Olay
Ankara'nın Kızılcahamam ilçesindeki bir asliye hukuk mahkemesinde görülen davada, 25 yıllık bir avukat savunma dilekçesini desteklemek için yapay zekâdan yararlandı ve dilekçeye Yargıtay kararları ekledi. Avukatın basına anlattığına göre yapay zekâ, içeriği gerçek Yargıtay kararlarına ait olan alıntılara hatalı daire, esas ve karar numaraları yazmıştı. Karşı taraf avukatı duruşmada bu kararların uydurma olduğunu ileri sürdü. Olay Haziran 2026'da basına yansıdı; dilekçenin ve duruşmanın tarihi kaynaklarda belirtilmiyor.
Hukuki soru
Yapay zekâ aracının ürettiği hatalı içtihat künyelerinin mahkemeye sunulması, avukat hakkında disiplin ve ceza soruşturması başlatılması için yeterli midir? Mahkeme önündeki somut soru, dilekçede gösterilen kararların Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nde (UYAP) doğrulanamaması karşısında nasıl bir işlem yapılacağıydı. Kast bulunmadan yapılan bir hatanın suç oluşturup oluşturmayacağı ve bu tür bildirimlerin savunma hakkına etkisi ise tartışmalı kaldı.
Karar
Basında yer alan bilgilere ve avukatın anlatımına göre mahkeme, dilekçede gösterilen Yargıtay kararlarının UYAP'ta belirtilen şekliyle bulunamadığını ve numaraların gelişigüzel yazılmış izlenimi verdiğini tespit etti. Mahkeme aynı gün Ankara Barosu'na ve Cumhuriyet savcılığına yazı göndererek avukat hakkında Türk Ceza Kanunu kapsamında işlem yapılmasını istedi. Avukatın ifadesi alındı; aktarılan bilgilere göre isnat edilen suç tanımlanmadı. Baro disiplin süreci ve ceza soruşturmasının sonucu henüz belli değil. Mahkeme yazısının metni yayımlanmadı.
Neden önemli
Olay, Türkiye'de yapay zekâ kaynaklı hatalı atıfların mahkemece doğrudan disiplin ve ceza mercilerine bildirilebildiğini gösteriyor. Avukat hakları savunucuları ise kast unsuru bulunmayan bir hata için ceza yoluna başvurulmasını savunma faaliyetine baskı olarak nitelendirdi. Baro ve savcılık kararları, benzer durumlarda uygulanacak yaptırım ölçüsünü belirlemede yol gösterici olacak.