Olay
Bologna'daki üç CGIL sendikası (Filcams, Nidil ve Filt), 16 Aralık 2019'da 216/2003 sayılı Kanun Hükmünde Kararname m.5 uyarınca Deliveroo Italia'ya karşı dava açtı. Kuryeler, Deliveroo uygulamasında kararda “SSB” (self-service booking) olarak anılan rezervasyon sistemi üzerinden çalışma oturumu rezerve ediyordu. Rezervasyon pencerelerine öncelikli erişim, algoritmanın her kuryeye güvenilirlik ve yoğun saatlere katılım parametrelerine göre verdiği puana bağlıydı. Son 14 günlük istatistikler esas alınıyor, oturumdan 24 saatten kısa süre önce yapılan iptaller ve oturuma katılmama puanı düşürebiliyordu. Platform, iptalin veya devamsızlığın nedenini bilmiyor ve dikkate almıyordu. Deliveroo, dava sürerken 2 Kasım 2020'den itibaren bu sistemi kullanmadığını bildirdi.
Hukuki soru
Sorun, bu rezervasyon sisteminin 2000/78/AT sayılı Direktif'i iç hukuka aktaran 216/2003 sayılı Kanun Hükmünde Kararname anlamında “kişisel kanaat” temelinde, özellikle sendikal faaliyet ve grev hakkının kullanılması bakımından dolaylı ayrımcılık oluşturup oluşturmadığıydı. Sendikalar, ihbarsız greve katılan kuryenin rezerve ettiği oturuma gitmediği için puan kaybettiğini ve öncelikli gruptaki yerini yitirebildiğini ileri sürdü. Mahkeme, sendikaların kendi adlarına dava açma ve tazminat isteme ehliyetini de değerlendirdi.
Karar
Mahkeme, kuryenin oturuma katılmamasının veya geç iptalinin nedenlerini bilmeyen ve dikkate almayan sistemin farklı durumlara aynı muameleyi uyguladığını ve bu “körlüğün” ayrımcılık potansiyeli taşıdığını kabul etti. Ani grevin hukuka uygun olduğunu hatırlatarak greve katılan kuryenin istatistiklerinin kötüleşebileceğini ve öncelik avantajını yitirebileceğini belirtti; aynı değerlendirmeyi hastalık, engellilik ve çocuk bakımı gibi haklı nedenler için de yaptı. Deliveroo'nun rezervasyona erişim koşullarındaki davranışını ayrımcı buldu. Kararın şirketin internet sitesinde ve platformun sıkça sorulan sorular bölümünde, bir özetinin de La Repubblica gazetesinde yayımlanmasına ve sendikalara 50.000 avro tazminat ile yargılama giderlerinin ödenmesine hükmetti.
Neden önemli
Karar, algoritmik iş organizasyonunun ayrımcılık hukuku bakımından denetlenebileceğini gösteren erken örneklerdendir. Mahkeme, sistemin tarafsız görünmesinin ve bireysel bir ayrımcılık vakasının ispatlanmamış olmasının sorumluluğu ortadan kaldırmadığını, korunan nedenleri ayırt etmeyen ölçütlerin kendiliğinden dolaylı ayrımcılık yaratabileceğini kabul etti.
İlgili aşamalar
Deliveroo karardan sonra itiraz yolunu değerlendireceğini açıklamıştı. İncelenen kaynaklarda bir üst mahkeme kararına rastlanmadı; kararın kesinleşip kesinleşmediği teyit edilemedi.