Olay
Dilekçe sahipleri, Andhra Pradesh'te görülen ve taşınmaza ilişkin bir men-i müdahale davasında davalıydı. İlk derece mahkemesi, taşınmazın fiziki durumunu tespit etmek üzere bir avukat-komiser (Advocate Commissioner) atamıştı. Mahkeme, davalıların bu rapora yönelik itirazlarını 19 Ağustos 2025'te reddederken, aralarında ‘Subramani v. M. Natarajan (2013) 14 SCC 95’in de bulunduğu dört sözde Yüksek Mahkeme kararına dayandı. Davalılar, bu kararların var olmadığını ileri sürerek kanun yoluna başvurdu. Andhra Pradesh Eyalet Yüksek Mahkemesi (High Court) kararların yapay zekâ ile üretildiğini tespit etti, bir uyarı notu düştü ve esası inceleyerek revizyon başvurusunu 21 Ocak 2026'da reddetti. Davalılar bunun üzerine Hindistan Yüksek Mahkemesinden özel temyiz izni istedi.
Hukuki soru
Uyuşmazlığın esası sıradan bir taşınmaz davasına ilişkindi; asıl soru, var olmayan içtihatlara bir tarafın değil hâkimin dayanması hâlinde bunun nasıl bir sonuç doğuracağıydı. Eyalet Yüksek Mahkemesi sorunu bir uyarı notuyla karşılamış ve sonucu kendi gerekçesiyle onaylamıştı. Hindistan Yüksek Mahkemesi, inceleme sürerken ilk derece kararının uygulanmaya devam edip etmeyeceğine, uydurma içtihatlara dayanmanın hukuken nasıl nitelendirileceğine ve yapay zekâ ürünü içerik yargılamaya girdiğinde sorumluluğun kimde olduğuna karar verecekti. Ayrıca hâkimlerin ve avukatların yapay zekâ kullanımına ilişkin daha geniş soruları hangi usulle inceleyeceğini belirlemesi gerekiyordu.
Karar
Hâkimler Pamidighantam Sri Narasimha ve Alok Aradhe'den oluşan daire, 27 Şubat 2026'da karşı tarafa tebligat yapılmasına ve inceleme sürerken ilk derece mahkemesinin avukat-komiser raporuna dayanarak işlem yapmamasına karar verdi. Mahkeme, ilk derece mahkemesinin yapay zekâ ile üretilmiş, var olmayan sözde kararları kullanmasını kendiliğinden incelemeye aldı. Bu tür kararlara dayanan bir hükmün karar vermedeki bir hata sayılamayacağını, görev ihlali (misconduct) oluşturacağını ve hukuki sonuç doğuracağını belirtti. Başsavcıya (Attorney General), Solicitor General'a ve Hindistan Barolar Konseyine tebligat yapılmasına karar verdi ve kıdemli avukat Shyam Divan'ı mahkemenin yardımcısı (amicus curiae) olarak atadı. Kararda ilk derece hâkiminin kişisel sorumluluğuna ilişkin bir tespit yer almıyor.
Neden önemli
Yapay zekâ kaynaklı uydurma atıf dosyalarının çoğu avukatlarla ilgilidir; burada sahte içtihatlar bir yargı kararında yer aldı. Mahkeme, bu kararlara dayanmayı hukuki sonuç doğuran bir görev ihlali olarak nitelendirerek hâkimin içtihadı doğrulamamasının kanun yolunda düzeltilecek bir hatadan öte sonuçlar doğurabileceğini gösterdi. Karar ara karar niteliğindedir ve bu çalışma tarihinde sorumluluk konusunda bir karar verilmemişti. Mahkeme 5 Mayıs 2026 duruşmasında resmî bir karar kurmadan, sözlü olarak Barolar Konseyinden bir uzman komitesi kurmasını istedi; LiveLaw'a göre yapay zekâyı yasaklamayı amaçlamadığını da belirtti.
İlgili aşamalar
Andhra Pradesh Eyalet Yüksek Mahkemesi kararı: CRP No. 2487/2025, 21 Ocak 2026 (karar metni bu çalışmada incelenmedi). BBC'nin bu karara dayanan haberine göre ilk derece hâkimi Eyalet Yüksek Mahkemesine yapay zekâ aracını ilk kez kullandığını ve atıfları gerçek sandığını bildirdi; Eyalet Yüksek Mahkemesi de hatanın iyi niyetle yapıldığını kabul etti. LiveLaw ise kararların bir tarafça sunulduğunu yazdı. Hindistan Yüksek Mahkemesinin kararlarında atıfların karara nasıl girdiği belirtilmiyor. Mahkeme 26 Mayıs 2026'da bilişim ve hukuk bakanlıklarını davaya karşı taraf olarak dahil etti ve dosyayı 1 Eylül 2026'ya bıraktı; sonraki bir karara ulaşılamadı. Mart 2026'da başka bir daire de ayrı bir dosyada yapay zekâ ürünü sahte kararlara atfı tüm dünyada mahkemelerde yaygınlaşan bir sorun olarak nitelendirdi (LiveLaw, 26 Mart 2026).