bilip aldatmak isteyenlerin ise bu kurala uyması pek olası değil. Bilgi unsuru aranmayan bir yükümlülük iyi niyetlileri yakalar, kötü niyetlileri kaçırır; bilgi unsuru aranan bir yükümlülük ise dolandırıcılık, hakaret ve seçim suçlarına pek bir şey eklemez. Bizce bozma yasağı ve platform yükümlülüğü daha önemli. Bozma yasağı zaten var olan kaynak bilgisini koruyor; platform yükümlülüğü ise yükleme seçeneği, etiket gösterimi ve üst verinin korunması gibi arayüz tasarımı çözümleriyle, kimsenin kullanıcıların niyetini okumasına gerek kalmadan karşılanabilir. AB'nin zaten denediği ölçülü bir yükümlülük olan algoritma önerisi ise planın en az tartışmalı ve belki de en yararlı kısmı.

Türkiye açısından çıkarılacak ders sıralamayla ilgili. Kore, zaten sahip olduğu arz tarafındaki etiketleme kanununun üzerine şimdi dağıtım zincirine yönelik yükümlülükler eklemeye çalışıyor. 2025 tarihli Türk teklifi ise etiketleri teknik olarak kalıcı kılan sağlayıcı tarafındaki işaretleme olmadan, doğrudan dağıtım zincirinden ve altı saatlik bir süreden başlıyor. Türkiye bu alanda düzenleme yapacaksa, bizce önce sağlayıcı tarafında makinece okunabilir işaretleme gelmeli, ardından platformlara bu işareti koruma ve gösterme yükümlülüğü getirilmeli; kullanıcı düzeyindeki yükümlülük ise bilerek aldatma hâlleriyle sınırlı tutulmalı. Bu sıralama teknolojinin işleyişine uygun düşer ve kanunu daha uygulanabilir kılar.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık teşkil etmez. Yazı, Kore Medya ve İletişim Komisyonu'nun 30 Eylül 2026 tarihli basın duyurusuna ve aynı gün yapılan basın toplantısına ilişkin haberlere (Electronic Times, MTN, Nocut News, The Fact, Financial News ve diğerleri) dayanmaktadır. Duyuru tedbirleri yalnızca genel hatlarıyla anlatmaktadır; tedbirlerin ayrıntıları ve hedef tarihler duyurudan ya da herhangi bir kanun metninden değil, bu haberlerden alınmıştır. Bir yayın organı toplantıyı 38. toplantı olarak numaralandırmış, duyuru ve haberlerin çoğu ise 39. toplantı olarak vermiştir. Mevzuat atıfları Kore Ulusal Mevzuat Bilgi Merkezi'ndeki güncel Korece metinlere, (AB) 2024/1689 ve 2022/2065 sayılı Tüzüklere, Avrupa Komisyonu'nun 50. maddeye ilişkin soru-cevap metnine ve Çin etiketleme tedbirlerinin resmî olmayan İngilizce çevirisine dayanmaktadır. 2025 tarihli MHP teklifine ilişkin bilgiler, sunulma tarihi ve para cezaları konusunda birbirinden ayrılan basın özetlerinden alınmış olup teklifin esas numarası ve güncel durumu teyit edilememiştir. Türk hukukuna ilişkin açıklamalar genel niteliktedir. Analiz ve değerlendirmeler yazara aittir.