Düzeltme (19 Ekim 2026): Bu yazı ilk hâlinde AB Yapay Zekâ Sorumluluk Direktifi'ni (AILD), nedensellik karinesi getiren ve hâlâ gündemde olan bir taslak olarak sunuyordu; Komisyon bu teklifi 2025'te geri çektiğinden AB bölümü yenilenen Ürün Sorumluluğu Direktifi'ne göre düzeltildi.

Otonom bir kargo dronu kontrolden çıkıp bir yayanın yaralanmasına neden olduğunda hastane masraflarını kim ödeyecektir? Milyonlarca dolarlık bir portföyü yöneten algoritmik bir borsa botu, "halüsinasyon" görüp aniden tüm parayı batırdığında zarar nasıl tazmin edilecektir? Bu tür büyük riskler dünya genelinde yeni bir hukuki tartışma başlattı: Yapay Zeka Mali Sorumluluk Sigortası zorunlu olmalı mıdır?

Bu kapsamlı yazıda, otonom sistemlerin yol açtığı zararların tazmini sorununu, teknolojik otomasyonun yoğun biçimde yaşandığı üç önemli bölge olan Avrupa Birliği (EU), Güney Kore (KR) ve Türkiye (TR) hukuk sistemleri üzerinden, "Arka Plan", "Bölgesel Regülasyonlar", "Etkiler" ve "Sonuçlar" başlıkları altında ayrıntılı olarak inceliyoruz.

1. Arka Plan (Background): Sorumluluk Hukukunun Evrimi ve "Kara Kutu"

Geleneksel tazminat hukukunda birinin zararı ödemesi için kural olarak "Kusur Sorumluluğu" (Fault-based Liability) aranır. Oysa modern YZ sistemleri (özellikle Derin Öğrenme / Deep Learning modelleri), kurallarını kendisi belirleyen bir "Kara Kutu" (Black Box) gibi çalışır. Sistemi kodlayan mühendis bile, makinenin 45. katmandaki bir veriyi neden diğerine tercih ettiğini tam olarak açıklayamaz.

1.1. İspat Yükünün Çöküşü

Otonom bir araç bir yayaya çarparsa, klasik hukuka göre yayanın, "yazılımcının kodlama hatası yaptığını" veya "üreticinin sensörleri yanlış taktığını" ispatlaması gerekir. Ortalama bir vatandaşın, milyar dolarlık teknoloji devlerinin kapalı kaynak kodlu algoritmalarındaki teknik kusurları mahkemede ispatlaması fiilen imkansızdır. Bu durumda teknoloji devleri hiçbir zaman tazminat ödemez, zararın tamamı zarar gören vatandaşın üzerinde kalır.

1.2. Çözüm: "Kusursuz Sorumluluk" (Strict Liability) ve Sigorta Havuzu

Hukuk, bu ispat güçlüğünü aşmak için tarihsel olarak "Kusursuz (Tehlike) Sorumluluğu" kavramını geliştirmiştir. Nükleer santral işletenler veya patlayıcı madde taşıyanlar, kusurları olmasa bile doğacak zarardan sorumlu tutulurlar. Bugün hukukçular, yüksek riskli yapay zekanın tam olarak bu "tehlikeli faaliyet" kategorisine alınması ve Zorunlu Trafik Sigortası mantığıyla bir Zorunlu YZ Sigortası (Mandatory AI Insurance) havuzu kurulması gerektiğini savunmaktadır.

2. Küresel Eksen Analizi: Avrupa Birliği, Güney Kore ve Türkiye

Bu arka plan ışığında, önde gelen hukuk düzenlerinin soruna yaklaşımı aşağıda ele alınmaktadır.

2.1. Avrupa Birliği (EU): Yenilenen Ürün Sorumluluğu Direktifi (PLD) ve Geri Çekilen AILD

Avrupa Birliği, dünyanın en kapsamlı Yapay Zeka Yasası'nı (EU AI Act) çıkarmakla yetinmemiş, zararların tazmini için 2024 yılında, yazılımı ve dolayısıyla yapay zekâ sistemlerini açıkça kapsayan yenilenmiş Ürün Sorumluluğu Direktifi'ni (Product Liability Directive - PLD, 2024/2853 sayılı Direktif) kabul etmiştir. 2022'de ayrıca önerilen Yapay Zeka Sorumluluk Direktifi (AI Liability Directive - AILD) ise Komisyon tarafından Şubat 2025'te geri çekileceği açıklanmış ve aynı yıl içinde resmen geri çekilmiştir.

  • İspat Yükünün Hafifletilmesi: Yenilenen PLD, zarar görenin kodu incelemesinin imkânsız olduğunu kabul ederek, teknik veya bilimsel karmaşıklık nedeniyle ispatın davacı için aşırı derecede güçleştiği ve davacının ürünün ayıplı olduğunu ya da nedensellik bağını muhtemel kıldığı hâllerde ulusal mahkemelere ayıp veya nedensellik karinesi uygulama imkânı tanır. Karinenin aksi ispatlanabilir; üretici aksini kanıtlayabilir. (AILD'nin yapay zekâ sistemlerine özgü "nedensellik karinesi" ise direktifin geri çekilmesiyle gündemden düştü.)
  • Sigorta Durumu: Mevcut metinlerde genel bir "Zorunlu Sigorta" şartı henüz bağlayıcı bir kural olarak düzenlenmemiştir. Ancak yüksek riskli YZ (örneğin otonom robotlar, tıbbi YZ) piyasaya süren şirketlerin, devasa para cezaları ve tazminat riskleri nedeniyle ticari olarak sigorta yaptırmaları de facto (fiilen) zorunlu hale gelmektedir. Avrupa Parlamentosu daha Ekim 2020'de yüksek riskli yapay zekâ sistemlerini işletenler için zorunlu sigorta öngörülmesini istemişti; ancak böyle bir yükümlülük henüz kabul edilmedi.

2.2. Güney Kore (KR): Robotik Sigortalar ve Proaktif Teknoloji Hukuku

Güney Kore, özellikle imalat robotları, hizmet botları ve tıbbi yapay zeka alanında dünyadaki en yoğun otomasyona sahip ülkelerden biridir. AB'nin "kural koyucu" yaklaşımından farklı olarak Kore, inovasyonu engellememek için sektöre özgü çözümler üretmeye odaklanır.

2.3. Türkiye (TR): Mevcut Boşluk ve Borçlar Kanunu Potansiyeli

Türkiye'de şu an doğrudan "Yapay Zeka" veya "Otonom Sistemler" adını taşıyan özel bir kanun bulunmamaktadır. Zararlarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) uygulanır. Ancak TBK'nın geleneksel kuralları, algoritmanın yol açtığı karmaşık zararları (örneğin algoritmik ayrımcılık yüzünden milyonlarca liralık ihaleyi haksız yere kaybeden bir şirketin zararını) gidermekte yetersiz kalmaktadır.

Türk hukukunda bugün en güçlü dayanak, TBK'nın 71. maddesinde düzenlenen "Tehlike Sorumluluğu"dur. Bir faaliyetin, doğası gereği çevreye ağır zarar verme potansiyeli varsa (patlayıcı fabrikası, tehlikeli madde taşımacılığı), işleten kişi kusursuz sorumlu olur. Türkiye'de Tıbbi Kötü Uygulama (Malpraktis) veya Karayolları Trafik Sigortası nasıl zorunluysa, önümüzdeki dönemde hazırlanacak Türkiye YZ Eylem Planı / YZ Yasası kapsamında da "Otonom Karar Destek Sistemleri Mali Sorumluluk Sigortası"nın zorunlu hale getirilmesini hukukçular güçlü biçimde savunmaktadır. Aksi takdirde, Türkiye pazarında faaliyet gösteren yabancı yapay zeka devleri verdikleri zararlarla ilgili hiçbir tazminat ödemeden ("kullanıcı sözleşmesini onayladınız" diyerek) işin içinden sıyrılacaktır.

Küresel YZ Sigorta & Sorumluluk Yaklaşım Matrisi

Avrupa Birliği (EU)
Yenilenen PLD ile ayıplı yazılım için kusursuz sorumluluk ve İspat Yükünü hafifleten, aksi ispatlanabilir karineler (AILD 2025'te geri çekildi). Yüksek riskli sistemler için fiili sigorta zorunluluğu.
Katı Regülasyon & Tüketici Korunması
Güney Kore (KR)
Fiziksel otonom robotlar (teslimat, devriye) için doğrudan Zorunlu Sigorta poliçelerinin kanunlaştırılması. İnovasyonu destekleyen sektörel yaklaşım.
Pragmatik Sektörel Sigortalama
Türkiye (TR)
Spesifik bir yasa yok. Geleneksel TBK (Kusur/Tehlike Sorumluluğu) sınırları zorlanıyor. Acil "Zorunlu Dijital Sorumluluk" mevzuatı ihtiyacı.
Yasal Boşluk & Yüksek Potansiyel Risk

3. Etkiler (Implications): InsurTech ve Şirketler İçin Riskler

Devletler yüksek riskli yapay zeka sistemleri için "Zorunlu Sigorta" şartı getirirse, bu durum teknoloji ve finans dünyasını derinden etkileyecektir:

  1. Aktüeryal Kriz (Prim Hesaplama İmkansızlığı): Sigorta şirketi trafik sigortası primini belirlerken 100 yıllık kaza verisine dayanır. Ancak kendi kendine yazılım yazan bir YZ'nin ne zaman hata yapacağını kimse bilemez. Şeffaflığı olmayan bir "Kara Kutu" (Black Box) algoritmasının sigorta primi nasıl hesaplanacaktır? Bu belirsizlik, sigorta şirketlerinin çok yüksek risk primleri istemesine ve yapay zeka maliyetlerinin katlanmasına yol açabilir.
  2. İnovasyonun Boğulması: Güney Kore'deki büyük şirketler (Samsung, Hyundai) otonom robotları için yüksek sigorta primlerini kolayca ödeyebilir. Ancak üniversiteden yeni mezun olmuş 3 gencin kurduğu parlak bir yapay zeka start-up'ı, ürününü piyasaya sürmek için milyonlarca liralık "zorunlu mali mesuliyet sigortası" ödemek zorunda kalırsa inovasyon yalnızca küresel tekellerin elinde kalır.
  3. InsurTech'in Yükselişi: Bu sorunu çözmek için, poliçe düzenlemeden önce algoritmaların riskini yine yapay zeka ile ölçen "InsurTech" (Sigorta Teknolojileri) alanı hızla büyüyecektir. Bir yapay zeka şirketine poliçe düzenlemeden önce kodunu sanal bir laboratuvarda milyonlarca senaryoyla test eden (Red-Teaming) yeni nesil denetim şirketleri ortaya çıkacaktır.

4. Sonuçlar (Conclusions): Gelecekte Bizi Ne Bekliyor?

Otomobiller ilk icat edildiğinde at arabalarına ilişkin kurallara tabiydi; ölümlü kazalar artınca "Zorunlu Trafik Sigortası" kavramı hayatımıza girdi. Bugün yapay zeka için yaşadığımız sancılı süreç de bundan farklı değildir. Hem Avrupa Birliği'nin teorik yasaları hem de Güney Kore'nin pratik saha uygulamaları gösteriyor ki, Yapay Zeka sigortası yüksek riskli alanlar için kaçınılmaz bir şekilde ZORUNLU hale gelecektir.

Türkiye bu teknolojiyi ithal edip riskleri vatandaşın sırtına yüklememelidir. Hazırlanacak yasal altyapı, Tıbbi Hata (Malpraktis) veya Trafik sigortasına benzer merkezi bir "Yapay Zeka Zarar Tazmin Havuzu" oluşturarak vatandaşı güvence altına almalı; aynı zamanda primleri girişimcileri boğmayacak düzeyde sübvanse eden akılcı bir model kurmalıdır.

Burhan Doğuş Ayparlar'ın Görüşü

Hukuk ve teknoloji dünyası, yapay zekanın sebep olacağı zararları geleneksel 'Ürün Sorumluluğu' (Product Liability) mantığıyla çözmeye çalışarak büyük bir hata yapmaktadır. Hatalı üretilmiş bir çamaşır makinesinin su sızdırmasıyla, milyarlarca parametreyi analiz eden otonom bir adli algoritmanın bir genci haksız yere hapse attırması aynı kefeye konulamaz. İlki statiktir, ikincisi ise tahmin edilemez ve dinamiktir.

Zorunlu Yapay Zeka Sigortası, modern hukuk için bir beka meselesidir. Güney Kore'nin otonom robotlara sigorta zorunluluğu getiren düzenlemesi küresel bir standart hâline gelmelidir. Ancak bu sistem vahşi kapitalizmin insafına bırakılamaz. Çözümü yalnızca özel sigorta şirketlerine bırakırsak, teknoloji devleri yüksek primleri rahatça öderken Türkiye'deki ya da Avrupa'daki umut vadeden start-up'lar sigorta maliyetlerinin altında ezilip iflas edecektir.

Çözüm önerim nettir: İşsizlik fonu ya da deprem sigortası (DASK) örneğinde olduğu gibi, devlet gözetiminde merkezi bir 'Kusursuz YZ Zarar Tazmin Fonu (No-Fault AI Compensation Fund)' kurulmalıdır. Yüksek riskli bir yapay zeka modelini piyasaya süren her şirket (OpenAI, Google veya yerli bir geliştirici), geliri veya satışı oranında bu fona zorunlu bir "Risk Primi" ödemelidir. Bir vatandaş YZ nedeniyle zarara uğradığında (işe alım ayrımcılığı, tıbbi hata, otonom kaza), yıllarca sürecek ispat ve nedensellik davalarıyla uğraşmadan, zararı doğrudan bu fondan karşılanmalıdır. Rücu (hesaplaşma) ise sonradan, devletin teknoloji otoriteleri ile algoritmaları yazan şirketler arasında işletilmelidir. Hukuku algoritmaların hızına uyduramazsak adaletin çöküşüne seyirci kalırız.