ChatGPT konuşmaları gizli mi? Milyonlarca kişi bugün sağlığını, evliliğini, borçlarını ve kimi zaman savcılığın soruşturduğu olayın kendisini yapay zekâ sohbet robotlarına anlatıyor. Şubat 2026'da New York'taki bir federal mahkeme, bu konuşmalar bir davayla ilgili hâle geldiğinde ne olacağı sorusuna ilk net cevabı verdi: Bu konuşmalar gizlilik ayrıcalığından yararlanmaz ve karşı taraf onları okuyabilir. Bu yazıda o kararı, sonrasında farklı yönde hüküm kuran mahkemeleri, hizmet sağlayıcıların kendi kullanım şartlarını ve aynı sorulara Türk hukukunun Avukatlık Kanunu, CMK, HMK ve KVKK üzerinden verdiği cevabı ele alıyoruz.

ChatGPT konuşmaları gizli mi? Kısa cevap

Hukuken önem taşıyan anlamda hayır. Bir sohbet robotuyla yapılan konuşma, başka kullanıcıların göremeyeceği anlamında özeldir; ancak avukatla, hekimle ya da terapistle yapılan görüşmenin hukuken korunduğu anlamda gizli değildir. Hizmet sağlayıcı konuşmayı saklar, belirli durumlarda çalışanları inceleyebilir, kullanım şartları kanunun gerektirdiği hâllerde paylaşıma izin verir ve mahkemeler konuşmanın saklanmasına ya da sunulmasına karar verebilir.

Bunu OpenAI'ın üst yöneticisi de Temmuz 2025'te açıkça söylemişti. TechCrunch'ın aktardığına göre Sam Altman bir podcast yayınında insanların ChatGPT'yi terapist ya da yaşam koçu gibi kullandığını, terapist, avukat veya hekimle yapılan görüşmenin hukuki korumadan yararlandığını, ChatGPT için ise henüz böyle bir şey bulunmadığını belirtti. O gün bir uyarı olan bu tespit, bugün içtihada dönüşmüş durumda.

United States v. Heppner kararında mahkeme ne dedi?

United States v. Heppner (No. 25 Cr. 503 (JSR)), New York Güney Bölge Federal Mahkemesi'nde görülen bir menkul kıymet ve elektronik yolla dolandırıcılık davası. Sanığın evinde arama kararını uygulayan kolluk görevlileri, sanığın Anthropic'in sunduğu bireysel yapay zekâ asistanı Claude ile yaptığı yazışmaları içeren yaklaşık otuz bir belgeye el koydu. Müdafilerinin anlatımına göre sanık bu belgeleri 2025'te, büyük jüri celbini aldıktan ve soruşturmanın hedefi olduğunu öğrendikten sonra, kendi inisiyatifiyle, savunma stratejisini ana hatlarıyla ortaya koyan raporlar hazırlamak için oluşturmuştu. Sanık, belgelerin avukat-müvekkil gizlilik ayrıcalığı (attorney-client privilege) ve avukatın çalışma ürünü (work product) koruması altında olduğunu ileri sürdü.

Hâkim Jed S. Rakoff, 10 Şubat 2026'daki ön duruşmada her iki iddiayı da sözlü olarak reddetti ve gerekçesini 17 Şubat 2026'da dosyaya giren yazılı kararında açıkladı. Mahkeme, sorunun ABD genelinde ilk kez önüne geldiğini belirtti. Gerekçe, gizlilik ayrıcalığının üç unsurunu sırayla sınıyor.

  • Avukat yok. Claude bir avukat değil. Mahkemeye göre tanınmış ayrıcalıkların tamamı, sadakat borcu taşıyan ve disiplin denetimine tabi lisanslı bir meslek mensubuyla kurulan, güvene dayalı insani bir ilişkiye dayanır; kullanıcı ile bir yapay zekâ platformu arasında böyle bir ilişki yoktur.
  • Gizlilik yok. Anthropic'in gizlilik politikası, girdilerin ve çıktıların toplandığını, modeli eğitmek için kullanılabileceğini ve aralarında düzenleyici kamu otoritelerinin de bulunduğu üçüncü kişilerle paylaşılabileceğini söylüyordu. Bu şartlar altında makul bir gizlilik beklentisinden söz edilemezdi. Mahkeme ayrıca OpenAI telif davasında Ocak 2026'da verilen ve kullanıcıların, bir platforma gönüllü olarak verdikleri ve platformun olağan faaliyeti içinde sakladığı sohbetler üzerinde kayda değer bir mahremiyet menfaati bulunmadığını belirten karara atıf yaptı.
  • Hukuki danışmanlık amacı yok. Sanık aracı müdafilerinin yönlendirmesiyle değil, kendi iradesiyle kullanmıştı; araç da hukuki danışmanlık vermediğini açıkça belirtiyordu. Mahkeme bir kapıyı aralık bıraktı: Kullanım avukatın talimatıyla yapılmış olsaydı, araç, avukat adına çalışan muhasebeci ve benzeri uzman yardımcılar gibi avukatın temsilcisi sayılabilirdi.

Uygulamada en çok iki nokta önem taşıyor. Birincisi, sohbetlerin sonradan avukata gönderilmesi hiçbir şeyi değiştirmedi: Mahkemenin ifadesiyle, korunmayan bir iletişim avukatla paylaşıldı diye "simyayla" korunan bir iletişime dönüşmez. İkincisi, mahkeme bir dipnotta, sanığın avukatlarından öğrenip araca yazdığı bilgiler ayrıcalıklı olsa bile, bunları Claude ve Anthropic ile paylaşarak, tıpkı başka bir üçüncü kişiyle paylaşmış gibi, ayrıcalıktan vazgeçmiş sayılacağını ekledi.

Çalışma ürünü iddiası da benzer gerekçeyle reddedildi: Bu koruma avukat tarafından ya da avukatın talimatıyla hazırlanan malzemeyi kapsar; söz konusu belgeler ise yalnızca sanığın kendi eseriydi.

Her mahkeme aynı görüşte değil: çalışma ürünü ayrışması

Aynı gün Michigan'da bir federal yardımcı hâkim (magistrate judge), farklı olgular üzerinde farklı bir sonuca vardı. Davacının kendisini bizzat temsil ettiği bir iş davası olan Warner v. Gilbarco, Inc. dosyasında davalılar, davacının dava sürecinde yapay zekâ araçlarını kullanmasına ilişkin her şeyin ibrazını istedi. Hâkim Anthony P. Patti, 10 Şubat 2026 tarihli kararında talebi reddetti. Talep delil keşfi süresi dolduktan sonra yapılmıştı; ancak karar esasa ilişkin gerekçeler de içeriyor: Malzeme delil keşfine (discovery) konu olamazdı, her hâlükârda çalışma ürünüydü ve ChatGPT kullanmak bu korumadan vazgeçme anlamına gelmiyordu; çünkü çalışma ürünü korumasından vazgeçme, malzemenin karşı tarafa ya da karşı tarafın eline geçmesi muhtemel bir yolla açıklanmasını gerektirir. Karara göre ChatGPT ve benzeri programlar kişi değil, araçtır.

Colorado'da Hâkim Maritza Dominguez Braswell ise 30 Mart 2026'da V2X, Inc. aleyhine açılmış bir iş davasında Heppner kararını ayırt etti: O dosya, sanığın avukatından bağımsız hareket ettiği bir ceza davasıydı; kendisini temsil eden bir davacı ise hem taraf hem de vekildir. Hâkime göre bilginin üçüncü kişiye ait bir sistemden geçmesi her türlü mahremiyetin kaybı anlamına gelmez; samimi paylaşımı teşvik edecek şekilde tasarlanan sohbet robotları söz konusu olduğunda mahremiyet gerekçesi zayıflamaz, aksine muhtemelen daha da güçlenir.

Aynı karar madalyonun öbür yüzünü de gösteriyor. Davacı, davalının gizli belgeleriyle kullandığı yapay zekâ aracının adını bildirmek zorunda kaldı; koruma kararı (protective order) da değiştirildi: Gizli bilgiler, ancak hizmet sağlayıcının girdileri modeli eğitmek için kullanması ve hizmetin sunumu için zorunlu olmadıkça üçüncü kişilerle paylaşması sözleşmeyle yasaklanmışsa ve kullanıcı verilerin silinmesini isteyebiliyorsa bir yapay zekâ platformuna yüklenebilecek. Hâkim, bunun şimdilik yaygın kullanılan düşük maliyetli araçların çoğunu dışarıda bıraktığını kabul etti.

Ayrışma göründüğünden dardır. Bu mahkemelerin hiçbiri bir sohbet robotu konuşmasının avukat-müvekkil gizlilik ayrıcalığıyla korunduğuna hükmetmedi; tartışma, ABD medeni usulünde tarafın kendi hazırlığını da kapsayabilen çalışma ürünü koruması üzerinde. Korumanın varlığı malzemeyi kimin, kimin için ve hangi sözleşme şartlarıyla oluşturduğuna bağlı; varsayılan cevap ise hayır.

ChatGPT konuşmaları mahkemede delil olur mu?

Evet; üstelik en büyük örnek, hiçbir kullanıcının kendi davası değil. Haber kuruluşlarının OpenAI aleyhine açtığı ve New York'ta In re OpenAI, Inc. Copyright Infringement Litigation adıyla birleştirilen telif davalarında mahkeme, Mayıs 2025'te OpenAI'a normalde silinecek çıktı kayıtlarını saklamasını emretti. OpenAI'ın kendi açıklamasına göre karar ChatGPT Free, Plus, Pro ve Team kullanıcılarını ve sıfır veri saklama sözleşmesi bulunmayan API müşterilerini, silinmiş sohbetler de dâhil olmak üzere kapsıyordu; Enterprise ve Edu ise kapsam dışındaydı. Şirket, bu yükümlülüğün 26 Eylül 2025'te sona erdiğini, silinen sohbetleri ve Geçici Sohbetleri yeniden 30 gün içinde sildiğini, davacıların hâlâ talep ettiği Nisan-Eylül 2025 dönemine ait sınırlı bir veri setini ise saklamaya devam ettiğini açıkladı.

Ardından tartışma ibraza taşındı. Yardımcı Hâkim Ona T. Wang 2025'in sonlarında OpenAI'ın kimliksizleştirilmiş 20 milyon ChatGPT kaydını sunmasına karar verdi; Bloomberg Law'un haberine göre Bölge Hâkimi Sidney H. Stein de 5 Ocak 2026'da bu kararı onadı; mahremiyet kaygılarının yeterince tartıldığını ve kullanıcıların konuşmalarını gönüllü olarak paylaştığını vurguladı. Heppner kararının atıf yaptığı Ocak 2026 tarihli karar da budur.

Çıkarılacak ders şu: Silme bir şirket politikasıdır ve mahkeme onu askıya alabilir; davanın tarafı olmayan kullanıcıların konuşmaları bile davanın içine çekilebilir.

Hizmet sağlayıcıların kendi şartları ne diyor?

Mahkemeler kullanım şartlarını dikkatle okuyor; kullanıcıların da okuması gerekiyor. OpenAI'ın 30 Temmuz 2026'da güncellenen gizlilik politikası, Avrupa Ekonomik Alanı ve İsviçre dışında yaşayan kullanıcılar için, dolayısıyla Türkiye'deki kullanıcılar için de, veri sorumlusu olarak San Francisco'daki OpenAI OpCo, LLC'yi gösteriyor. Silinen konuşmalar ve Geçici Sohbetler, güvenlik veya hukuki nedenlerle, örneğin hukuka uygun bir celp nedeniyle daha uzun saklanmaları gerekmedikçe 30 gün içinde siliniyor. Kişisel veriler, hukuki bir yükümlülük gerektirdiğinde ya da OpenAI bu yükümlülüğe uymak için gerekli olduğuna iyi niyetle inandığında, ayrıca dolandırıcılığın önlenmesi veya kullanıcıların ve kamunun güvenliğinin korunması gibi başka gerekçelerle kamu otoriteleriyle paylaşılabiliyor.

Bir de güvenlik kanalı var: OpenAI Ağustos 2025 tarihli açıklamasında, başkalarına zarar vermeyi planladığı izlenimi veren konuşmaların insan denetçilere yönlendirildiğini ve başkalarına yönelik yakın ve ciddi bir fiziksel zarar tehdidinin kolluğa bildirilebileceğini belirtti.

Kurumsal ürünler farklı işliyor: OpenAI kurumsal verilerle varsayılan olarak model eğitmediğini, Enterprise ve Edu çalışma alanlarında saklama süresini yöneticilerin belirlediğini söylüyor. Yani konuşmaların ne kadar saklanacağına çalışan değil, işveren karar veriyor.

Türk hukuku ChatGPT konuşmalarını korur mu?

Türk hukukunda Anglo-Amerikan anlamında bir "avukat-müvekkil gizlilik ayrıcalığı" kurumu yok. Benzer bir sonuca, hepsi avukata bağlanan bir dizi kuralla ulaşılıyor.

  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 36. maddesi, avukatların kendilerine tevdi edilen veya görevleri dolayısıyla öğrendikleri hususları açığa vurmasını yasaklıyor; avukat bu konularda ancak iş sahibinin muvafakatiyle tanıklık edebiliyor, muvafakat olsa bile tanıklıktan çekinebiliyor ve çekinme hakkını kullanması hukuki ya da cezai sorumluluk doğurmuyor.
  • Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 46/1-a maddesi avukatlara, bu sıfatla öğrendikleri bilgiler hakkında tanıklıktan çekinme hakkı tanıyor; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 249. maddesi de kanunen sır olarak korunması gereken bilgiler için aynı imkânı, Avukatlık Kanunu hükmünü saklı tutarak tanıyor.
  • CMK m.154/1'e göre şüpheli veya sanığın müdafiiyle yazışmaları denetime tabi tutulamıyor.

Bu korumaların her biri bir avukatın varlığını şart koşuyor. Bir sohbet robotuyla yapılan konuşma ne müdafiyle yapılmış bir yazışmadır ne de avukata tevdi edilmiş bir bilgidir; dolayısıyla kullanıcının kendi yapay zekâ sohbeti, bir günlük gibi, bu kuralların dışında kalır. Heppner mahkemesi olguları bir ayrıcalığın unsurlarıyla sınadı; Türk mahkemesi aynı sonuca daha doğrudan varır, çünkü sınanacak genel bir ayrıcalık yok, yalnızca avukat etrafında kurulmuş mesleki yükümlülükler ve usul güvenceleri var.

İki çekinceyi not etmek gerekir. Anayasa'nın 38. maddesi kişinin kendisini suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamayacağını güvence altına alır; bu, sanığın teslime zorlanabileceği şeyi sınırlar, ancak hukuka uygun bir aramada bulunabilecek şeyi sınırlamaz. Ayrıca Türk hukuku, müvekkilin avukatını bilgilendirmek için tek başına hazırladığı notları açıkça düzenlemiyor; bir yapay zekâ sohbet geçmişi ise, bilgi zaten üçüncü bir kişiyle paylaşılmış olduğundan, korumadan yararlanmak için zayıf bir aday.

Ceza soruşturmaları: avukat bürosu, cihaz araması ve Anayasa Mahkemesi

Türk hukukundaki en güçlü koruma avukat bürosuna ilişkin. CMK m.130'a göre avukat büroları ancak mahkeme kararıyla, kararda belirtilen olayla ilgili olarak ve Cumhuriyet savcısının denetiminde aranabilir; aramada baro başkanı veya onu temsil eden bir avukat hazır bulunur. El konulan şeyin avukat ile müvekkili arasındaki mesleki ilişkiye ait olduğu ileri sürülerek karşı konulursa, bu şey mühürlenir ve hâkim yirmi dört saat içinde karar verir; itiraz yerinde görülürse el konulan şey derhâl avukata iade edilir ve tutanaklar ortadan kaldırılır.

Bu koruma avukatın elindeki malzemeyi kapsıyor. Müvekkilin telefonundaki, bilgisayarındaki ya da bulut hesabındaki sohbet geçmişi ise CMK m.134'e tabi: Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması hâlinde hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulmak üzere Cumhuriyet savcısı, şüphelinin bilgisayarlarında arama yapılmasına ve kayıtların kopyalanmasına karar verebiliyor. El konulan bir telefon veya bilgisayar çoğu zaman hesaplarda oturumu açık hâlde bulunduğundan, açık bir sohbet uygulaması hukuka uygun bir aramanın ulaşabileceği alanın içinde kalabiliyor.

Üstelik m.134'ün kendisi de değişmek üzere. Anayasa Mahkemesi 12 Şubat 2026 tarihli ve E.2023/128, K.2026/36 sayılı, 25 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan kararıyla maddeyi iptal etti. Mahkeme oyçokluğuyla, şüphelinin bilgisayarlarında hâkim kararıyla arama ve kopyalama yapılmasına ve şifresi çözülemeyen cihazlara el konulmasına ilişkin temel kuralları Anayasa'nın 13. ve 20. maddelerine aykırı buldu: Bu kurallarla elde edilen verilerin hüküm kesinleştikten sonra saklanmasına veya silinmesine, buna ilişkin süre ve usule, ilgili kişinin haklarına ve yetkili mercie dair kanunda hiçbir düzenleme yok. Uygulanma imkânı kalmayan diğer fıkraları da 6216 sayılı Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca iptal etti. İptal hükmü 25 Şubat 2027'de yürürlüğe girecek; o tarihe kadar madde uygulanmaya devam ediyor ve yasama organının yeni bir düzenleme yapmak için bu tarihe kadar süresi bulunuyor.

ABD'deki bir hizmet sağlayıcının elindeki sohbetlere ulaşmak ise ayrı bir yol; bu yol uygulamada uluslararası adli yardımlaşmadan geçiyor.

Hukuk davaları: mahkeme yapay zekâ sohbetlerinizin ibrazını isteyebilir mi?

Türk medeni usul hukukunda Amerikan tarzı bir delil keşfi yok, ancak hedefli ibraz yükümlülükleri var. HMK m.199 elektronik ortamdaki verileri belge sayıyor. HMK m.219'a göre taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandığı ve ellerinde bulunan belgeleri ibraz etmek zorunda; elektronik belgeler çıktı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortamda sunuluyor. HMK m.220'ye göre ibrazı istenen belgenin ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna kanaat getirilir ve belgenin varlığı anlaşılırsa mahkeme kesin süre veriyor; taraf belgeyi kabul edilebilir bir mazeret göstermeden sunmazsa mahkeme, belgenin içeriği konusunda karşı tarafın beyanını kabul edebiliyor. HMK m.221 ibraz yükümlülüğünü üçüncü kişilere de genişletiyor; üçüncü kişiler tanıklıktan çekinme sebeplerine dayanarak ibrazdan kaçınabiliyor.

Bu nedenle bir Türk mahkemesinin "ChatGPT ile yaptığınız bütün konuşmaları sunun" şeklindeki bir talebi kabul etmesi beklenmez. Ancak belirli, tanımlanmış ve bir vakıanın ispatı için zorunlu bir konuşma başka: Onun ibrazına karar verilebilir ve ibraz edilmemesi davayı kaybettirebilir. HMK m.189/2 hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin dikkate alınmasını yasakladığından, birinin hesabına izinsiz girilerek elde edilen bir sohbet kullanılamaz; örneğin şirketin yönettiği bir çalışma alanından veri koruma kurallarına uygun şekilde elde edilen bir sohbet ise kullanılabilir.

Kişisel veriler: KVKK, yurt dışına aktarım ve meslek kuralları

Kendi hayatı hakkında sohbet eden bireyler bakımından KVKK'nın etkisi sınırlı: KVKK m.28/1-a, üçüncü kişilere verilmemek kaydıyla gerçek kişilerin tamamen kendisiyle veya aynı konutta yaşayan aile fertleriyle ilgili faaliyetler kapsamında yaptığı işlemeyi kapsam dışında tutuyor. Kullanıcı bir işletme ya da meslek mensubu olduğunda ve sohbet başkalarına ait veriler içerdiğinde tablo değişiyor.

KVKK'nın 2024'te değiştirilen 9. maddesine göre kişisel veriler yeterlilik kararı, imzalanmasından itibaren beş iş günü içinde Kuruma bildirilen standart sözleşme gibi uygun güvenceler veya yalnızca arızi olmak kaydıyla dar istisnalar çerçevesinde yurt dışına aktarılabiliyor. Kurumun 22 Eylül 2026'da yayımladığı avukatlara yönelik uygulama rehberi, müvekkil dosyalarının ChatGPT, Claude veya Gemini gibi araçlara yüklenmesinin 9. madde kapsamında yurt dışına aktarım sayılabileceğini belirtiyor; maskeleme, asgari veri ve özel nitelikli verileri yüklememe tavsiyesinde bulunuyor. Rehberi KVKK'nın dosyayı sohbet robotuna yapıştırmanın yurt dışına aktarım sayılabileceği uyarısını ele aldığımız haberimizde inceledik; aktarım yolları ise KVKK kapsamında yurt dışına veri aktarımı rehberimizde yer alıyor. Kurumun Haziran 2025 tarihli Sohbet Robotları (ChatGPT Örneği) Hakkında Bilgi Notu da kullanıcıların farkındalık eksikliğinden kaynaklanan aşırı paylaşım riskine dikkat çekmişti.

Baro tarafı da aynı şeyi meslek kuralları diliyle söylüyor. Yapay zekâ halüsinasyonu dosyalarını incelediğimiz yazıda ele aldığımız Türkiye Barolar Birliği'nin "Avukatlar İçin Yapay Zekâ Kullanımı Tavsiye Rehberi", avukatın yapay zekâdan yararlanabileceğini ancak sır saklama yükümlülüğünü hiçbir aşamada yapay zekâya veya üçüncü kişilere devredemeyeceğini; anonimleştirilmemiş müvekkil bilgisinin, özel nitelikli kişisel verilerin, dava ve icra dosyası içeriğinin, delillerin, ticari sırların ve stratejik müzakere bilgisinin kamuya açık veya sözleşmesel güvenceleri yetersiz araçlara girilmemesi gerektiğini belirtiyor. Her iki rehberin arkasında, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme (TCK m.136) ve meslek gereği öğrenilen müşteri sırrı veya ticari sırrı açıklama (TCK m.239) suçları duruyor.

Heppner kararındaki dipnot, iki rehberin de doğrudan ele almadığı müvekkil tarafını ekliyor: Avukatının görüşünü bireysel bir sohbet robotuna yapıştıran müvekkil, en azından bir ABD mahkemesi önünde, bu görüşün sahip olduğu korumayı kaybedebilir.

Kore'nin yeni avukat-müvekkil ayrıcalığı ve sohbet robotları

Güney Kore, Türkiye'ninkine benzeyen ve Avukatlık Kanunu'nun 26. maddesindeki sır saklama yükümlülüğü ile Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 112. ve 149. maddelerine dayanan yükümlülük temelli modelden açık bir ayrıcalığa geçişi kanunlaştırdı. Kore Ulusal Meclisi 29 Ocak 2026'da, Adalet Bakanlığı'nın duyurduğu ve Avukatlık Kanunu'na 26-2. maddeyi ekleyen değişikliği kabul etti. 19 Şubat 2026'da 21357 sayılı Kanun olarak yayımlanan düzenleme, yayımından bir yıl sonra yürürlüğe girecek ve yürürlükten önceki iletişimlere de uygulanacak.

Yeni madde, avukat ile müvekkil veya müvekkil adayının hukuki yardım vermek ya da almak amacıyla yaptıkları gizli iletişimleri ve avukatın üstlendiği işle ilgili olarak dava, soruşturma veya inceleme için hazırlanan, elektronik olanlar dâhil belge ve materyalleri açıklamaktan kaçınabilmelerine imkân tanıyor. İstisnalar arasında müvekkilin rızası, avukatın suça karışması gibi ağır kamu yararı hâlleri, avukatın müvekkille kendi uyuşmazlığı ve diğer kanunlardaki özel hükümler bulunuyor.

Birinci fıkra, tıpkı Heppner'de olduğu gibi, avukat ile müvekkil arasındaki iletişimi koruyor; bir yapay zekâ hizmetiyle yapılan sohbet bu nitelikte değil. İkinci fıkra ise dava için hazırlanan belgeleri, lafzı itibarıyla avukatın yönlendirmesini şart koşmadan koruyor; müvekkilin yapay zekâ destekli hazırlıklarını kapsayıp kapsamadığı henüz sınanmadı. Kore'nin veri koruma otoritesi ise DeepSeek hakkındaki düzeltici tavsiye kararında görüldüğü gibi, sohbet robotuna yazılan istemleri yurt dışına gönderilen kişisel veri olarak değerlendirmişti.

Bireyler, şirketler ve avukatlar için pratik notlar

Bireyler

  • Bir sohbet robotuna, yazdıklarınız bir gün mahkeme salonunda okunabilecekmiş gibi yazın.
  • Bir uyuşmazlığa ilişkin anlatımınızı prova etmek, savunma kurgulamak ya da avukatınızın görüşünü özetlemek için bireysel bir sohbet robotu kullanmayın. Heppner'e göre ilki korunmuyor, sonuncusu ise mevcut korumayı kaybettirebiliyor.
  • Geçici Sohbet, silme ve model eğitimini kapatma riski azaltır ama ortadan kaldırmaz: Silme 30 güne kadar sürebilir ve hukuki bir saklama yükümlülüğü silmeyi askıya alabilir.
  • Sağlık, aile ve başka kişilere ait bilgiler konusunda özellikle dikkatli olun. Sohbet robotuyla dertleşmek hukuka aykırı değildir, ama gizli de değildir.

Şirketler

  • Hangi aracın, ne için ve hangi verilerle kullanılabileceğini yazılı bir kurala bağlayın; unsurları yapay zekâ kullanım politikası rehberimizde bulabilirsiniz.
  • Sözleşmesi model eğitimini dışlayan, saklama süresini sınırlayan ve silmeye imkân tanıyan kurumsal sürümleri tercih edin.
  • İstemleri ve çıktıları iş kaydı olarak değerlendirin; özellikle ABD'de bir dava öngörülebiliyorsa saklanmaları gerekebilir.
  • Çalışanların yapay zekâ kullanımının izlenmesi de düzenlemeye tabi; en yakın rehber, KVKK'nın e-posta denetimi ilke kararını incelediğimiz yazıda ele aldığımız sınırlar.
  • Kişisel veriler yabancı bir hizmet sağlayıcıya gidiyorsa, KVKK m.9 kapsamındaki aktarım dayanağını kullanımdan önce kurun.

Avukatlar

  • Müvekkil dosyalarını bireysel araçlardan uzak tutun; hassas işlerde, TBB ve KVKK rehberlerinin beklediği gibi, sözleşmesel güvenceleri olan kapalı sistemler kullanın.
  • Müvekkillere, dosyayla ilgili kendi sohbet robotu konuşmalarının korunmadığını ve avukat görüşünü bir sohbet robotuna yapıştırmanın bu görüşü riske atabileceğini işin başında anlatın. Kaliforniya bu yükümlülüklerin bir kısmını kanuna taşıdı; ayrıntılar SB 574 haberimizde.
  • Her çıktıyı mahkemeye sunulmadan önce doğrulayın; Mata v. Avianca hâlâ en bilinen ibret örneği.

İzlenmesi gereken üç gelişme var: Bir ABD istinaf mahkemesinin çalışma ürünü ayrışmasını çözüp çözmeyeceği; yasama organının CMK m.134'ü 25 Şubat 2027'den önce nasıl yeniden düzenleyeceği; Kore mahkemelerinin yürürlüğe girdikten sonra 26-2. maddenin ikinci fıkrasını nasıl yorumlayacağı.

Sık Sorulan Sorular

ChatGPT konuşmaları gizli mi?

Diğer kullanıcılara karşı özeldir, ancak hukuki anlamda gizli değildir. Hizmet sağlayıcı konuşmaları saklar, belirli güvenlik durumlarında inceleyebilir ve kanunen gerektiğinde paylaşabilir. ABD mahkemeleri sohbet kayıtlarının saklanmasına ve sunulmasına karar verdi; bir federal mahkeme de Şubat 2026'da kullanıcının kendi yapay zekâ sohbetlerinin avukat-müvekkil gizlilik ayrıcalığıyla korunmadığına hükmetti.

ChatGPT konuşmaları kaydediyor mu, başkası görür mü?

Evet, konuşmalar siz silene kadar hesabınızda saklanır; OpenAI silinen konuşmaları 30 gün içinde sistemlerinden kaldırdığını, hukuki veya güvenlik nedenleri varsa daha uzun saklayabileceğini belirtiyor. Başkalarına zarar verme planı izlenimi veren konuşmalar insan denetçilerce incelenebiliyor. Şirket hesaplarında yöneticiler saklama süresini belirliyor; bu nedenle işveren de erişim sahibi olabilir.

ChatGPT konuşmaları mahkemede delil olur mu?

Evet. HMK'ya göre elektronik veriler belge niteliğindedir ve mahkeme belirli, ispat için zorunlu bir konuşmanın ibrazına karar verebilir. Ceza soruşturmalarında hukuka uygun bir cihaz araması sohbet geçmişine ulaşabilir. Buna karşılık birinin hesabına izinsiz girilerek elde edilen sohbetler, HMK m.189/2 uyarınca hukuk davasında dikkate alınamaz.

ChatGPT ile dertleşmek güvenli mi?

Hukuka aykırı değildir ve pek çok kişi faydalı buluyor; ancak hekim, psikolog veya avukatla yapılan görüşmeyi koruyan gizliliğin hiçbirini taşımaz. Üçüncü bir kişinin okumasını istemeyeceğiniz ayrıntıları, özellikle sağlık bilgilerini, aile üyelerine ilişkin bilgileri ve bir uyuşmazlığa konu olabilecek davranışları paylaşmaktan kaçınmak yerinde olur.

Sohbeti avukatıma gönderirsem gizli hâle gelir mi?

Hayır. Heppner kararında mahkeme, korunmayan bir malzemenin sonradan avukata gönderilmekle korunur hâle gelmeyeceğine ve avukat görüşünü bir sohbet robotuna yazmanın bu görüş üzerindeki korumayı kaybettirebileceğine hükmetti. Türk hukukunda da avukatın sır saklama yükümlülüğü müvekkilin avukata tevdi ettiği bilgileri kapsar; müvekkilin ayrıca tuttuğu sohbet geçmişini kapsamaz.

Burhan Doğuş Ayparlar'ın Görüşü

Bu bölüm, Türkiye'de avukat olarak kişisel değerlendirmemi içermektedir.

Bence Heppner gizlilik ayrıcalığı bakımından doğru bir karar; ancak yorumların çoğu onu biraz yanlış anlatıyor. Belirleyici nokta Claude'un bir makine olması ya da gizlilik politikasının paylaşıma izin vermesi değil; sanığın avukatıyla konuşmuyor olması. Ayrıcalık, karşılıklı yükümlülükler taşıyan bir ilişkiyi korur: Avukat sadakat ve sır saklama borcu altındadır, denetlenir ve disiplin sorumluluğu vardır. Bir sohbet robotunun böyle bir borcu yoktur. Ona ayrıcalık tanımak, kullanıcının sözlerini, onları korumakla yükümlü hiç kimse olmadan korumak anlamına gelirdi.

Karardan ayrıldığım nokta, gizliliğin gizlilik politikasına dayanılarak reddedilmesi. Gizlilik küçük puntolu şartlara bağlıysa her e-posta hesabı ve bulut depolama alanı aynı durumdadır; oysa onlara böyle yaklaşmıyoruz. Ancak bu, ayrıcalıkla değil mahremiyet ve aramayla ilgili bir tartışmadır ve ikisini birbirinden ayrı tutmak gerekir.

Türkiye bakımından mesele yapısal. Korumalarımız avukat etrafında kurulmuş: Avukatlık Kanunu m.36'daki sır saklama yükümlülüğü, tanıklıktan çekinme hakkı, CMK m.130'daki büro araması kuralları ve müdafiyle yazışmaların dokunulmazlığı. Bunlar, müvekkillerin artık kendilerinin, yurt dışındaki platformlarda, çoğu zaman avukata gitmeden önce ürettikleri malzemeye ulaşmıyor. Bu boşluk, bir "yapay zekâ ayrıcalığı" icat etmek için gerekçe değil. Ama CMK m.134'ün yerine 25 Şubat 2027'ye kadar yeni bir düzenleme yapması gereken yasama organı için, bulutta tutulan verilere uygun güvenceler kurmanın gerekçesi: kesin bir arama kapsamı, ilgisiz verilerin ayrılması ve silme süreleri.

Son olarak kendi mesleğime bir not: Heppner davasındaki sanık avukatlarına hazırlanmaya çalışıyordu ve riskin bizzat bu hazırlık olduğu ortaya çıktı. Bu açıklamanın yeri arama yapıldıktan sonrası değil, işin başı.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık teşkil etmez. Yazı; Heppner davasında 17 Şubat 2026'da verilen yazılı karara, Michigan'da 10 Şubat 2026'da ve Colorado'da 30 Mart 2026'da verilen kararlara, OpenAI'ın yayımladığı açıklamalar ile gizlilik politikasına, OpenAI telif davasındaki Ocak 2026 tarihli karara ilişkin basın haberlerine, mevzuat.gov.tr'de yayımlanan Türk mevzuatına, 25 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete'de ve Anayasa Mahkemesi kararlar bilgi bankasında yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararına, KVKK'nın 22 Eylül 2026 tarihli rehberine, TBB'nin 2026 tarihli rehberine ve law.go.kr'de yayımlanan Kore Avukatlık Kanunu'na dayanmaktadır; tüm kaynaklara 20 Ekim 2026'da erişilmiştir. ABD kararları ilk derece kararlarıdır ve başka mahkemeleri bağlamaz; Kore'deki değişiklik henüz yürürlüğe girmemiştir. Türk, Kore ve ABD hukukuna ilişkin açıklamalar genel nitelikte olup somut olaylar ayrıca değerlendirilmelidir. Yorum ve değerlendirmeler yazara aittir.