Deepfake cezası Türk hukukunda hâlâ dağınık hükümlerle belirlenirken Avrupa Birliği farklı bir yol seçti: 2 Aralık 2026'dan itibaren AB Yapay Zekâ Tüzüğü (AI Act), tanınabilir bir kişinin rızası olmadan gerçekçi mahrem görüntülerini üreten yapay zekâ sistemlerinin ("nudifier" ya da "soyma" uygulamaları) ve çocuk cinsel istismarı materyali üreten sistemlerin piyasaya arzını, hizmete sunulmasını ve kullanımını yasaklıyor. Her iki yasak da Tüzüğün 5. maddesine, 24 Temmuz 2026'da AB Resmî Gazetesi'nde yayımlanan ve 27 Temmuz 2026'dan beri yürürlükte olan Dijital Omnibus düzenlemesiyle, yani (AB) 2026/1744 sayılı Tüzük ile eklendi. Aynı tarihte bir geçiş süresi de sona eriyor: 2 Ağustos 2026'dan önce piyasaya arz edilmiş üretken yapay zekâ sistemleri, 50(2). maddedeki makine tarafından okunabilir işaretleme yükümlülüğüne 2 Aralık 2026'ya kadar uymak zorunda.

Türkiye'deki okur için iki nokta önemli. Tüzük, sağlayıcının nerede kurulu olduğuna bakmaksızın uygulanıyor; AB'de kullanıcısı olan bir Türk görsel üretim uygulaması da kapsamda. İkincisi, AB'nin seçtiği araç Türkiye ve Kore'ninkinden farklı: bu iki ülke esas olarak görüntüyü üreten ya da yayan kişiyi cezalandırıyor, AB ise artık ürünün kendisini de yasaklıyor.

2 Aralık 2026'da ne değişiyor?

  • İki yeni yasak uygulama. 5(1). maddenin birinci alt paragrafına eklenen (ba) ve (bb) bentleri ile yeni 5(1a) ve 5(1b) fıkraları uygulanmaya başlıyor. Değişik 113. maddeye göre I. ve II. Bölümler 2 Şubat 2025'ten beri uygulanıyor; bu yeni hükümler ise istisna olarak "2 Aralık 2026'dan itibaren" uygulanacak.
  • İşaretleme geçiş süresinin sonu. Yeni 111(4). madde, "2 Ağustos 2026'dan önce piyasaya arz edilmiş" üretken sistemlerin sağlayıcılarına 50(2). maddeye uyum için 2 Aralık 2026'ya kadar süre tanıyor.
  • Yasaklar için kazanılmış hak yok. Piyasadaki sistemlere ilişkin 111. maddedeki geçiş kuralları açıkça "5. maddenin uygulanması saklı kalmak üzere" düzenlenmiş. Yıllardır satışta olan bir uygulamaya ek süre tanınmıyor.

Gerekçenin 10. paragrafı, rıza dışı mahrem görüntü, video, ses ve benzeri materyal üreten yapay zekâ sistemlerinin yaygın kullanımına ve çocuk cinsel istismarı materyaline atıf yapıyor; 11. paragraf bu araçların sıklıkla "çıplaklaştırma (nudification) uygulamaları" diye anıldığını belirtiyor. Değişiklik, Komisyonun 26 Ocak 2026'da Grok ile bağlantılı riskler, bu arada manipüle edilmiş cinsel içerikli görüntüler nedeniyle X hakkında Dijital Hizmetler Yasası kapsamında soruşturma açtığı yıl geldi. O soruşturma ayrı bir kanuna dayanıyor ve açılmış olması bir ihlal tespiti anlamına gelmiyor.

AB'nin deepfake ve çıplaklaştırma yasağı tam olarak neyi yasaklıyor?

Yeni (ba) bendi şunu yasaklıyor (gayriresmî çeviri):

"tanınabilir bir gerçek kişinin mahrem bölgelerine ya da cinsel içerikli faaliyetlerde bulunan tanınabilir bir gerçek kişiye ilişkin gerçekçi görüntü, video, ses veya benzeri materyali, o kişinin bu üretim veya manipülasyon için özgür iradesiyle verilmiş, belirli, bilgilendirilmiş, açık ve tereddüde yer vermeyen rızası olmaksızın üreten veya manipüle eden bir yapay zekâ sisteminin piyasaya arzı, hizmete sunulması veya kullanılması".

(bb) bendi ise aynı fiilleri, 2011/93/AB sayılı Direktifin 2. maddesinin (c) ve (e) bentleri anlamında materyal veya gösteri üreten ya da manipüle eden sistemler için yasaklıyor; ulusal hukukta "hukuka uygunluk" (without right) savunmasının geçerli olduğu durumlar hariç. Bu bentler çocuk cinsel istismarı materyalini ve çocuğun yer aldığı canlı cinsel gösteriyi tanımlıyor. Direktif, "bir çocuğun gerçekçi görüntülerini" ve "çocuk gibi görünen herhangi bir kişiyi" gösteren materyali de kapsadığı için, gerçek bir çocuk kullanılmamış olsa bile sentetik materyal yasağın içinde.

Metinde üç nokta dikkat çekiyor. Yasağın konusu sistem: 5. madde görüntünün bulundurulmasını ya da paylaşılmasını kendiliğinden hukuka aykırı kılmıyor, bu ceza hukukunun alanında kalıyor. Ses de kapsamda: tanınabilir bir kişinin cinsel içerikli ses kaydını üreten bir ses klonu metne giriyor. Rıza standardı GDPR'ınki: gerekçenin 12. paragrafı, bu tür üretim için tasarlanan sistemlerde görüntülenen kişinin rızasının güvenilir biçimde alınmasını ve kanıtlanmasını sağlayacak araçlar bulunması gerektiğini söylüyor.

Çıplaklaştırma yasağı kimleri kapsıyor?

Asıl iş, yasağı sağlayıcı ve uygulayıcı arasında bölen yeni 5(1a). fıkrada. (Tüzüğün genel yapısı için sitedeki Avrupa Birliği Yapay Zekâ Yasası notuna bakılabilir.)

Sağlayıcılar: amaçlanan kullanım ya da öngörülebilir sonuç

Piyasaya arz veya hizmete sunma ancak iki durumda yasak: materyali üretmek sistemin "amaçlanan kullanımı" ise ya da (gayriresmî çeviri):

"sistemin tasarımı, eğitimi, mimarisi, kabiliyetleri veya kullanıcıya dönük işlevleri, ciddi bir teknik değişiklik gerektirmeksizin bu üretimi veya manipülasyonu makul ölçüde öngörülebilir ve tekrarlanabilir bir sonuç hâline getiriyorsa ve sistemde, makul ölçüde öngörülebilir kötüye kullanım dikkate alınarak bu üretimi veya manipülasyonu güvenilir biçimde önleyecek ve gözlemlenen ya da bildirilen kötüye kullanımı düzeltecek makul ve yeterli teknik güvenlik önlemleri ve diğer güvenceler bulunmuyorsa".

İlk durum, doğrudan bu amaçla yapılmış uygulamaları yakalıyor. Tüzüğün 3(12). maddesine göre amaçlanan kullanım, sağlayıcının tanıtım ve satış materyallerinde söylediklerini de kapsıyor. "Her fotoğrafı soyar" diye reklamı yapılan bir uygulama, kullanım koşullarında ne yazarsa yazsın, amacını ilan etmiş olur.

Genel amaçlı görsel, video ve ses modelleri ikinci durumun içinde. Koşullar birlikte aranıyor: sonuç öngörülebilir, tekrarlanabilir ve ciddi bir değişiklik gerektirmeden elde edilebilir olmalı; yeterli güvenceler de eksik olmalı. Gerekçenin 12. paragrafı beklenen önlemleri sayıyor: veri temizleme, reddetme eğitimi, güvenli istem tasarımı ve çıktı kontrolleri, çalışma anında istem korkulukları, içerik sınıflandırma ve filtreleme, kullanım kısıtlamaları, kötüye kullanımı tespit mekanizmaları ve bildirim-işlem mekanizmaları. Bu önlemler, en güncel tekniklerle uyumlu oldukları ve bu tür çıktının olasılığını kanıtlanabilir şekilde önledikleri ya da yeterince azalttıkları ölçüde yeterli sayılıyor.

Kararlı bir kullanıcının bir kez "jailbreak" ile mahrem bir görüntü elde etmesi tek başına ihlal değil; "tekrarlanabilir" ifadesi tekil başarısızlıkları dışarıda bırakıyor. Ancak çalışan filtreleri gösteremeyen ya da bildirilen kötüye kullanıma tepki vermeyen sağlayıcı riski taşıyor. Düzeltici önlemler, sistemin "açık kaynak sürümler gibi yayım ve dağıtım stratejisi" de dikkate alınarak makul olmalı. Bu, açık ağırlıklı bir modelin barındırılan bir hizmet gibi sonradan yamanamayacağının kabulü; bir muafiyet değil.

Uygulayıcılar: amaç testi

Kullanım ise yalnızca uygulayıcı sistemi bu materyali üretmek veya manipüle etmek amacıyla kullandığında yasak (5(1a)(b)). Gerekçeye göre güvenceleri aşmak bu kapsamda, kazara üretim ise değil.

Burada bir tanım sorunu var. Tüzüğün 3(4). maddesine göre uygulayıcı, yapay zekâ sistemini kendi yetkisi altında kullanan kişidir; "sistemin kişisel ve mesleki olmayan bir faaliyet çerçevesinde kullanıldığı durumlar hariç". 2(10). madde de yapay zekâ sistemlerini tamamen kişisel ve mesleki olmayan bir faaliyet çerçevesinde kullanan gerçek kişi uygulayıcıların yükümlülüklerini kapsam dışında bırakıyor. Tüzüğün kendi tanımlarına göre, evinde bir çıplaklaştırma uygulaması kullanan kişinin uygulayıcı sayılması zor. Kullanım yasağı esas olarak işletmeleri ve kurumları vuruyor; bireyler ise ceza hukukuyla karşı karşıya kalıyor.

Sınır nereden geçiyor?

  • Gerçekçilik ve tanınabilirlik. Gerekçe, (ba) bendini mahrem bölgelerin ya da cinsel faaliyetin gerçekçi tasvirleriyle, yani kişinin yüzünün, sesinin veya bedeninin inandırıcı ve gerçek hayattaki gibi gösterildiği durumlarla sınırlıyor. Karikatürize ya da fiziken imkânsız tasvirler ve tanınamayan kişilerin çıplak görüntüleri kapsam dışında.
  • Manipülasyon teşhiri artırmalı. 5(1b). fıkraya göre mahrem bölgelerin teşhirini artırmayan ya da cinsel faaliyetin niteliğini değiştirmeyen düzenleme, manipülasyon sayılmıyor. Görüntünün parlaklığını artırmak kapsam dışı; giyinik bir fotoğrafı "soymak" kapsam içinde.
  • Kolluk ve kırmızı takım testleri. Gerekçenin 13. paragrafına göre (bb) bendindeki savunma, ceza yargılaması için materyal üreten makamları ve yasağa uyumu sınayan kırmızı takım (red-teaming) çalışmalarını kapsıyor.

Yaptırımlar, uygulama ve AB dışına etkisi

5. madde ihlalleri en yüksek ceza diliminde. 99(3). madde, 35 milyon avroya ya da dünya çapındaki yıllık cironun %7'sine kadar, hangisi yüksekse, idari para cezası öngörüyor; KOBİ'ler ve girişimler için 99(6). madde uyarınca hangisi düşükse o uygulanıyor. Uygulama piyasa gözetimi üzerinden yürüyor: 74(1). madde uyarınca (AB) 2019/1020 sayılı Tüzük yapay zekâ sistemlerine uygulanıyor, dolayısıyla ulusal makamlar yasak bir sistemin piyasadan çekilmesini isteyebiliyor. Ancak değişik 75(1). maddeye göre, aynı sağlayıcı ya da aynı teşebbüs tarafından geliştirilen genel amaçlı bir yapay zekâ modeline dayanan sistemlerde ve DSA uyarınca belirlenmiş çok büyük çevrim içi platform veya arama motorlarını oluşturan ya da bunlara entegre edilen sistemlerde münhasır yetki AB Yapay Zekâ Ofisi'nde. Gerekçenin 15. paragrafı, aynı fiil ceza hukukunca da cezalandırılıyorsa ne bis in idem ilkesine uyulmasını istiyor.

2(1)(a). madde sağlayıcıları "Birlik içinde ya da üçüncü bir ülkede kurulu veya bulunuyor olmalarına bakılmaksızın" kapsıyor; 2(1)(c). madde ise sistemin çıktısının Birlik'te kullanıldığı durumları da kapsama alıyor. İstanbul'da geliştirilen ve AB'de indirilebilen bir uygulamanın sahibi, yasağın kendisine uygulanacağını varsaymalı.

İkinci süre: piyasadaki sistemler için 50(2). madde işaretlemesi

50(2). madde, sentetik ses, görüntü, video veya metin üreten sistemlerin sağlayıcılarından çıktıların makine tarafından okunabilir biçimde işaretlenmesini ve yapay olarak üretildiğinin ya da manipüle edildiğinin tespit edilebilmesini istiyor; çözümler teknik olarak mümkün olduğu ölçüde etkili, birlikte çalışabilir, sağlam ve güvenilir olmalı. 50. madde 2 Ağustos 2026'dan beri uygulanıyor; bu tarihten önce piyasaya arz edilen sistemlerin süresi 2 Aralık 2026'da doluyor. İhlal, 99(4). maddedeki 15 milyon avro ya da %3 diliminde.

  • Yapay zekâ üretimi içeriğin işaretlenmesi ve etiketlenmesine ilişkin Uygulama Kuralları (Code of Practice) 10 Haziran 2026'da yayımlandı ve gönüllü. Komisyon 8 Temmuz 2026'da bu kuralların 50(2), (4) ve (5). maddelerdeki yükümlülükleri yeterli ölçüde karşıladığı sonucuna vardı.
  • Komisyonun içeriğini 20 Temmuz 2026'da onayladığı 50. madde kılavuzu (C(2026) 5054), geçiş süresinin yalnızca 50(2). maddedeki işaretleme ve tespit yükümlülüğünü kapsadığını teyit ediyor. Kısmen etkileşimli sistemler sohbet robotu bildirimi yükümlülüğüne 2 Ağustos 2026'dan itibaren uymak zorundaydı; o tarihten önce üretilmiş içeriğin geriye dönük işaretlenmesi gerekmiyor.

Kılavuz tek bir tekniğe ya da tekniklerin birleşimine izin veriyor; Tüzüğün 133. gerekçe paragrafı filigranları, üst verileri, kriptografik köken doğrulama yöntemlerini, kayıt tutmayı ve parmak izlerini örnek gösteriyor. Sağlayıcı, alt yapıdaki model sağlayıcısının işaretleme çözümüne dayanabilir, ama uyumun sorumluluğu kendisinde kalır. Teknik ayrıntılar için sitedeki AB Yapay Zekâ Tüzüğü 50. madde aracı ve yapay zekâ üretimi içeriği etiketleme yazısına bakılabilir.

İşaretleme yasak bir çıktıyı hukuka uygun hâle getirmez; ama işaretleme ve tespit, platformların üretilmiş mahrem görüntüleri bulmasını ve sağlayıcıların 5(1a). fıkranın beklediği kötüye kullanım müdahalesini göstermesini kolaylaştırır.

Yasak, 2024/1385 sayılı Direktif ile nasıl birleşiyor?

Yapay Zekâ Tüzüğü aracı düzenliyor; kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin (AB) 2024/1385 sayılı Direktif ise kişiyi. Direktifin 5(1). maddesi, üye devletlerden ağır zarara yol açması muhtemel şu fiilleri suç olarak düzenlemelerini istiyor: mahrem görüntüleri rıza olmadan bilgi ve iletişim teknolojileriyle kamuya erişilebilir kılmak; bir kişiyi cinsel faaliyet içindeymiş gibi gösteren materyali üretmek, manipüle etmek veya değiştirmek ve ardından kamuya erişilebilir kılmak; bu fiilleri işlemekle tehdit etmek. 23. madde, barındırma hizmeti sağlayıcılarına yönelik bağlayıcı emirler de dâhil, içeriğin derhâl kaldırılmasını istiyor. İç hukuka aktarma süresi 14 Haziran 2027.

Omnibus'un 14. gerekçe paragrafı yeni yasakların her iki Direktifle "uyumlu" olduğunu söylüyor. Yine de bir boşluk kalıyor: Direktif yayımlamayla, Tüzük ise sistemin sunulmasıyla tetikleniyor. Bir bireyin hiç yayımlamadığı özel üretim, ulusal hukuk daha ileri gitmedikçe ikisinin de dışında. Kore hukuku daha ileri gidiyor.

Deepfake cezası Türkiye'de nasıl belirleniyor? TCK 134, 226, 105, 125 ve 136

Türkiye'de yapay zekâyla üretilen ya da manipüle edilen mahrem görüntülere özgü bir suç tipi yok. mevzuat.gov.tr'deki, 8 Ağustos 2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanuna kadar yapılan değişiklikleri içeren güncel 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu metninde deepfake'e ilişkin bir hüküm bulunmuyor. Savcılıklar, her biri fiilin ancak bir kısmına uyan genel suç tipleriyle çalışıyor.

  • TCK 226/3: çocuklara ilişkin materyalde en güçlü araç. Müstehcen ürünlerin üretiminde "çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri" kullanan kişi beş yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılıyor; bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satan, depolayan, bulunduran veya başkalarının kullanımına sunan kişiye iki yıldan beş yıla kadar hapis öngörülüyor. "Temsili çocuk görüntüleri" ibaresi 2016'da 6698 sayılı Kanunla eklendi; tamamen sentetik materyal de metnin kapsamında.
  • TCK 134 (özel hayatın gizliliği). Özel hayatın gizliliğini ihlal bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılıyor; ihlal görüntü veya seslerin kayda alınmasıyla gerçekleşirse ceza bir kat artırılıyor (134/1). Özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa etmek ise iki yıldan beş yıla kadar hapis gerektiriyor (134/2). Hiç yaşanmamış bir anı gösteren görüntünün "özel hayata ilişkin" olup olmadığı gerçek bir doktrin sorusu. Kişinin mahrem alanına saldırıldığı yönündeki argüman güçlü, ama lafzi uyum yok.
  • TCK 105 (cinsel taciz). Sentetik mahrem görüntüyü görüntülenen kişiye göndermek cinsel taciz oluşturabilir. Suç şikâyete bağlı; üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası (çocuğa karşı altı aydan üç yıla kadar hapis) öngörülüyor ve 105/2-d uyarınca posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanılırsa ceza yarı oranında artırılıyor.
  • TCK 125 (hakaret). Aşağılayıcı bir görüntü kişinin onur, şeref ve saygınlığına saldırı niteliği taşıyabilir; 125/2 kişiyi doğrudan muhatap alan görüntülü iletiyi kapsıyor, 125/4 alenen işlenmesini ağırlaştırıcı neden sayıyor.
  • TCK 136 (verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme). Yüz kişisel veridir; cinsel hayata ilişkin veriler KVKK'nın 6. maddesi uyarınca özel nitelikli kişisel veridir. Tanınabilir bir yüzü cinsel içerikle ilişkilendiren görüntüyü yaymak, kişisel verileri hukuka aykırı yayma (iki yıldan dört yıla kadar hapis) olarak değerlendirilebilir; ancak uydurma bir görüntünün kişiye ait veriyi "yaydığı" tartışmaya açık.

Böyle bir görüntüyü yayma tehdidiyle çıkar sağlamaya çalışmak TCK 107/2 uyarınca şantaj oluşturabilir. TCK 20/2 tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanmasını yasakladığından, çıplaklaştırma hizmeti işleten bir şirket ceza hukuku bakımından yalnızca güvenlik tedbirleriyle (örneğin müstehcenlik suçları için 226/6'da öngörülenler) karşılaşabilir. Yapay Zekâ Tüzüğü'ndeki ürün düzeyinde yasağın Türk hukukunda bir karşılığı yok. Basına yansıyan bilgilere göre bir MHP milletvekili Eylül 2025'te, kişilik haklarını ihlal eden içeriğin altı saat içinde kaldırılmasını ve 10 milyon TL'ye kadar idari para cezasını öngören bir yapay zekâ kanun teklifi sundu; bu yazının tarihi itibarıyla güncel TCK veya 5651 sayılı Kanun metninde bu türden bir hüküm yer almıyor.

Görüntüler nasıl kaldırılır? 5651 sayılı Kanun ve hukuk yolu

24 Temmuz 2026 tarihli ve 7590 sayılı Kanunla (31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete) yapılan değişiklikler sonrasında 5651 sayılı Kanunun güncel metni "Başkanlık" kavramını Siber Güvenlik Başkanlığı olarak tanımlıyor; Kanun kapsamında daha önce BTK'nın yürüttüğü görevler artık bu kurumda.

  • 9/A. madde (özel hayatın gizliliği). İnternetteki bir yayın nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişi, tam URL'yi belirterek doğrudan Başkanlığa başvurabilir. Erişim sağlayıcılar engellemeyi en geç dört saat içinde uygular; başvuran kişi talebini yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunar, hâkim kırk sekiz saat içinde karar verir, aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar. Mahrem görüntüler için en hızlı yol bu.
  • 8. madde (katalog suçlar). Çocukların cinsel istismarı (TCK 103/1) ve müstehcenlik (TCK 226) gibi suçları oluşturduğu konusunda yeterli şüphe bulunan içerik için hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verebilir; Başkan da re'sen erişim engelleyebilir. Çocuklara ilişkin sentetik materyal bu kapsama girer.
  • 9. madde artık yok. Kişilik haklarının ihlaline ilişkin genel yol, Anayasa Mahkemesinin 11 Ekim 2023 tarihli, E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla iptal edildi ve iptal 10 Ekim 2024'te yürürlüğe girdi.

Türkiye'den günlük erişimi bir milyonu aşan sosyal ağ sağlayıcılar, 9/A. madde kapsamındaki başvurulara kırk sekiz saat içinde, olumsuz cevaplarda gerekçe göstererek yanıt vermek zorunda (Ek Madde 4/3). Hukuk yolu da açık: Türk Medeni Kanunu'nun 24. ve 25. maddeleri saldırının önlenmesini, durdurulmasını ve hukuka aykırılığının tespitini, Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi manevi tazminatı mümkün kılıyor. Yapay zekâ ile ses klonlamaya ilişkin 2026 tarihli karar bu tür davaların fikrî ve sınai haklar mahkemesinde değil genel hukuk mahkemesinde görüleceğini belirledi; erişim engelleme yetkisi yapay zekâ çıktılarına karşı daha önce de kullanıldı, örneğin Grok paylaşımlarına erişimin engellenmesi kararında.

Kore'de deepfake cezası: ürünü değil kişiyi cezalandırmak

Kore'de AB tarzı bir yapay zekâ ürün yasağı yok, ama fiil daha üretim aşamasında suç. Cinsel Suçların Cezalandırılmasına İlişkin Özel Kanunun 14-2. maddesi, bir kişinin yüzünü, bedenini veya sesini içeren görüntü ya da kayıtları, kişinin iradesine aykırı olarak cinsel arzu veya utanç uyandırabilecek biçimde düzenleyen, sentezleyen veya işleyen kişiye, yayma şartı aramaksızın yedi yıla kadar hapis ya da 50 milyon wona kadar para cezası öngörüyor. Ticari amaçla bilişim ağları üzerinden yayma en az üç yıl hapis gerektiriyor; 16 Ekim 2024 değişikliğinden beri bu materyali bulundurmak, satın almak, saklamak veya izlemek de üç yıla kadar hapis ya da 30 milyon wona kadar para cezasıyla cezalandırılıyor.

Sitede bu konu ayrıntılı olarak ele alındı: Kore hukukunun neyi cezalandırdığı, Kore Yüksek Mahkemesinin reşit olmayanlara ilişkin deepfake testi ve var olmayan kişilerin yapay zekâ ile üretilmiş cinsel içeriğini suç sayma hazırlığı. Ürün tarafında Kore etiketlemeye dayanıyor: Yapay Zekâ Temel Kanunu'nun 31. maddesi, yapay zekâ işletmecilerinin üretken yapay zekâ çıktılarını işaretlemesini, gerçeğinden ayırt edilmesi güç sanal ses, görüntü veya videoları ise kullanıcının açıkça fark edebileceği biçimde bildirmesini veya işaretlemesini istiyor.

Kore hukuku evindeki bireye ulaşıyor; AB kuralı ise aracın sağlayıcısına. İspanya veri koruma otoritesi üçüncü bir yol gösterdi: yapay zekâ ile üretilmiş çıplak görüntülerin paylaşılmasına GDPR kapsamında para cezası.

Platformlar, uygulama geliştiriciler ve uygulama mağazaları şimdi ne yapmalı?

Görsel, video ve ses üretim aracı geliştirenler

  1. Her üretim ve düzenleme özelliğini 5(1a). fıkraya göre sınıflandırın: yasak çıktı amaçlanan kullanım mı, yoksa öngörülebilir ve tekrarlanabilir bir sonuç mu?
  2. Pazarlama dilini temizleyin. Mağaza sayfalarından, reklamlardan ve fenomen anlaşmalarından "soy", "röntgen" ve benzeri vaatleri çıkarın; amaçlanan kullanım tanıtımdan okunuyor.
  3. Katmanlı güvenceleri belgeleyin: gerekçenin 12. paragrafındaki listeden yararlanın, gerçek kişilerin yüklenen fotoğraflarının düzenlenmesine sınır koyun, test sonuçlarını kayda geçirin.
  4. Kırmızı takım testlerini belgeleyin ve güvenli ortamlarda yürütün.
  5. Kötüye kullanım döngüsü kurun: bildirimleri kim alıyor, sınıflandırıcılar ne kadar hızlı güncelleniyor, hesaplar ne zaman askıya alınıyor?
  6. Rızaya dayalı ürünlerde görüntülenen her kişi için doğrulanabilir ve GDPR'a uygun rıza kaydı tutun.

Piyasada üretken sistemi bulunan sağlayıcılar

  1. Sistemin 2 Ağustos 2026'dan önce AB piyasasına arz edildiğini teyit edin; edilmediyse geçiş süresi yok.
  2. İşaretleme yöntemini seçin (üst veri, filigran, köken bilgisi, parmak izi ya da bunların birleşimi), sağlamlığını test edin ve tespit aracı sunun.
  3. Uygulama Kurallarını imzalayıp imzalamayacağınıza karar verin; imzalamıyorsanız alternatif uyum yolunu belgeleyin.
  4. Alt yapıdaki modelin işaretlemesine dayanıyorsanız sözleşmesel taahhüt ve test kanıtı alın.

Platformlar ve uygulama mağazaları

5. madde piyasaya arz, hizmete sunma ve kullanımı hedefliyor; üçüncü bir kişinin uygulamasını yalnızca dağıtan bir mağaza bu fiillere açıkça girmiyor. Ancak piyasa gözetim makamları yasak sistemlere karşı harekete geçebilir, barındırma hizmetleri Dijital Hizmetler Yasası ve iç hukuka aktarıldığında 2024/1385 sayılı Direktifin 23. maddesi uyarınca kaldırma emirleriyle karşılaşır ve bir çıplaklaştırma uygulamasının listelenmesini savunmak zor olur. Mağazalar geliştirici politikalarında (ba) ve (bb) bentlerine atıf yapmalı, listelemeleri çıplaklaştırma vaatleri açısından taramalı ve kaldırma kayıtlarını tutmalı; Türkiye'deki kullanıcılara hizmet veren platformlar süreçlerini 5651 sayılı Kanundaki sürelere göre kurmalı.

Bundan sonra neye bakmalı?

  • Yorum rehberi. Komisyonun (ba) ve (bb) bentlerine özgü bir rehberine rastlamadım; yasak uygulamalara ilişkin önceki kılavuz bu bentlerden önce yayımlandı.
  • İlk uygulamalar. Ulusal makamların "makul ölçüde öngörülebilir ve tekrarlanabilir" ölçütünü genel amaçlı modellere nasıl uygulayacağı yasağın gerçek kapsamını belirleyecek.
  • Türkiye. Bekleyen yapay zekâ ve deepfake tekliflerinin ilerleyip ilerlemeyeceği ve Siber Güvenlik Başkanlığının 9/A. maddeyi nasıl uygulayacağı.
  • Kore. Var olmayan kişilere ilişkin cinsel içerik düzenlemesi ve Yapay Zekâ Temel Kanunu'nun 31. maddesinin uygulanması.

Sıkça sorulan sorular

Deepfake suç mu?

Türk Ceza Kanunu'nda deepfake'e özgü bir suç tipi yok. Somut olaya göre TCK 134 (özel hayatın gizliliği), 105 (cinsel taciz), 125 (hakaret), 136 (kişisel verileri yayma) ve 107 (şantaj) uygulanabilir. Çocuklara ilişkin sentetik cinsel görüntüler ise "temsili çocuk görüntülerini" açıkça kapsayan TCK 226/3'e giriyor ve beş yıldan on yıla kadar hapis cezası gerektiriyor.

Deepfake cezası ne kadar?

Uygulanacak maddeye göre değişiyor. Hakaret için üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası, cinsel taciz için üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası, özel hayata ilişkin görüntüleri ifşa için iki yıldan beş yıla kadar, kişisel verileri yaymak için iki yıldan dört yıla kadar hapis öngörülüyor. Çocuklara ilişkin müstehcen ürün üretiminde ceza beş yıldan on yıla kadar hapis.

AB yapay zekâ yasası çıplaklaştırma uygulamalarını yasaklıyor mu?

Evet, 2 Aralık 2026'dan itibaren. Yeni 5(1)(ba) bendi, tanınabilir bir kişinin açık rızası olmadan gerçekçi mahrem görüntü, video veya ses üreten yapay zekâ sistemlerinin piyasaya arzını, hizmete sunulmasını ve kullanımını yasaklıyor. Bu amaçla tasarlanmış uygulamalar doğrudan, genel amaçlı araçlar ise yalnızca bu çıktı öngörülebilir ve tekrarlanabilirse ve yeterli güvence yoksa kapsama giriyor.

Mahrem deepfake görüntüye erişim engeli nasıl istenir?

En hızlı yol 5651 sayılı Kanunun 9/A maddesi: kişi, URL'yi belirterek Siber Güvenlik Başkanlığına başvurur, erişim en geç dört saat içinde engellenir ve talep yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Çocuklara ilişkin içerikte 8. madde kapsamında hâkim, savcı veya Başkan karar verebilir. Ayrıca TMK 24-25 uyarınca hukuk mahkemesine başvurulabilir.

2 Aralık 2026'da 50(2). madde açısından ne değişiyor?

2 Ağustos 2026'dan önce AB piyasasına arz edilmiş üretken yapay zekâ sistemlerinin sağlayıcıları, 2 Aralık 2026'ya kadar çıktılarını makine tarafından okunabilir biçimde işaretlemek ve yapay zekâ ürünü olduklarının tespit edilebilmesini sağlamak zorunda. 2 Ağustos 2026 ve sonrasında piyasaya arz edilen sistemler baştan uymak zorunda; bu tarihten önce üretilen içeriğin geriye dönük işaretlenmesi gerekmiyor.

Burhan Doğuş Ayparlar'ın Görüşü

Yeni yasak manşetlerin düşündürdüğünden daha dar ve bu onun lehine. Her kullanıcıyı fail hâline getirmiyor, görsel üretimini de yasaklamıyor. Getirdiği şey bir tasarım yükümlülüğü: modeli öngörülebilir biçimde ve tekrar tekrar gerçek bir kişiyi "soymak" için kullanılabilen ve makul savunmaları kurup sürdürmeyen sağlayıcı, yasak bir sistem satıyor demektir. "Makul ölçüde öngörülebilir ve tekrarlanabilir" ölçütü özünde üretken modeller için bir ürün güvenliği standardı. Bir kullanıcının ne başardığını değil, sağlayıcının neyi bildiğini ve ne yaptığını soruyor; doğru soru da bu.

Sınırı da aynı ölçüde açık. Evinde çıplaklaştırma uygulaması kullanan kişi, Tüzüğün kendi tanımlarına göre büyük olasılıkla kapsam dışında; Direktif ise yayımlamaya odaklanıyor. Kore bu boşluğu üretimi ve bulundurmayı cezalandırarak kapatıyor.

Türkiye açısından karşılaştırma rahatsız edici. TCK 226/3 çocuklara ilişkin materyalde iyi kaleme alınmış bir hüküm; "temsili çocuk görüntüleri" ifadesi zamanın sınavını iyi verdi. Yetişkinler söz konusu olduğunda ise savcılar başka zararlar için yazılmış suç tipleri arasında seçim yapmak zorunda: 134. madde gerçek özel hayata müdahale için, 125. madde onur için, 136. madde veri için. Hiçbiri bir insanın bedenini uydurma fiilini adıyla anmıyor. Ben, 2024/1385 sayılı Direktifin 5. maddesi ve Kore Kanunu'nun 14-2. maddesi örnek alınarak, tanınabilir bir kişinin cinsel içerikli görüntüsünü rızası olmadan üretmeyi ve bunu yaymayı ya da yaymakla tehdit etmeyi kapsayan, zararla orantılı yaptırımlar öngören hedefli bir suç tipinden yanayım. Kaldırma ise geniş idari sürelere değil, 9/A modelindeki gibi kısa sürede hâkim denetimine bağlanmalı. Yalnızca hız da yetmez: erişim engelleme kararlarının bizzat sulh ceza hâkimlerince verildiği 9. madde bile Anayasa Mahkemesince ifade özgürlüğü gerekçesiyle iptal edildi.

Avrupa'ya hizmet veren Türk geliştiriciler için AB standardı artık tasarımın asgari çizgisi. Bir incelemede önem taşıyacak olan, güvencelerin test edildiğini, kötüye kullanım bildirimlerinin gereğinin yapıldığını ve pazarlamanın hukukun yasakladığı bir şeyi vaat etmediğini gösteren kayıtlardır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş niteliği taşımaz. Yazı; 24 Temmuz 2026'da AB Resmî Gazetesi'nde yayımlanan (AB) 2026/1744 sayılı Tüzük, (AB) 2024/1689 sayılı Tüzüğün 27 Temmuz 2026 tarihli konsolide metni, 2011/93/AB ve (AB) 2024/1385 sayılı Direktifler, Komisyonun 10 Haziran 2026 tarihli Uygulama Kuralları, 8 Temmuz 2026 tarihli yeterlilik görüşü ve 20 Temmuz 2026 tarihli 50. madde kılavuzu, mevzuat.gov.tr'deki 5237, 5651, 4721, 6098 ve 6698 sayılı Kanunların güncel metinleri ve law.go.kr'deki Kore mevzuatı esas alınarak hazırlanmıştır; tüm kaynaklara 20 Ekim 2026'da erişilmiştir. AB metinlerinden yapılan alıntılar gayriresmî çeviridir. Kanun teklifi basın haberlerine dayanılarak aktarılmıştır. Yeni yasakların makamlar ve mahkemelerce nasıl yorumlanacağı ve Türk mahkemelerinin TCK 134 ve 136'yı uydurma görüntülere nasıl uygulayacağı belirsizdir. Somut durumlar ayrıca değerlendirilmelidir.