Olay
5 Ağustos 2023'te kimliği belirlenemeyen bir sürücünün kullandığı motosiklet, yurt dışında yaşayan davacının yabancı plakalı otomobiline arkadan çarptı ve sürücü olay yerinden ayrıldı. Davacı, kendisinin yaşadığı ve aracın kayıtlı olduğu ülkede hazırlatılan, hasarı KDV dahil 4.116,02 avro olarak gösteren ekspertiz raporuna dayanarak motosiklet maliki ile zorunlu trafik sigortacısı aleyhine dava açtı. Talebini belirsiz alacak olarak şimdilik 40 avro hasar ve 10 avro kullanım kaybı tazminatı üzerinden ileri sürdü ve bu tutarların ödeme günündeki avro kuru üzerinden Türk lirası olarak tahsilini istedi. Sigorta şirketi, davacının kendi seçtiği eksperin raporuna dayanılamayacağını ve hasar hesabının sigortacılık teamülüne ve mevzuata göre yapılması gerektiğini savundu. Mahkeme dosyayı makine mühendisi bir bilirkişiye gönderdi.
Hukuki soru
Mahkemenin cevaplaması gereken soru, kusurun tamamen motosiklet sürücüsünde olduğu bir kazada davacının aracında tazmin gerektiren somut bir hasar bulunup bulunmadığıydı. Davacının yurt dışında hazırlattığı rapor ile mahkemenin atadığı bilirkişinin bulguları birbirinden ayrılıyordu. Bilirkişi, hasar tespitinde kendi incelemesine ek olarak kazaya ait fotoğrafları yapay zekâya da inceletmişti. Bu nedenle, yapay zekâ incelemesini de içeren raporun hükme esas alınıp alınamayacağı ayrıca önem taşıyordu. Gerekçeli kararda kullanılan yazılımın adı, inceleme yöntemi ve taraf vekillerinin rapora yönelik itirazlarının içeriği yer almıyor.
Karar
21 Eylül 2025 tarihli bilirkişi raporu, kazada motosiklet sürücüsünün yüzde 100 asli kusurlu, davacının kusursuz olduğunu ve malikin sürücünün kusurundan sorumlu tutulacağını belirtti. Ancak otomobilin darbe alan arka kısmında hasar tespit edilemediğini, fotoğrafların yapay zekâya inceletildiğini ve yapay zekânın da hasar bulamadığını, bu nedenle mahrumiyet zararı ve ekspertiz ücreti de doğmadığını kaydetti. Rapor taraflara tebliğ edildi ve taraf vekilleri beyan ve itiraz dilekçesi sundu. Mahkeme 10 Şubat 2026'da raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli buldu. Araçta hasar ve onarım gerektiren bir durum bulunmadığından davayı reddetti ve 3.120 TL zorunlu arabuluculuk ücretini davacıya yükledi. Karar miktar itibarıyla kesin olarak verildi.
Neden önemli
Gerekçeli karar, yapay zekâ incelemesini ayrı bir delil olarak ele almıyor; raporun ifadesini aynen tekrarlayarak yapay zekâ sonucunu bilirkişinin kendi tespitini destekleyen bir unsur olarak aktarıyor. Mahkeme yapay zekâ kullanımını ayrıca tartışmadı; aracın adı, güvenilirliği ve yöntemi gerekçede yer almıyor. Karar miktar itibarıyla kesin olduğundan bu yaklaşım üst mahkeme denetiminden geçmedi. Karar, bilirkişilerin yapay zekâ araçlarına başvurduğu durumlarda yöntemin raporda nasıl açıklanacağı ve taraflarca nasıl denetleneceği sorusunu gündeme getiriyor.
İlgili aşamalar
Karar, UYAP Emsal Karar Arama'da 'KESİNLEŞTİ' kaydıyla yayımlanmıştır. Kamuoyuna Temmuz 2026'daki basın haberleriyle yansıdı (NTV, 3 Temmuz 2026, Sabah'a atıfla); haberlerde karar Türk hukukunda bir ilk ve '4 bin avroluk dava' olarak sunuldu. Oysa dava belirsiz alacak olarak toplam 50 avro üzerinden açılmıştı; 'ilk' nitelendirmesi de doğrulanamadı. Mahkemenin kendisinin yabancı içtihadı doğrulamak ve çevirmek için yapay zekâ kullandığını açıkladığı İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi kararı ayrı bir kayıtta ele alınmıştır.